kuran ı kerim

entry2266 galeri281
    1336.
  1. kesinlikle allah kelamidir. degistirilmemistir ve degistirilmiyecektir. bunu soyleyen ben degilim, kuran: onu indiren biziz koruyacak olan da yine biziz.
    1 ...
  2. 1337.
  3. --spoiler--

    katil azrail beyler, boşuna okumayın.

    --spoiler--
    10 ...
  4. 1338.
  5. arapçasını bi öğrendiniz mi bi daha unutmak çok zordur.
    0 ...
  6. 1339.
  7. müslümanlar tarafından el basmalık, üzerine yeminler etmelik, duvara asmalık ve genelde aksesuar olarak evlerde bulundurmalık olarak kullanılan ilahi kelam. sadece açıp okuyan yok.
    2 ...
  8. 1340.
  9. --spoiler--
    1915 yılında Einstein, zamanın göreceli olduğunu, mekana, seyahat eden kişinin süratine ve o andaki yerçekimi kuvvetine bağlı olarak zamanın akış katsayısının da değiştiğini öne sürmüştür. Kuran'da 7 farklı ayette bildirilen evrenin yaratılış süresinin, zamanın akış katsayısındaki bu farklılıklar göz önünde bulundurulduğunda bilim adamlarının tahminleri ile büyük bir paralellik içinde olduğu görülür. Kuran'da bildirilen 6 günlük süreyi, 6 devre olarak da düşünebiliriz. Çünkü zamanın göreceliği dikkate alındığında, "gün" sadece bugünkü koşullarıyla, Dünya üzerinde algılanan 24 saatlik bir zaman dilimini ifade etmektedir. Ancak evrenin bir başka yerinde, bir başka zamanda ve koşulda, "gün" çok daha uzun sürelik bir zaman dilimidir. Nitekim bu ayetlerde (Secde Suresi, 4; Yunus Suresi, 3; Hud Suresi, 7; Furkan Suresi, 59; Hadid Suresi, 4; Kaf Suresi, 38; Araf Suresi, 54) geçen 6 gün (sitteti eyyamin) ifadesindeki "eyyamin" kelimesi, "günler" anlamının yanı sıra "çağ, devir, an, müddet" anlamlarına da gelmektedir.

    Evrenin ilk dönemlerinde, zaman bugün alışık olduğumuz akış hızından çok çok daha hızlı akmıştır. Bunun nedeni şudur: Big Bang anında evren çok küçük bir noktaya sıkıştırılmıştı. Bu büyük patlama anından bu yana evrenin genişlemesi ve evrenin hacminin gerilmesi, evrenin sınırlarını milyarlarca ışık yılı uzağa taşıdı. Nitekim Big Bang'den bu yana uzayın geriliyor olmasının evren saatinin üzerinde çok önemli sonuçları oldu.

    Big Bang anındaki enerji, evrensel saatin zaman akış hızını milyon kere milyon (1012) defa yavaşlatmıştır. Evren yaratıldığında, evrensel zamanın akış katsayısı -bugün algılandığı şekliyle- milyon kere milyon kat kadar daha büyüktü, yani zaman daha hızlı akmaktaydı. Dolayısıyla Dünya’da milyon kere milyon dakikayı yaşadığımız esnada, evrensel saat için yalnızca bir dakika geçmiş olur.

    6 günlük zaman dilimi, zamanın göreceliği dikkate alınarak hesaplandığında, 6 milyon kere milyon (trilyon) güne denk gelmektedir. Çünkü evrensel saat, Dünya'daki saatin akış hızından milyon kere milyon daha hızlı akmaktadır. 6 trilyon günün karşılık geldiği yıl sayısı, yaklaşık olarak 16,427 milyardır. Bu rakam günümüzde evrenin tahmin edilen yaş aralığındadır.

