Asla bir boğa olamayacaktır. Bir de boğalardan daha inatçı demiyorlar mı bir gülme geliyor. Bu burca mensup insanlar zaten hayatın tokadını yiyerek başlamıştır. ikizler ve yaydan iyidir orası ayrı.
ben de koçum. benim çevremde koç, bin kişiden hoşlanır hatta yakışıklı olmayan ama anlık yakışıklı gördüğü kişilerden de hoşlanır (kadında da erkekte de aynı gözlemledim). yine benim dünyamda koçların heteroseksüel olanları birileriyle çıkar da çıkar, çıkar da çıkar. en azından 1 tanesi bunu yapar, black to the pink'in dünyasında...
Mor kadife'nin dediği gibi bencildir. Aynı zamanda güçlü ve idealisttir. Cesur olduğu söylenilir ama bence bayağı korkaklar. Pek bir ekstra özelliği yok sıradan burçlardan.
Bu burca mensup insanların ortak bir özelliği vardır. Ya hobbit gibi olurlar ya tıknaz olurlar ya da çelimsizin teki olurlar. Ama bir işin ucundan tuttu mu devamıni getirirler, eşek gibi çalışmaya müsait insanlardır. O yüzden hep iyi yerlere gelirler. Saflardır bu arada, her bir sikime inanır, balıklama atlarlar.
Kendinize sağlam karakterde bir Koç Burcu edinin derim.
Korkuyu, nefreti, mutluluğu, seksi, sahiplenilmeyi, sevmeyi, sevilmeyi, kızgınlığı öğretirken yanınızdan bi an olsun ayrılmayacaktır.
Öyle cici cümleleri her zaman duymayı beklemeyin. Gizeme bayılır.
Sen seviyorum demek yerine sahibin benim der.
Seni özledim demek yerine niye aradığımda açılmıyo o telefon der.
iltifatlarını binde bir duyarsınız. Kelimelerin dile düştüğünde anlamını yitirdiğini düşünür.
Peki sevildiğinizi Nasıl hissedersiniz?
Söylese daha az etki yapar çünkü dilden çok davranışlarıyla hissettirme alanında uzman.
Günlük hayatta yaşadığınız sorunlarla alakalı çözümler bulur, gücünü gösterir ki güçlü durmayı öğretebilsin.
istemiyorum seni de der kimi zaman.
Gözleriyle yalan söyleyebilseydi inanırdınız.
O masum ve istekli bakışları 'istemiyorum seni' sözleriyle daha anlamlı olur.
'Ne kadar çok istediğimi bilme, incinirsin' der gibi bakar.
Duysanız bu kadar anlamlı olmazdı.
Gizemli hallerini bu yüzden seversiniz.
Bilinmeyen her zaman daha çekicidir çünkü.
'Sana söylemek istediğim en güzel söz, henüz söylememiş olduğum sözdür. demiş nazım' diyince içinizdeki kelebeğin hala orda olduğunu hissedersiniz.
O kelebeğin bir gün öleceğini söyleyen yazarların,şairlerin, bestekarların gerçekten sevilmemiş sevmemiş olduğunu anlarsınız.
Ve hayatlarından 'böyle' bir koçun geçmediğini.