Dolmuşlarında yolculuk yaparken kemal sunal film sahnelerini canlı olarak yaşayabileceğiniz şehir.
+rica etsem, Çökün polis!
-diridilidirt
+tamam kalkabilirsiniz.
yaşadığım onca il arasında en berbatı olan ildir. lise yıllarımı konya da yaşamak gibi bir hata yaptım ve bu şehire nefretimi ve iğrentimi söze dökebilecek kelimeler henüz sözlüklerde yerini almadı.
Trafik işaretlerinin üzerine ne anlama geldiğinin yazılı olduğu şehir. Yol ver, 'U' dönüşü yasak gibi tabelaların üzerinde yazılar vardır efendim. Konya halkına siz trafik işaretlerinden anlamıyorsunuz anlamını yazdık üzerine deyip halkı aşağıladıklarını düşünüyorum. Hala da o yazıları okuyup da kurallara uymuyorlarsa da suç halkta olsa gerek.
--spoiler--
"izin günümde konya'da bara gittim, bir bira istedim. fazla içmiyorum ama dört gün iznimde konya'da kaldım, barda bira istedim çay verdiler. bir daha bira istedim, yine çay verdiler. sanırım o barda çaydan başka bir şey yoktu." - joao batista*
--spoiler--
en dindar şehirlerden biri olduğu doğrudur lakin en fazla içki tüketen şehir değil, en fazla alkol tüketen şehir olarak geçer ki onun sebebi ise kolonya fabrikaları olarak gösterilir. ayrıca koskoca efesin ana fabrikasını konyaya getiren idiot, helal olsun sana..
ey konya halkı! siz ki 14 tane milletvekilini akp'ye hediye etmiş insanlarsınız. hangi il sizin kadar akpli milletvekili gönderiyor meclise? siz ki hala teneke yığını içerisinde, almanya'nın eski tramvaylarıyla terleye terleye, sıkıla sıkıla 50 dakika seyahat ediyorsunuz. neden sizin istanbul, ankara, diyarbakır, izmir gibi projeniz yok. neden sizi bu kadar hor görüyorlar. projeyi de geçtim sadece klimalı tramvayınız olsun o da yeter sizin için. sizin istemek için eliniz kolunuz mu bağlı? hani benim projem diye siz de söyleyin artık. istediğiniz partiye oy verin ama insanca yaşamak sizin de hakkınız değil mi?
Üniversiteyi okuduğum garip şehir. Hep beyazdır, güneş gözlüğü olmadan yaz mevsimleri dışarda bulunmak eziyettir. Güzel dostluklar edinilmiştir, güzel zamanlar geçirilmiştir. Ama üniversite bittikten iki yıl sonra bu memlekete gittiğinizde ev yığınından farksız görünür gözünüze.
Nasıl zevk almışım yaşamaktan bu şehirde dersiniz, ama şudur olay; üniversitede unutulmayan şey varsa dostluklardır, yaşanılan anlardır. iyisiyle kötüsüyle. Gençliktir belki de yaşanılır kılan.
halkının davutoğlu sevgisinin, bedia akartürk sevgisini geride bıraktığını tahmin ettiğim şehir. yıllardır, hiçbir siyasetçi bedia akartürk kadar sevilmemişti gonya'da. ilk defa davutoğlu'na çok büyük destek var!
yaşanılası bir şehirdir, memleketimden sonra en sevdiğim şehir. sakin sıradan biryer. emekli olacan meramdan bir ev alacan camiye, bakkala, fırına yakın. gelip geçen öğrencilere öğütler verecen. bahçede domates salatalık yetiştiricen. hep hayalim olmuştur.
161.900 m²'lik alan ile Konya'nın en büyük yapay parkı olan olimpiyat parkına sahip şehir.
parkta Osmanlı bahçesi, Japon bahçesi, Batı bahçesi ve Çocuk oyun bahçeleri, bisiklet ve yürüyüş parkurları yanı sıra Alanı 1.250 m² olan 5 olimpiyat halkası mevcut...
19 mayısta 4 gün boyunca konya'yı gezdim.ve tabiki bu parkı da...
türkiye'nin iç anadolu bölgesinde yer alan, etrafı ankara, eskişehir, afyon, isparta, antalya, karaman, mersin, niğde ve aksaray illeriyle çevrili türkiye'nin yüzölçümü açısından en büyük ilidir.
uzun yıllarımı geçirdiğim şehir.insanları tutucu değildir sadece öyle gözükürler.Temmuz ayında havası çok güzeldir.Alışkanlık yapar.Şehirden gitmeden önce antenlerde içilmesi, meram yolunda yürüyüş yapılması ve de havzanda etliekmek yenmesi tavsiye edilir.
eurovision şarkı yarışmasında nasıl ki ''bosna hersek, azerbaycan, almanya'' gibi ülkelerde 12 (twelve) point alıyorsak, aynı şekilde akp de bu şehirden kafadan oy alıyor.
ankara'nın oldukça uzak bir kasabasında yaşayan ve birkaç kez dışında kasabasından dışarı pek çıkamamış bir arkadaşımın: "ıyy konya ne saçmasapan bir şehir. hiçbişey yok çok sıkılıyorum" diyerek beni benden alan bir yorum yapmasını aklıma getiren, birçok şehre göre gayet gidilesi yerlere sahip olan dümdüz bir şehir.