fen bilgisi öğretmenliğinde okuyan öğretmencik adaylarının kazanmasının neredeyse imkansız olduğu sınavdır. 90 puan alarak açıkta kalmaktadırlar kendileri. her geçen yıl da puanlar biraz daha yükselmekte ve atanma ihtimali şu için %1 dir. ben mezun olana kadar 100 tam puan alarak atanamayacağımı tahmin etmekteyim ve bu lanet sınava girmemekten yanayım.
kazanmanin imkansiz oldugu sinav. kazanmaktan kastimiz puan barajini gecmek falan degil tabi. herhangi bir kadroya yerlesebilmek.
anadolunun en ucra koselerinden birindeki hasta bakicilik, hademelik, bekcilik vs gibi en dandirik isler icin bile 100 uzerinden 95 puan falan almaniz gerekiyor. o da 1-2 kisilik kontenjandan. sayisal loto, milli piyango oynayin cikmasi daha kolay yahu.
ben laf olsun diye basvuruyorum yok baba olmuyo. zaten buralara yerlesecek adamlar onceden bellidir. hukumetimiz yandaslarinin yerlerini ayirtiyor onceden. size de 2-3 ytl odeyip tercih yaparak 1 ay kadar umutlu bir bekleyis kaliyor.
simdi eylul ayinda yeni bir sinav yapacaklar. 40 ytl kadar basvuru icin yatiricaksiniz. 1 milyon kisi girse carp 40 ytl ile.. guzel para dimi ?
taaa dadasının dadasında* gireceğim sınavdır. zaten maksadı tecrübe kazanmak, bakalım ne soruyolarmış, kaç soru varmış bir görelim diye düşünen bünyeyi adeta hisseden malum kurum, bu tecrübeme de engel olmak için elinden geleni yapmakta, beni sınava ödediğim dünya paraya sövdürmektedir.
daha önce sınava giren arkadaşlara danışmam sonucu "en çok tarih, coğrafya birde genel kültür önemli, bol bol tarih coğrafya çalış; her gün 4-5 tane gazete oku" şeklinde tüyo aldıktan sonra, kendi kendime "tarihim, coğrafyam süper, sadece günde 4-5 gazete okusam ben bu sınavda çocuğu koyarım" tarzı yaptığım plan doğrultusunda son 1 aydır hergün fotomaç, fotospor, fanatik, bomba altılı, iddaalı gazetelerini okuyup hazırlandığım sınavdır, haftasonu çocuğu koymam muhtemeldir.
eğer ki sınavda 1. olursam aydın doğan yayınlarına teşekkürü bir borç bilirim.
insan seçeceğiz diye sözel lise mezunlarına matematik - geometri, sayısal lise mezunlarına ise selçuklu devleti, türk tarihi, ilk türk uygarlıkları gibi alakasız - ilgisiz konuları çalıştıran sınav. lise ve önlisans mezunları için son başvuru 26 haziran 2008. sınav da 21 eylülde.
özellikle öğretmen adaylarının kazanması şart olmuş bir sınavdır. her geçen sene artan puanlar bir yana, 4 yıllık bir üniversite okumanız yetmiyormuş gibi bir de tekrardan dershane önlerinde yaşlanan genç nesili bu hallere sokanlara ne demeli acaba.bir de genelde öss olsun kpss olsun bilgi ölçmekten öte bu sınava özellikle kendi alanlarıyla ilgili olunmayan bölümlerden de başarılı olmak gibi bir durum söz konusudur. yani yabancı dil mezunu bir öğretmenin matematikle ya da üniversitede yabancı dili okumak isteyen bir öğrencinin matematikle , fenle ilgili soru yapmak zorunda bırakılma mantığını çözebilen varsa buyursun. beni yabancı dilden sınava sokup, bu şekilde atamaları mantıklı olan değil midir ..sorarım..eğitim sistemimizin saçmalıklarından biri daha bu sınavdır.
haziranda girecegim sinav. kac soru,ne kadar süre,kazaninca ne olucak vs bilmedigim gögün yedi kat ustunde muallakta bisey. hic yapilmasa o kadar iyi olacagina inandigim olay..
yıllarca bir sürü okul okumuşsunuzdur. ilk, orta , lise, üniversite... ama bitirdim diye sevinmeyin boşuna çünkü ; sizin gibi o yolları geçmiş milyonlarca bahtsız vardır. ikinci dünya ülkesi olmanın verdiği ekonomik yapılanma sizin bu sınavlara hazırlanmanıza neden olmaktadır. enazından güzel bir tarafı var. görünürde torpil önlenmiş oluyor ama türkiyede her işin görünmeden yapıldığını düşündüğümüzde bu bile sizi teselli etmeye yetmeyebilir. hayata yeni bir tanımlama yapmak zorunda bırakır bu kpss v.b sınavlar. hayatımız sınav !!!
Türkiye Cumhuriyeti tarihinde devlet kurumlarına personel alımlarında torpil denen şeyi tarihe göndermiştir. yerel seçimlerde iş vaatleri bitmiştir. büyükşehirdeki bir kamu kurumunda hep aynı köylülerin olmasını engellemiştir. **