ortaköy'de oturan biri olarak geçenlerde ilk defa satın aldığım yiyecek. ilk yediğimde ilkokuldaydım, o da arkadaştan otlanıyorduk. favorim sosis, mısır ve siyah zeytin. bunlar bol olsun kebap.
bulgarca/sırpça patates demektir. türkiye ye ilk olarak 1980 yılında bulgaristan göçmenleri tarafından tanıtılmıştır.
türkiye de ilk açılan kumpirci kadıköy rıhtımın çarprazından o kafelerin olduğu bölgeden gidince biraz yukarıda küçük bir yerde açılmıştır. adam 60 ında kumpircilik yapıyor 35 seneden beri. hiç denemedim ama güzeldir herhal.
3-5 gündür canımın fazlaca çektiği, özellikle soğuklar taze olduğunda tadından yenmeyen yiyecek.
tek başına güzel bir akşam yemeği.üzerine waffle mı? ohaa artık. o başka bahara. fakat kumpir güzel bir akşam için leziz bir alternatif...
yağsız ve küçük bir patatesten yapılanını silip süpürdükten sonra patatesin dış kabuğunu da yiyerek, tabakta hiç bir şey bırakmamakla akabinde alınan 400-500 kaloriyle lezzetli olan her şeyin kalori manyağı olduğunu tekrardan düşündürmüş, güzel yapıldığında nirvanaya ulaştıran yiyecek.
benim gibi üşengeçler adına da pratik tarif. patatesi yıkayıp kurulayıp atın mikrodalgaya 10 dk da hazır. bir kaç yerinden çatal batırırsanız patatesin patlamasını engellersiniz.
hem pratik, hem sağlıklı, hem güzel... fakat o kumpire işkence yapanlar adına ona üzülüyorum. kumpir patatestir. üzerine önüne geleni doldurup patatesi patateslikten çıkarıp birde ketçap mayonez sıkanlar yok mu? öldürdünüz kumpiri aga. o kumpir değil.başka bir şey oldu artık.
Patatesin genelde başrol değil figüran olduğu hede. Evet üzerindeki malzemeler sömürülürken patatesle ilgilenen pek olmuyor. Yemeyi kestiğinizde masada çıplak ve yanlız bir patates kalıyor.