konya ya hiç gelmemiş insanların hakkında daha çok bilgi sahibi olduklarını sandıkları şehirdir.
konya büyük şehirdir. o yüzden her ilçesinden çok çeşitli insanlar bulmak mümkün. kulaktan dolma bilgiler arasında kara peçeli kadınların çoğunlukta olduğu, mahalle baskısından sokakta yürünemediği, kimsenin doğru düzgün türkçe konuşamadığına (şive nedeniyle) dair ve daha fazlası, abartı olanlarını duymak mümkündür.
konya yerleşim olarak güzel şehirdir kardeşim. dümdüz. yeşilliği de vardır, bozkırı da gölü de ormanıda... her ilçenin kendine has özellikleri vardır. huzurlu olanı, eğlenceli olanı, sakin olanı, gürültülü olanı... buna bağlı olarak insanı da değişkendir. evet otobüse ya da dolmuşa binerken arkanızdan tombul, kısa boylu, şalvarlı teyzeler sizi ite kaka önünüze geçmeye çalışabilir ya da yanınızdan geçen iki genç arasında geçen konuşmada " hacı bende pıçağı duttuğumlan sallayıvırmıssım " cümlesini duyabilirsiniz.
ancak yol tarifi sorduğunuzda bilmediği halde tarif etmeye çalışan yardımsever amcalara, yanınızda güzel bir kız varsa yol veren orta yaş durumunda şoförlere, parkla ilgili sorun olduğunda " serbeest! " diye bağıran esnafa rastlayabilirsiniz.
kısacası başka şehirleri bilemem ama konya hakkında kesin yorumlar yapmak, çıkarım ve tespitlerde bulunmak pek kolay değil. yapanlara da kulak asmak doğru değil.
en iyisi bir fikir edinmek istiyorsanız gelip kendiniz görüp kendiniz karar verin.
konyalılara göre gonya olan memleket. aşağıdaki bazı konuşmaları da ilgi çekicidir:
-din din din sonra dimedim din.
-zıkkımın kökünü yi.
-yiye yiye töhmeledi.
-yakıp bişirdim, yidim iştim, yıkadım yudum.
-alaşa avratlar gibi ne gülüyon?
Türkiye'nin en cimri esnaflarının olduğu şehir. işcinin emeğinin karşılığını az ve geç veren bir şehir. onun dışında her konuda iyidir. Hatta merkez olarak yeşillik bakımından bile göze hitap eder.
bamya sevmeyen bünyelerin lokantalarda dikkatli olması gereken şehir. ben bamya yemeğine olan nefretimi henüz kontrol altına alamazken, burada çorbasını yapmışlar.
dini görev addetikleri dini görüş gösteren partilere oy verme karakterleri dışında, bilinçsiz, cahil, okumuş cahilleri bol bulunan, insan ırkının inanç ögelerini kötü yönlü kullanmasını, bu şehirde de mevlana ile gördüğümüz, etli ekmeği, tandır kebabıyla, mevlana şekeriyle, üç tekerleri, hacı muratlarıyla, alaaadin depesi ile, meramı, silesi, kör amediyle, metrakarede 7 cami, 6 çeşmesi ve 4 büyük rakı şişesini bağrına aynı anda basan, oturak aleminin bir numarası güzel gonyamızdır kendileri.
yıllık yağış miktarı ortalama 325 mm civarında olan ilimiz. yüzölçümü olarak türkiyenin en büyük ilidir. bu nedenle sınırları içinde benzer özelliklere sahip olmayan bölgeler vardır. örnek olarak hadim, taşkent ve bozkır yüksek, bol yağış alan nemli bölgelerdir ama kulu-cihanbeyli ise kurak ve daha düzdür, yağış açısında ise fkirdir. sulu tarım yapılır. hububat'ın türkiyedeki başkentidir. ayrıca en fazla kayıtlı çiftçiye sahip ilimizdir.
gidip görülmeden yorum yapılmaması gereken şehir ne izmir gibi limanı,ne antalya gibi turizmi,ne kocaeli gibi körfezi olmamasına rağmen bozkırın ortasında gelişen sanayisiyle ve şehirciliğiyle anadolu insanının neler yapabileceğini gösteriyor insanı hakkında yorum yapmayacağım.