(bu dönem üniversite tercihlerinde konya'yı yazan öküzler için yazılmıştır. ne bok yediklerinin farkına umarım varırlar...)
türkiye'nin açık ara en berbat şehri. (bkz: kenya)
bırak burada üniversite okumayı falan, yaşanılamaz, nefes dahi alınamaz ulan!
konya da yerli halkın tamamına yakını yobazdır, bunu tüm memleket insanı zaten bilir. anlayışsız, tek tip insanlardır. bazıları da aşırı derecede hayvandır. sizi de kendileri gibi görmek isterler. adamı dinden, imandan soğuturlar azizim...
birkaç kez cuma namazına gitmişliğim vardır. insanlar camiden çıkarken birbirinin üstüne çıkarlar, birbirini ezerler vs.
daha bu yaz, okunan ezanı duymayıp şarkıya devam eden mfö elemanı özkan uğur'u binlerce insanın gözü önünde tartaklayan, küfür eden, sonrada hiçbirşey olmamış gibi yerine oturup konseri izlemeye devam eden bir yaratık da burada yaşamaktadır.
esnafı zaten tüm türkiye de nam salmıştır, birinci kalite orospu çocuklarıdır bunlar. (özellikle dolmuş şöförleri)
karıya kıza sarkar piç kuruları lan.
insanları daima yolun ortasından yürüler. bi süre sonra öğrenci milleti de bu duruma uyar. kaldırımları asfaltla sıfır olduğından mıdır nedir, araç sürücüleri ise kaldırımdan sürerler kimi zaman. (kaldırımdan yürüyen bir arkadaşıma motosiklet çarpması bir örnek olabilir galiba.)
evet! esnaftan biraz daha bahsedelim.
bu güzide ilimiz konyamız da esnaf, öğrenciyi deyim yerindeyse yolunacak kaz ya da daha gerçekçi bi deyimle sikilecek göt gibi görürler. aileye 300 e verdiği evi öğrenciye 400-450 çekerler.
öğrenci milleti cebine para indirdiği anda, bi an önce burdan kaçmanın yolunu arar ankara, antalya gibi yerlere. yüzde doksanbeşi nefret eder konya'dan. köpekler gibi pişmandır burada okuduklarından.
mesela ben buradaki en mutlu 5 günümü saysam, beşi de buradan ayrılırkenki zamanlarımdır.
elbet birkaç güzel yanı da vardır buranın.
harika birkaç insan da tanımışımdır.
bir başka durum: mesela burada kürt fazla yoktur. çok az sayıda ve pasif haldedirler. malumunuz, bu sevindirici bi durumdur tüm insanlık için.
bir selanik'liye kaldığı 8 saat boyunca hayatının en güzel anlarını yaşatan, istanbul'a varır varmaz en kısa zamanda yeniden gitmeliyim diye düşündüren enfes şehir. kendimden biliyorum. imkan bulursanız hep orada kalın!
ilk defa gittim ben bu şehre. geniş caddeleri, bakımlı ve düzgün yapısı ile hemen dikkati çekiyor. inanılmaz sıcakkanlı ve yardımsever esnafı, bindiğiniz minibüste kendi aranızda yaptığınız konuşmalara kulak misafiri olan insanların hemen mutlaka şurayı da görün, burayı da ziyaret edin diyerek sözünüze giriş yapması bu insanların mevlana nın felsefesini sindirdiklerini gösteriyor. elbet her şehri herkes beğenmek zorunda değil ama ufuklarını kendi yaşadıkları şehirlerin ötelerine taşıyamayanlar çıkıp cahilce eleştirilerde bulunabilirler. bir de söylemeden geçemeyeceğim:
inanılmaz büyüklükteki bütçeleri ile istanbul büyükşehir belediyesi ve ankara büyükşehir belediyesi ayrıca çağdaşlık ayağına takılan izmir büyükşehir belediyesi ve antalya büyükşehir belediyesi gibi kurumlar konya ya gitsinler de belediyecilik nasıl yapılır görsünler. belediyeye ait, musluklarından sıcak su akan ve tertemiz tuvaletleri bile görünce bu işin nasıl yapılabileceğini anlayabilirler.
