Müslümanların kutsal kitabıdır. içindeki sureler , ayetler kafiyelidir.
Şiir gibidir ama şiir değildir. Haktır , hakikattır.
insana güzel bir kaynak , bir yol göstericidir.
Dünya'nın kullanım klavuzudur.
Varoluş amacımızı ; sinekten , güneşe kadar kesin deliller ile ispatlayıp , bize yol gösteren bir güzelliktir.
Allah'ın kelâmıdır.
Hakkında araştırma yapmadan , okumadan , dinlemeden , karara varmak yanlıştır.
Eyvallah
Herkesin mantığı farklı olduğu için anlayışı da farklı oluyor.
kur-an vicdanlı olmayı öğretir, yasakları ve hangi kavime uyarsak sonumuzun o olacağını gösterir.
bir kaç kişinin nefsi vesvese verir, onlar da yanlış anlam yükler hepsi bu.
Sadece namaz kılmanın abdest almanın bile, insanı mutlu etmesi. Bel ve mide kaslarının çalışması ayak hareketlerinin safra kesesini çalıştırması doktorlar tarafından onaylıdır.
abdest kan dolaşımını düzenler. Abdest alınan suyun ısısı bile bir fayda abidesidir, eğer su sıcaksa damarlar genişler, soğuk ise damarlar daralır bu da damarlara esneklik kazandırır.
dokuda ki sorunları da düzenler, temiz olursun.. Bir çok şey var.
islam dininini ana kaynağı, islam hukununu olusmasında hadis ile birlikte ele alınır , ilk insan ve ilk peygamber olduğuna inanılan Adem'den itibaren gönderilen ilahi mesajların tamamlayıcısı kabul edilir...
çok okunan ancak bir türlü anlaşılamayan gizemli kitaptır. neden anlaşılamadığına dair çeşitli rivayetler olsa da bilim adamlarının yaptıkları araştırmalar sonucunda farklı dilde okunduğu için anlaşılamadığı anlaşılmıştır.
'yemin olsun, biz, bu kur'an'da insanlar için her türlü örneği değişik ifadelerle gözler önüne koyduk. insan ise varlığın, tartışmaya en çok tutkun olanıdır' (kehf suresi 54)
'bir suredir, indirdik onu; farz kıldık onu... ve içinde açık seçik ayetler indirdik ki, düşünüp ders alabilesiniz' ( nur suresi 1)
allah kelamıdır.
'hiç şüpheniz olmasın ki o mesaj şerefli bir elçinin sözüdür; o bir şair sözü değildir; ne kadar da azınız inanıyor. o bir kahin sözü de değildir; ne kadar da azınız düşünüyor. o alemlerin rabbi katından indirilmedir. ve eğer peygamber kısmen dahi söylemediğimiz sözler uydurarak bize isnat etseydi, onu sağ kolundan şiddetle yakalar sonra onun can damarını elbette keserdik. sizden hiç kimse buna engel olamazdı. gerçek şu ki bu vahiy muttakiler için bir uyarıdır' ( hakka suresi 40-48)
ölülere değil dirilere inmiştir.
'biz ona şiir öğretmedik; bu ona yakışmaz da. o kendisine indirilen kitap, yalnızca bir öğüt ve apaçık bir kur'an'dır. diri olanı uyarsın ve inkarcılar üzerine söz hakkı olsun diye indirilmiştir' (yasin suresi 69-70)
bu uyarının ölülerin arkasından okunan 'yasin suresi'nde yapılması da ayrı bir konudur elbette.
bütün insanlığa ve her zamana hitap eder.
sadece elitlerin anlayacağı bir kitap değil her aklı başında insanın anlayacağı şekilde indirilmiş bir kitaptır.
'sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kuluna apaçık ayetler indiren o'dur. şüphesiz allah size karşı çok şefkatli, çok merhametlidir' ( hadid suresi 9)
'yemin olsun ki biz, kur'an'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. öğüt alan yok mudur?' ( kamer suresi 17)
okunmadan üzerinde ahkam kesilen,
gösterilen ihtimamla en yüksek yerlerde muhafaza edilen,
içindeki ayetleri çerçeve içinde tablolaştırılıp duvarları süsleyen,
çocukların boynuna asılarak çocukları koruması beklenen,
gizemli görülen,
çarpacağına inanılan,
anlaşılmaz bu kitap denilerek hacı hoca takımına bırakılan,
velhasılı; kendimizden bir şekilde uzak tuttuğumuz, elimizdeki tek ve şaşmaz kitaptır.
