insanın kendiyle iç hesaplaşmaya düştüğü zamanlarda; kayışı koparmadan önce mutlaka açıp okuması gereken,* başka bir dine mensup veya ateist dahi olsa bünyede terapi etkisi yapabilecek nitelikteki kitap.
-olum biliyo musun kuran'ın içinde muhammed'in koyduğu hususlar var.
+hadi yaa nereden biliyorsun.
-ben oradaydım olum, sen daha portakalda vitamindin o zamanlar.
+aa ne kadar güzel hiç sahabe görmemiştim.
-?
1)
allah her şeyi yaratandır.
allah her şeyi bilen ve görendir. o her şeyi bilir.
bende yazan her şey doğru ve gerçektir.
allah vardır.
birine inandığınız anda diğerlerini reddedemezsiniz.
2)
toplumun ahlâğını bozmaya niyet bile etmeyin.
ahlâğı oluşturan temel şey denir? din!
eeee? bu durumda islam inancına ve kur'an-ı kerim'e uygun olmayan her şey toplumun ahlâğına aykırı olmuyor mu?
bu durumda; benim inanmadığım bir inanç sistemine kendi özgür irademle uymamak gibi bir hakkım yok. meselâ islâm'a göre oruç tutmak ahlâklı* bir davranıştır. islâm'a göre, müslümanların da yaşadıkları bir toplumda oruç tutmamak ahlâksızlıktır. toplumu ahlâksızlığa yönlendirmedir. geleneksel ramazan ayı islamofaşist kutlamalarının altında yatan neden de budur işte.
alın size islâm özelinde ibrahimi dinler'in diğer inanç sistemlerine ve inançsızlara duydukları saygı.
işte bu yüzden *en ufak eleştiriye kapalıdır islam. hâliyle en ufak eleştiriye bile "inancıma hakaret ediyorsun" yanıtını verir müslümanlar.
ama onlar budistler ile "ineğe tapıyorlar" diye dalga geçmekten ar etmezler.**
peşinen not: şunu eksileyen vicdanınıza tüküreyim! zerre miskâl yalan veya çarpıtma yok şunlar arasında.
okuduğum en fantastik , en saçma ama en heyecan verici kitap.
yeniden piyasaya sürülse bestseller olup 3 serilik filmi çekilmezse neyim.
hem ondan sonra bunu yazan arap yobazları kazandıkça kazanır.
keşke bizde böyle bir şey yapsak amk. tutar mı ki?
baktım ki; başka başlıklar altında kadınlar konusunda girdiğim entarilere eksi dahil tehditler gelmeye başladı...
tehdit bize vız gelir-tırıs gider ama birileri de merak uyandıran, acaba? denilen ayetleri araştırmalı, yazmalı...
tümden inceleyecez...
başlıyoruz...
bakara suresi 40. ayet...
ey israiloğulları! size verdiğim nimeti hatırlayın. bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. yalnız benden korkun.
(tanrı bir ırka söz veriyor ve karşılığnda güven bekliyor, aksi durumda tehdit ediyor)
biz herhangi bir âyetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturur (ya da ertelersek), yerine daha hayırlısını veya mislini getiririz. allah'ın gücünün her şeye hakkıyla yettiğini bilmez misin?
basın eksiyi, yağıyor yav, eksi devamlıları sizi...
al-i imran suresi 52. ayet.
isa onların inkarlarını sezince, "allah yolunda yardımcılarım kim?" dedi. havariler, "biziz allah yolunun yardımcıları. allah'a iman ettik. şahit ol, biz müslümanlarız" dediler.
(isa yüzyıllar öncesinden hristiyanlık yerine müslümanlık getirmiş)
54. ayet.
onlar tuzak kurdular. allah da tuzak kurdu. allah tuzak kuranların en hayırlısıdır.
şimdiki ayet feci tartışmalı bir durum ihtiva eder...
al-i imran suresi 59. ayet.