konya nın nüfusu 2.000.000 dur merkez nüfusu 1 milyonun üzerindedir, sadece selçuklu ilçesi nüfus bakımından, 65 ilden büyüktür. ayrıca türkiyenin en önemli 5 sanayi kentinden biridir, anadolu selçuklulara başkentlik yapmış, içinde birçok ilim adamı , düşünür , devlet adamı yaşamış bir kent olmakla beraber tarihi 9000 yıl öncesine dayanır. ( çatalhöyük kazıları)....
bir şehir hakkında sallarken biraz fikir sahibi olmak gerekir, genelde etliekmek ve karı kız temalı görüş bildiren arkadaşlar konya da öğrenci olarak kalmış hayatı bosna-kampüs arasına sıkışmış, vatana millete faydası olmayan boş beleş takımıdır, bu tipler sürekli şikayet eder hiç bir şey üretemedikleri gibi üretenede mani olurlar, o yüzden onların yaptıkları salakça yorumları kimse tınlamaz. ha şöylede bir gerçek vardır kimse ye bir yeri zorla sevdiremezsin ki konyalı larında herkes bizim memleketimizi sevsin gelip burda yaşasın gibi dertleri hiç olmamıştır, konya ve kayseri gibi kentler kendine münhasır bir yaşam tarzına sahiptirler, gelenek ve görenekleri çerçevesinde yaşamaya çalışırlar, taklit yetenekleri pek yoktur, sadece konya halkı değil hiç kimse yaşam tarzına karışılmasından hoşlanmaz , her sehrin içinde sağcısı , solcusu, komünisti, dincisi olduğu gibi burda da mevcuttur ama genelde milliyetçi insanlar vardır, zaten türkiye de fiziki olarak güzel şehir e örnek bir tek istabul vardır, onun da içine sıçılmıştır. kimse dünyanın en güzel şehri konya dır iddiasında da bulunmamıştır. özetle, konya potansiyeli olan , coğrafi yaşam koşullları bakımından yaşanması kolay olan, öğrenciler için cennet , dışardan gelenleri şaşırtan , yılda 400-500 bin turistin gelip konakladığı, asla sıradan olmayan bir ilimizdir. konya da yaşayanlar halinden memnun dur.. kimsenin kafasına zorla bişey çakacak halleri de yoktur, elin korelisi , japonu, alman ı taa nerelerden gelir güzelliklerini arar bulur bizse dibimizdeki yeri nasıl boklarız derdindeyizdir bilmem anlatabildim mi
2009'da hala yobaz damgası vurulması rağmen en fazla içki tüketen şehirdir.Bayanlarda bile büyük oranda esrar kullanılır.(Kimse entry'yi oylamasın hemen kaç tane arkadaşım var böle.)
Ama yinede insanı çok iyidir.Daha doğrusu iyi niyetli.Yardımcı olmaya çalışırlar her konuda.
Son 4-5 senedir şehir inanılmaz derecede güzelleşti.Yeşil alanlar olsun Açılan parklar cafeler yeni eğlence merkezleri konyayı çok güzel bir şehir yapmıştır.
Dünyanın en büyük mahallesi Konyada bulunur.
Yine dünyanın en büyük internet cafesi burda bulunur.
Ev alıcaklar için öncelikli tercih selçuklu sonra meramdır.
Bilmeyenler olursa Yeni mahalle - Doğanlar - Sedirler- Çimenlik gibi yerlere girmemeye çalışsınlar . Birşeyini kaptırmama oranı çok düşüktür.