    6.000.000.000.000 gün / 365,25 = 16.427.104.723 yıl

    Diğer yandan yaratılışın 6 gününün her biri -bizim zaman algımızla- birbirlerinden farklı zamanlara karşılık gelmektedir. Bunun sebebi zamanın akış katsayısının evrenin genişlemesiyle ters orantılı olarak azalmasıdır. Big Bang'den itibaren evrenin büyüklüğü her ikiye katlandığında, zamanın akış katsayısı yarıya düşmüştür. Evren büyüdükçe, evrenin ikiye katlanma hızı da gittikçe artan bir şekilde yavaşladı. Bu genişleme oranı, Fiziksel Kozmolojinin Temelleri adlı ders kitaplarında anlatılan, dünyanın her yerinde yaygın olarak bilinen bilimsel bir gerçektir. Yaratılışın her gününü, Dünya zamanıyla hesapladığımızda karşımıza aşağıdaki durum çıkar:

    * Zamanın başladığı andan itibaren bakıldığında, yaratılışın 1. günü (1. devre) 24 saat sürmüştür. Ancak bu süre, bizim zamanı Dünya'da algıladığımız şekliyle 8 milyar yıla eşittir.

    * Yaratılışın 2. günü (2. devre) 24 saat sürmüştür. Ancak bu, bizim algılarımızla bir önceki günün yarısı kadar sürmüştür. Yani 4 milyar yıl.

    * 3. gün (3. devre) ise yine bir önceki gün olan 2. günün yarısı kadar sürmüştür. Yani 2 milyar yıl.

    * 4. gün (4. devre) 1 milyar yıl,

    * 5. gün (5. devre) 500 milyon yıl,

    * ve 6. gün (6. devre) 250 milyon yıl sürmüştür.

    * Sonuç: Yaratılışın 6 günü, yani 6 devresi, Dünya zamanı türünden toplandığı zaman, 15 milyar 750 milyon yıl bulunur. Bu rakam günümüzdeki tahminlerle büyük bir paralellik içindedir.

    Bu sonuç 21. yüzyıl biliminin ortaya koyduğu gerçeklerdir. Bilim, 1400 yıl önce Kuran'da haber verilmiş bir gerçeği bir kere daha tasdik etmektedir. Kuran ve bilim arasındaki bu uyum, Kuran'ın, herşeyi bilen ve yaratan Allah'ın vahyi olduğunun mucizevi kanıtlarından biridir.
    --spoiler--
    2 ...
  10. 1341.
  11. Son kutsal kitaptır. Günümüze değin değişime uğramadan gelen ilah-i bir kitaptır.
    0 ...
  12. 1342.
  13. hala bazılarının inanmadıkları, inanmamak için kendilerini zorladıkları, olanı görmeyip görünmeyenleri yok saydıkları ve değişmemiş, bozulmamış islam dininin kutsal kitabı.
    0 ...
  14. 1343.
  15. mealini okuyan ortalama zekada herkesi ateist yapabilecek kitap.
    5 ...
  16. 1344.
  17. incilden sonra en fazla insanı, tanrının sözlerini içinde barındırdığına inandıran kitaptır.
    0 ...
  18. 1345.
  19. müslüman kalmak için okunmaması gereken. okuyunca dinden çıkartacak kadar insanlık dışı şeyler mevcuttur.
    0 ...
  20. 1346.
  21. tek sormak istediğim şey şudur bu kitapla ilgili. bir kitap düşünün ki 1400 sene önce gelmiş olsun. ancak değişme ihtimali olmasın. güya allah koruyormuş. peki size bu mantıklı geliyor mu? kitap adı üstünde kitap. kayaya veya başka bir yere çakılı değil. adı üstünde kitap ya. nasıl olur da değişmez. dünyada neler değişiyor da kitap ve sözler mi değişmeyecek?! aynısını emin olun hıristiyanlar da incil için söylüyorlar. hatta incilde bu sözler her zaman baki kalacaktır türünden cümle de var okudum biliyorum ama şimdi referans göstermeme elimde kaynak yok. buna ek olarak, nasıl olur da doğaüstü bir olay bir kitapta cümleler halinde yer alır? bunu da birisi açıklarsa çok iyi olur. özel mesajlara dahi açığım. bu konuyu allah bilir diyenler uzak dursunlar çünkü o lafı çok duyduk!
    2 ...
  22. 1347.
  23. vah ki ne vah. birisi de gelmiş dünyanın hali mucize diyor. adnan hoca misali mübarek. kuranda yazan şeyleri insanlar yorumluyor o yüzden de ucu açık. kuranı kerime bakılırsa uzaya gönderilen roket bile kuranda formülize edilmiş asıl komik olan da bu zaten. düzen diye bir şeyin söz konusu olduğunu öne sürer bu gibi mallar bir de. sen 1000 yıl yaşadın mı da dünyanın düzenini biliyorsun sanki. gelmiş bana 50 yıl bile yaşamadan dünyadaki düzene bak diyor. hem dünyadaki düzen ve buluşları kuranı kerimle bağdaştıran şahısların birer misyoner olduğunu bilmeyen bu gibi zibidilere kahkahalar atasım geliyor.