şüphesiz allah katında (yaratılışları bakımından) isa'nın durumu, adem'in durumu gibidir: onu topraktan yarattı. sonra ona "ol" dedi. o da hemen oluverdi.
(semavi mevzuata göre adem ve isa'nın bir tutulması hristiyanları bir numara yapar ve yanlıştır.ayrıca isa da yahudidir, kapı hep oraya açılıyor, ne raslantı)
1400 yıldır alimleri boşuna uğraştırmış, sinnerman nick'li yazarın, şurada iki dakkada çözüverdiği kitaptır.
hayır, bu kadar komik olmasa, bu yazdıklarına cidden inandığını düşüneceğim ama, hayır, yazar herhalde burada bizimle dalga geçmek istiyor; zekamızı sınıyor...
bakar mısınız:
meal: "isa'nın durumu adem'in durumu gibidir"... yorumu: demek ki, isa bir numaradır! cevabı: kafan çok güzelmiş, güle güle kullan... bari git bi tefsir falan oku da eğleneceksen oradan eğlen. yavrum, sen hiç "ikinci adem" diye bir şey duymadın mı; "babası olmadan dünyaya getirilmek" diye bir şey duymadın mı? ha, buna inanırsın, inanmazsın, o başka... ama yürü git, kendini rezil etme bu kadar...
daha git, hiç bir şeyine bakmıyorum. önce bi kahve falan iç, ayıl, ondan sonra konuşalım...
edit: orada bir ayet daha olacak; "içkiliyken kur'an'a yaklaşmayın" diye... ona da bi bakıver geçerken...
tek tek tüm ayetleri incelemeden, eve gelen misafiri kovma ayetiyle bile ne kadar kutsal olduğu anlaşılabilecek bir kitap.
müslümanlığa merak salmış bir gavur arkadaşınız varsa ilk o ayeti okutun, bakın nasıl da gözleri faltaşı gibi açılıp imana gelecek.
"özgür" olmayı hayvan gibi içgüdüleriyle hareket etmek sanan bünyelerin kısıtlayıcı bulduğu kitap. oysa bu kitap, bu hayat rehberi insanlığı özgür kılan bir kurtarıcı. necip fazıl bir şiirinde der ki;
(...)
ey insan, sana son sığınak,
son peygamberin hırkasında! "
islam şeriatına uygun olmak insanı tutsak yapmaz aksine insanı özgürleştirir.
şahsen allah'ın kelamına uymak bırakın bana prangalar vurmayı beni prangalarımdan kurtarıyor. "nefs"e göre hareket edip, isteklerini süzgeçten geçirmeden yerine getiren insanlar kendilerini özgür zanneden ancak nefislerinin kölesi olmuş insanlardır.
hani diyorlar ya "bırakın kur'an-ı kerim'i özgür olun, tutsak olmayın". bunu diyenler nefislerine secde etmiş kişilerdir. ve hiç şüphesiz hakka secde etmek nefse secde etmekten daha hayırlıdır
taha suresi 2. ve 3. ayetlerinde allah(c.c.) şöyle buyurur;
"biz, kur'an'ı sana, güçlük çekesin diye değil, ancak allah'tan korkanlara bir öğüt olsun diye indirdik."
kur'an-ı kerim'in amacı da, mesajı da çok açıktır.
kur'an kısıtlamaz, doğru yolu gösterir. deprem anında ne yapacağımızı anlatan kitapçık nasıl ki bizleri kısıtlamıyor, doğruyu gösteriyorsa; hayat rehberimiz kur'an-ı kerim'de her an manevi zelzelelerin yaşandığı dünyada doğruyu bulmamız için bizlere yol gösteriyor. karar sizin ya göçük altında kalırsınız ya kurtulursunuz.
okuduğunu anlamayan ve anlamadığı şeyler üzerinden örnekler gösterip yorumlar yapana bile yol gösteren kitap.
kendinden üstün bi varlığı bünyesine yediremeyen zavallıların iddalarını her seferinde çürüten yüce kitap.