Takımı 2.lige düştükten sonra Şehirde seferberlik olup 500 tlden bayrak alınıp 2trilyondan fazla klübe para kazandırılmıştır.
Kardeş şehir protokolü kyoto ile imzalanmıştır.
Önümüzdeki seneler itibari ile tamamen öğrenci şehri olucaktır.
Herşeyine rağmen gözümdeki en güzel kent.
Konya, bozkırın tam çocuğudur. Onun gibi kendini gizleyen esrarlı bir güzelliği vardır. Bozkırın kendini gizleyen esrarlı bir güzelliği vardır. Bozkır kendine bir serap çeşnisi vermekten hoşlanır. Konya'ya hangi yoldan girerseniz girin sizi bu serap vehmi karşılar. Çok arızalı bir arazinin arasından ufka daima bir ışık oyunu, bir rüya gibi takılır. Serin gölgeleri ve çeşmeleri susuzluğumuza uzaktan gülen bu rüya, yolun her dirseğinde siline kaybola büyür, genişler ve sonunda kendinizi Selçuklu Sultanlarının şehrinde bulursunuz.
Mevlana şairdir. Şiiri inkâr etmesine, küçük görmesine rağmen Şark'ın en büyük şairlerinden biridir. Nasıl Garp Orta Çağı,bütün azap korkusu, içtimai düzen veya düzensizliği ile rahmaniyet iştiyakı ve adalet susuzluğu ile Dante'nin eserinde toplanırsa, Müslüman Şark'ta bütün varlık hikmeti, Hakk'la Hakk olmak ihtirası ve cezbesiyle Divan-ı Kebir'dedir. ( ahmet hamdi tanpınar).)
bir anadolu turu yapmanın vakti geldi deyip bohçamı alıp yola çıktım.
hayalimde canlanan buğday tarlaları ve derme çatma evler arasında bohçamla gezmekti.
ve hayal kırıklığına uğradığımı belirtmek istiyorum.
ben böyle düzenli bir şehir görmedim türkiye'de. sermayenin nereden geldiği konusunda ortak fikirde olmamız mühim değil. buğday tarlası videolarım için benle iletişime geçebilirsiniz.
cadde sanıp yürüyorsun sokak çıkıyor. alışveriş merkezi diye giriyorsun. nereye gideceğini şaşırıyorsun. ekmekler ayrı bir büyük. binalar ayrı bir garip. büyüğü bu kadar seven bir şehir daha yoktur. amcalar bir binalar yapmış. helal olsun dedim. sürekli bina fotoğrafı çekmekten müze fotoğraflarını çekmemişim. bir de kiralar bir ucuz bir ucuz. toprak bol. yatırım yapmalı dedim. bir evde ben kiraladım gelmişken. arada uğrar. bir mevlana yaparım. mevlana yaparım derken. hani yiyecek olan mevlana. abi ne güzel bir şeymiş o. 5 gündür mevlana'dan başka bir şey yiyemez oldum. mevlana yemek de garip bir şey.
insanlarına gelince, geniş yerde yürümekten dar ve kalabalık yerlerde yürüyemez olmuşlar. yaklaşık 10 kişi üzerimden geçip yürüdü. bir süre sonra bende çarpmaya başladım. şehir etkisini böyle gösteriyor. çarpmaya başlıyorsun sağa sola.
kafede kitap okuyunca sizi turist sanmaları da mühim değil. öğrenecekler abisi.
konya turumdan kısa bir izlenim yazısı. şimdi bir sürü alışveriş yapmak istiyorum...
not: dünya şehiri seçildi. ayrıca tiyatro binaları süper.
yaşanması kolay olan sehir. istanbul gibi trafik, ankara gibi su sorunu yoktur. en hareketli ve oynatan yöresel sarkılardan birine de sahiptir. eskiden konya dan gitmek isteyen biriyken, istanbul gibi bi yerde yaşadiktan sonra özlediğim ve tercih ettiğim memleket.