'şimdi eğer yeryüzünde olanların çoğunluğuna uyacak olursan, seni allah yolundan saptırırlar. onlar ancak başkalarının zanlarına tabi olurlar ve kendileri hiç bir şey yapmayıp sadece tahmin yürütürler' (enam suresi 116)
'onların çoğu zandan başkasına uymaz. doğrusu zan, gerçek adına hiç bir şey ifade etmez. şüphesiz allah onların yaptıklarıni bilendir' (yunus suresi 36)
'insanlardan öyleleri vardır ki, allah yolundan bilgisizce saptırmak için laf eğlencesi satın alır ve onu alay konusu edinir. işte böylelerine rezil edici bir azap vardır' (lokman suresi 6)
'hiç bir insanın, allah'ın kendisine kitap, hikmet ve peygamberlik vermesinden sonra insanlara: 'allah'ı bırakıp bana kul olun' demesi mumkün değildir. bilakis şöyle der: okuyup araştırdığınız şeylere, öğrettiğiniz şu kitap'a dayanarak benliklerini allah'a adamış kullar olun. o size melekleri ve peygamberleri rabler edinmenizi emretmez. siz müslüman olduktan sonra, size kafir olmayı mı emredecek?' (ali imran suresi 79-80)
bir kaç örnek olarak sunulan bu surelerin neresi anlaşılmazdır.
okumadıysanız okuyun.
yok okuduysanız bir kez daha okuyun.
zira önyargılı görünüyorsunuz.
Kuran: "Dinlerini parçalayıp fırkalar haline gelenlerden olmayın. Her grup kendi elindekiyle sevinip övünür." (Rum 32)
Kuran'da birçok kez geçen "fırkalara ayrılmayın" ayetlerine rağmen müslümanların yaklaşık %80'i bir mezhebe mensuptur.
Bu kimin suçudur?..
O ki sana bu kitabı indirdi. Onun bazı ayetleri kesin anlamlıdır (muhkem), ki bunlar kitabın özüdür. Diğerleri de benzer anlamlıdır (müteşabih). Kalplerinde hastalık bulunanlar, insanları şaşırtmak ve farklı anlam vermek için benzer anlamlı olanlarının ardına düşerler. Onların gerçek anlamını ise kimse bilmez, ancak istisnadır ALLAH ve derin bilgiye sahip olanlar 'Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır,' derler. Akıl ve anlayış sahiplerinden başkası öğüt almaz. / 3:7
Kur'an apaçıktır. Bu birçok ayette ifade edilir. Ancak bazı ayetler müteşabihtir ve o ayetlerin anlamını da ALLAH ve derin bilgiye sahip olanlar bilirler. Bu 'derin bilgiye sahip olanlar' öyle şeyh, hoca tayfası falan değil; sen veya ben bile olabiliriz. Yeter ki Kuran'ı samimi ve dürüst bir şekilde anlamaya çalışalım. Kur'an, ayrıntılı ve kolaylaştırılmış olduğunu birçok ayette ifade eder. Ve bana göre de öyledir.
Kur'an brezilya ormanlarında yaşayan biri için ne diyor?
Yalnız tanrı'ya kul olan özgür bir müslüman ol, diyor. Adil ve dürüst ol, diyor. Hırsızlık yapma, diyor. yoksulu, yetimi, yolda kalmışı doyur, diyor. Allah'ın saygın kıldığı cana haksız yere kıyma, diyor. Adalet söz konusu olunca annen baban aleyhine bile olsa haksızlık yapma, diyor. Rüşvet ve faiz yeme, diyor. Tartıda hile yapma, diyor. Nefsini ilah edinme, diyor. Zalime karşı her zaman mazlumun yanında ol, diyor. Sana saldırılmadığı sürece hiç kimseye karşı savaşma, diyor. Yeryüzünde bozgunculuk yapma, diyor. Statükoya körü körüne uyma, diyor. Alkolden, uyuşturucudan ve beyni örten her türlü maddeden uzak dur, diyor. Yeryüzünde dolaş ve allah'ın yaratışını incele, diyor...
