dip küfür aman not; ulan ibrikçi ulan denyo 4 saat üst üste ders mi olur dallamasyon? ırzını siktiğimin c++'nı ömür hayatımda hiç kullanmayacağım ki ben ne kasıyorsun bizi. ulan ibrikçi eğer sözlükteysen bir işaret ver, senin seovin olup bluevelve ile aynı potaya sokayım seni, bir de o yıllardır ingilterede kalmış gibi yavşak yavşak, "okeaaay" deyişin yokmu, onu söylenen ağzına vereyim!
edit; eksileyen insan sen ibrikçi misin? eğer oysan mesaj at, bir kalay çekeyim, yok eğer değilsen niye alınıyorsun anlamadım ki..
şahsımı gayet kibar bir şekilde karşılamıştır. gerçekten de gözlerimi yaşarttığını bilmesini isterim. kendisine bir teşekkür borcum var. (bkz: teşekkürler)
ola ki, yürürüm bir başka aşka
ya da yürürüm mavi olmayan bir gülüşe...
"unutma ki tek aşk olduğum sensin, aşık olduğum değil..."
karanlıkla süzülüyor içime yıkım.dur diyorum yıkılıyorum.uçurumları baş ucuma koyuyorum sonra,okşuyorum rüzgarda saçlarını.sıcak ılık bir koku siniyor yüreğime.
gitme diyorum düşüyorum...
sonra beni soruyorlar bana.tanımıyorum diyorum,daha hiç karşılaşmadık.aynı çizgide bilge sus umu dinliyorlar.ben sustukca.yazık,bir çığlığın doğuşu gibi ölüyorlar.
önce bir bir, sonra hepsi.
sonra bir uçurumlar kalıyor birde yıkımlar.
verilen herşey borçmus gibi alınıyor.
önce bir bir sonra hepsi.
sonra bir ben kalıyorum, birde yalnızlık.uçurumlar, yıkımlar, ben ve yalnızlık.zorlu bir savaşın unutulmuş cesetleri gibi.yatıyoruz yan yana.öpüşüyoruz, sevişiyoruz da hatta....her şey oyun yasaklarına uygun.bir günah oluyor sonra.tek umudumuzu göğe gelin ediyoruz.telli, kanlı düğün iste.üşüyor saçların biliyorum dargın mısın?
"bu baharda mayısa bıraktığım gibi misin hala?"
vurulmuş çocuk gibi büyümemiş yüreğindeki hüzün.hala kaçıyor musun zamansız gözlerini bırakarak birilerinden.hala ellerinden tutup sevgileri.hala öyle soğuk bir gök.hala öyle yerini yurdunu bulamamış bir mavi.dipsiz kuyuya salıyor musun ağlıyarak
"küçücük bir dokunuşla son sevilen olabiliyor musun?"
kendin kadar aklımdasın
ve aşkını saşırmış bir tanrı
çoğalan sızısıyla mutlu bir yara
öyle bıraktığım gibi misin
gerçeği yakmada hala usta mısın
yoksa çırak mı yanarken yollarda
saçlarıma dolanan aydınlığımsın
somutlaştıramadığım tek imgemsin
şiirde anlattıkça eksilen tek anlam
hala bıraktığım gibi misin
yoksa beni bıraktığın gibi mi
kaç mevsimsiz kar düştü toprağıma
kaç mevsimsiz kar düştü toprağıma
nickini görünce istifasını mı verdi, acaba yoksa bir yüksek gerilimemi tutuldu, belkide çukura düştü, yada linç edilip katran ve tüğe bulandı, yok yok kesin kırım kongo kenesi ısırdı, şarbon neden olmasın öyle değil mi sevgili izleyiciler, değerli konuklar. şimdide kıpır kıpır bir yaz parçası ile yayınımıza kaldığımız yerden, ne iki adım önünden nede gerisinden tam da kaldığımız yerden evet devam ediyoruz.