Aldatmaların en çok olduğu şehir.
En çok tanga g string satılan şehir
En çok içki tüketilen şehir.
Ak Parti'nin kalesi.
Belediyeciliğin en iyi olduğu şehir.
Türkiye'de bisiklet sporunun doğduğu şehir. (simdi durum farklı)
Hacılar, hocalar, şeyhler, dervişler, muskalar, üfürükçüler şehri.
25. yaşıma girdiğim şehirdi konya. 1 ay kadar bir süre eğitim vesilesiyle orada yaşamıştım.
meram bağları, kelebekler vadisi ve japon parkı çok güzeldi. mevlana türbesinin eski osmanlı mimarisi ise harikaydı, orijinalliğini neredeyse hiç bozmamışlar. bosna'da oldukça renkliydi fakat gözüme batan tek şey üniversite öğrencilerinin popülasyonunun yoğun olduğu yerde bile bar ve pub olmamasıydı, koca şehirde tek bir alkollü mekan işleten yer yok, buna istinaden tekel falan da yok, çok istisna bir iki yerde bir tanesi cadde üzeri bir tanesi de ara sokakta bir yerde bulmuş 2-3 içecek bir şeyler almıştım.
nargile cafe cenneti burası, nargileleri de baya güzel yapıyorlar yalnız. kışın kule avm'nin en tepesine çıkıp o karasal iklim rüzgarını hissedin, şehir manzarasını bir görün. konya sarması acayip lezzetli bir şekerleme, 3-4 paket almanızı tavsiye ederim fiyatı da çok uygundu şimdi ne kadardır bilmem. bir de sakinleri çok kötü araba kullanıyor.
hayatında hiç konya'yı görmemiş, veya sadece öylesine bir günlüğüne uğramış, uzun süre vakit geçirmemiş, yaşamamış olmasına rağmen bütün malların yorum yaptığı şehir.
kimsenin sandığı gibi değildir, oldukça moderndir. evet bazı olumsuz yanlar sayabilirim ama, aslında sıkı durun: türkiye'nin en demokratik şehirlerinden birisidir. mesela ben hiç konya'da mini etek giyiyor diye, veya başka bir şeyden, saldırı gören laf işiten biri duymadım görmedim. ama izmir denen yerde, baş örtülü veya çarşaflılara kaç kere sözle taciz ve hakaret edildiğini bilirim. boş boş konuşup mala bağlamayın. uzayın!
not: bunları 21 yaşına kadar istanbulda yaşamış, orda doğup büyümüş sonra konyaya gelmiş biri söylüyor.
o kadar gereksiz ilçe var ki... 3-5 bin kişilik ilçe mi olur. bir yere ilçelik verdin mi oraya kaç tane kurum kurmak zorundasın... yazık devletin paralarına...
Siyasal islamın kalesi, membağı, vücut bulduğu yer,
Cemaatlerin, tarikatların, dini grupların fink attığı topraklar.
Serdengeçti’nin tabiri ile, “ Devrime direnen şehir”
Siyasal islamcılar kimi aday gösterirse onun Belediye Başkanı olduğu, hemde uzak ara farkla kazandığı, 20-30 puan fark attığı, tek tip zevklerin ve tek tip aklın hakim olduğu şehir,
Herkesin namaz kıldığı veya camii ile ilişkili olduğu, yüksek duvarlı evlerde yaşanan, çifte nikahların itbar gördüğü şehir,
Japonya’dan misafir kabul eden, ama misafirin tavaf ettiği Mevlana’ya söven şehir.
bugün trenle yeniden uğramaya karar verdiğim gönüllerin, gönüllerimin şehri. ilk gittiğimde gayet güzeldi, ikinci kez gidiyoruz bakalım nasıl gelecek bize konya bu kez.
hala duruyor mu bilmem ama 20 sene falan evvel, böyle eski mahallelerden oluşan evleri vardı. o evlerin olduğu sokaklarda da bi kaç tane ağaç.
sıcak yaz günlerinde onların gölgesinde 2 dakika soluklanmak çok güzeldi. mahzene girmiş gibi hissetirirdi. nemsiz ve serin.
9 sene yaşadığım ve hayatımda doğru düzgün şemsiye kullanma ihtiyacı hissetmediğim şehir.
Şehrin iklimi "kuraklık" kavramına yeni bir boyut kazandırmıştır, aldığı yağış miktarı bakımından çölden hallicedir, zaten türkiye'nin ilk çölleşen alanlarından biri Konya'nın karapınar ilçesinde bulunmaktadır.
Yağmurun yanı sıra çok kar yağışı aldığı da söylenemez, dört-beş senede bir adamakıllı kar bile yağmaz.