Kur'an çok şey diyor; ama insanlar maalesef saçmalıklara uyuyorlar, nefislerini ilah ediniyorlar...
benim mezhebim, benim sünnetim, benim tefsirim diye soran arkadaşa cevap:
'dinlerini parça parça edip fırkalara, hiziplere bölünenler var ya, senin onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. onların işi allah'a kalmıştır. allah onlara yapıp ettiklerini haber verecektir ( enam suresi 159 )
'dini dosdoğru tutun; onda bölünüp fırkalara ayrılmayın' (şura suresi 13)
Kuran brezilya ormanlarındaki abiler için "yalnız tanrıya kul olan özgür bi müslüman ol" diyormuş.
Özgür müslüman nasıl olur hiç görmedim ama neyse konu o değil, diyelim brezilya ormanlarındaki abi "hade len bırak bu işleri ben dinimden memnunum" dese bu sefer ne diyecek kuran ona.
Misal "gördüğünüz yerde öldürün" diyecek mi.
işte sorun bu. Bi yerde iyi olun dürüst olun cana kıymayın deyip bi yerde bulduğunuz yerde öldürün derseniz, birileri gelip kafasına uygun kısımları alıp "ben dinin gereklerini yerine getiriyorum" deyip kafa kesebilir.
Sonra çıkar " kuran çok açık anlaşılır" dersiniz ama bu tarz ayetleri açıklamak için "aslında orda denmek istenen" diye kıvranırsınız.
"rabbinin fil ashabına ne etteğini görmedin mi? o, onların düzenlerini boşa çıkarmadı mı? ve üzerlerine sürü sürü ebabil kuşları göndermedi mi? ki her biri onlara ateşte pişirilmiş çamurdan taşlar atmışlardı. allah (u teâlâ), onları kurt yeniği yaprağa çeviriverdi."
'sen onların üstünde bir zorba değilsin. o halde benim tehdidimden korkanlara kur'an ile öğüt ver' (kaf suresi 45)
'sizden kim dininden döner de kafir olarak ölürse öylelerin bütün yapıp ettikleri dünyada da, ahirette de boşa gitmiştir. bunlar cehennemliklerdir, orada sürekli kalacaklardır.' (bakara suresi 217)
'kim allah'a teslimiyetten başka bir din ararsa bu kendisinden asla kabul edilmeyecek ve o, ahirette kaybedenlerden olacaktır. imanlarından, resulün hak olduğuna tanıklık ettikten ve kendilerine ayan-beyan deliller geldikten sonra küfre sapmış bir topluluğa allah nasıl kılavuzluk eder? allah zalimler topluluğuna yol göstermez. işte onların cezası: allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onların üzerinedir. o lanet içinde sürekli kalacaklardır. ne azap hafifletilecektir onlardan ne de yüzlerine bakılacaktır onların. ondan sonra tövbe edip hallerini düzeltenler müstesna. hiç şüphesiz allah çok affedici, çok merhametlidir' ( ali imran suresi 85-89)
'yüz çevirirlerse biz seni onlar üzerine bekçi göndermedik. sana düşen tebliğden başkası değildir' (şura suresi 48)
'artık sen, öğüt verip hatırlat. sen yalnızca bir öğüt verici, bir hatırlatıcısın. sen onları inanmaya zorlayamazsın' (gaşiye suresi 21-22)
ayetler islam olmayanları zorlamayın diyor,
onlara öğüt verin diyor,
peygamberimizden bile 'tebliğden' başkasını istemiyor, hatta o'nu da uyarıyor.
dinden dönenleri öldürün demiyor,
bu gibilerin hesabı 'ahirette' allah tarafından görülecektir diyor.
"hade len bırak bu işleri ben dinimden memnunum" derse biz de ona, ''islam'da zorlama yoktur, biz sadece sana öğüt vermek istedik, teslim olup olmamak sana kalmış bir şey dostum'' deriz.
Ayrıca, ''cımbızlama'' yöntemiyle istediğiniz metinden istediğiniz anlamı çıkarabilirsiniz. Siz bir cümleyi bağlamından koparıp, ona aksi bir anlam yüklemeye kalkarsanız sıkıntı o metinde değildir; bilakis, sıkıntı sizin cahilliğinizdedir güzel kardeşim. ve birilerinin herhangi bir ayeti cımbızlayarak yaptıklarından da o birileri sorumludur. Zaten Kuran'ın böyle bir yapıda olması da mükemmel bir imtihana olanak sağlıyor bence...