    edit: bazı ibişler de eksiyi basmış, basın basın. kafanız basmıyor bari eksiyi basın!
    2 ...
  24. 1348.
  25. önüne gelen herkese kuranı okumadın ateistforumdan öğrendin diye orada burada ibişlik yapar bu kitabın bazı savunucuları. okumuşsan da, bu kadar ilahiyat adamı boşuna mı kafa yoruyor kitap üstüne senin kapasiten yetmez derler. işte böyle de komik insanlardır bu kimsecikler!
    2 ...
  26. 1349.
  27. bu kitaptır(incil için) ve değişmiştir demek için incilin de değiştiğini kanıtlamak gerekir. biraz empati ve akıl lütfen!
    0 ...
  28. 1350.
  29. kuran-ı kerim'in de bazı sayfalarını mübarek keçi yemiş. her ne hikmetse(!) muhammed'in ölümünden yüzyıllar sonra kitap haline getirilmiştir. işte öyle döte böyle tarak misali cevap veriyoruz ama hala anlamamakta ısrarcı bazıları.
    0 ...
  30. 1351.
  31. müslüman olanların gönülden bağlı olduğu (bağlı olmaları gerektiği), müslüman olmayanların ise ısrarla reddettiği yaşam kitabıdır.
    sadece dini bilgiler değil, evlilik üzerine yaşam üzerine yiyecekler üzere hatta yer yer bilim üzerine sayısız bilginin yer aldığı insanın hayatını baştan başa düzenleyebilecek kadar donanımlı, bir insan tarafından yazılamayacak kadar fazla bilgi içeren bir kitaptır.

    o dönemin şartlarında bitkilerin rüzgar yoluyla döllenebildiğini bilmeye imkan olmadığı düşürsek reddeden arkadaşların Hicr suresi 22. ayeti açıklamaları gerekmektedir.
    --spoiler--
    "Ve aşılayıcılar olarak rüzgarları gönderdik..." - Ali Bulaç meali
    "Bir de aşılayıcı rüzgarlar gönderdik..." - Elmalılı Hamdi Yazır meali
    "Rüzgârları dölleyiciler olarak gönderdik..." - Yaşar Nuri Öztürk meali
    --spoiler--
    3 ...
  32. 1352.
  33. hey babam hey, kuranı kerimin mealcilerini sun önümüze sonra da gelsin yorumlar. istediğin yere çek. saftorik olmayadursun bazıları. 3 ayrı şahsın mealini sunuyor, 3'ü de farklı yorumlamış. gün gelecek rüzgarın nasıl oluştuğunu da kurandan öğreneceğimiz günler gelecek herhalde. baksana neler dönmüş neler. yok neymiş yaşam kitabıymış. bazı şeyler külaha bazı şeyler de havaya anlatılır derler. aynı durum. at gözlüklerine de zam gelmiş hemen alın derim!
    0 ...
  34. 1353.
  35. incilin hıristiyanlarca zaten tanrı sözü kabul edildiği göz önüne alındığında bazı ibişlerin hala incilde farklılıklar var bunu anlayın deme de ısrar etmesi gerçekten hayret verici ve komedi dalında ödül alacak cinsten. at gözlükleri çıkmadan tartışmak imkansız zaten. sonra da mızıkçı çocuklar gibi küfürbaz derler bizlere.
    0 ...
  36. 1354.
  37. tek soru sorucam diyip başlıkta saatler harcayan trollerin ekmek kapısı.

    benim de sorularım yok mu, var tabii.
    0 ...
  38. 1355.
  39. Değişmemesi için önlemler alınan kutsal ayetler bütünü. Yazılı yanında ezberleme yöntemi ile devredilmiş nesilden nesile. ayrıca bugün paralarda esas olduğu anlaşılması için nasıl işaretler varsa kuranda da esas işaretleri mevcut. O yüzden bugüne kadar bildiğimiz kurandan farklı bir kuran bulunmamıştır. Sure sıraları farklı olabilir ama içerik hep aynıdır.

