musevilerin, bir arada çok konuşulan "türklere benzeyen ırk", kavramının doğduğu yerdir, sebebi ise müslüman ve musevilerin bir arada yaşadıkları kutsal saydıkları yer olmasıdır.Diğer yandan musevilerin kudus'ü sina yarım adası ilede ilişkilendirmeleri ve bir cevap veriş olarak görmeleri kudus'ü önemli kılan bir diğer olaydır.
israil, şehri ülkenin başkenti olarak ilan etmiş olsa da, birleşmiş milletler ilanı tanımamıştır. bu sebeple kudüs'te hiçbir ülke büyükelçilik açmadığı gibi, tümü tel aviv'dedir.
uc ilahi dinin kutsal saydıgı sehir. ugruna savasların yapıldıgı, kaybedislerin, kazanısların, arzu edislerin, iktidarın, elde etmenin, vazgecmenin, surgunun ve aglayısın oldugu yorgun kent.
Kudüs Hz. ibrahim (a.s.)'in hanif dinini ve vahiy kültürünün temel dinamiği niteliğindeki tevhid inancını temsil eden kutsal bir şehir olduğundan bu şehrin gerçek sahipleri de "iman edenler"dir. Ancak bu şehir bugün, Yüce Allah'ın haklarında: "insanların içinde iman edenlere düşmanlıkta en katı olanların yahudilerle müşrikler olduğunu görürsün." (Maide, 5/82) diye buyurduğu siyonist işgalcilerin elindedir. işgalciler sürekli şekilde bu şehrin islami kimliğini yok etmeye ve şehri tam anlamıyla bir yahudi şehrine dönüştürmeye çalışmaktadırlar. Ama yapamayacaklardır.