    Kimse Kuranı ve bu Toplum anlaşmasını kabul etmek mecburunde değil. Eskiden devlet yasası ve kanunların olmadığı bir dönemde kuran toplumla ilgili her alana kural getirmiş. savaşı bile sınırlandırmış. hakları olmayanlara hak vermiş. kısmen olsada eşitlik kuranın temel özelliği. kast ırk ayrımı yok. bir tek allaha inanları yanı bu kuralları kabul edenlerle etmeyenler arasında bir ayrım yapıyor. nasıl devlet kanunlara uyanla uymayanı ayırt ettiği gibi.

    Kuran arapçası bugün yaygın olan arapçadan farklı bu bir. ikincisi hadisleri kütüphanelerden arayıp bulan arap değil özbekistanda doğup büyümüş bir insandır. islamı bir etniğe bağlamak ve 'onlar esas ötekiler taklit' demek bu konuda en basit şeylerl bilmemek demek. Gerçi arapların kuranı zor anladıklarını bende bilmiyordum bir faslı arkadaş söyledi.

    Kuranda güzel olan ne ararsan onu bulursun. bismillah, yani iki ipicu veriliyor zaten. onu atlarsan zaten yanlış yola girmişsin. sevgi kalpten gelir ya hani birde şu mühürlu olanlar var, onlara ne desen boş diyor kuranda. zaten niyetin iyi değil onu demek istiyor.

    9:71 - Erkek ve kadın bütün müminler birbirlerinin dostları ve velileridirler. iyiliği emrederler, kötülükten vazgeçirirler, namazı kılarlar, zekâtı verirler, Allah'a ve Resulüne itaat ederler. işte bunları Allah rahmetiyle yarlığayacaktır. Çünkü Allah azîzdir, hakîmdir.

    9:72 - Allah mümin erkeklere ve mümin kadınlara, altlarından ırmaklar akan cennetler vaad buyurdu. Orada ebedi kalacaklardır. Hem de Adn cennetlerinde hoş meskenler vaad etmiştir. Allah'ın rızası ise hepsinden büyüktür. işte asıl büyük kurtuluş da budur.

    Biri dostluk bulur öteki şiddet. biri mevlasını diğeri belasını.
    3 ...
  40. 1356.
  41. kutsal kitap fakat yakın zamanda siyasi işlerin bu kitaba göre işleyeceğini düşündüğüm kitap.eğer halk hala aynı hükümeti seçerse.zira amaç ortadır.
    0 ...
  42. 1357.
  43. hayatı kısıtlıyor diye eleştirilen kutsal kitap. e zaten mantığı bu. herşey kural. işe gidip kafana göre takıl bak ne oluyor. kafayı çekte git nasıl olsa hürsün. kısa shortta giy ne öyle takım kravat falan. hayatının kısıtlanmasını izin verme hür adam.
    2 ...
  44. 1358.
  45. güzel,sürükleyici,oryantal,mistik bir bilim kurgu üçleme serisinin son kitabıdır. Üçlemenin diğer kitapları için: (bkz: tevrat) (bkz: incil)
    0 ...
  46. 1359.
  47. müslümanların yeterince okumadığı kitap. dinsizler yalayıp yutmuşlar resmen onlardan daha çok bilmekteler içeriğini falan..
    0 ...
  48. 1360.
  49. “Ey Rabbimiz! Bizi hidâyete erdirdikten sonra kalbimizi kaydırma!” [Âl-i imrân sûresi (3), 8]

    amin. diyoruz. demeliyiz.
    3 ...
© 2026 uludağ sözlük