1.
Bir araştırma şirketinin başında, üniversitelerin istatistik vs. bölümlerinden değil de inşaat mühendisliğinden mezun birisinin olması sorunsalıdır.
Dolayısıyla, güzide ülkemizde, "işi ehline veriniz" kaidesinin ne kadar da güzel işle(me)diğinin çarpıcı örneğidir.
Tarhan Erdem nâm-ı diğer Konda Araştırma Şirketi'nin sahibi.
Evet, bir araştırma şirketinin sahibi olan zât, üniversitelerin istatistik vs. bölümlerinden değil inşaat mühendisliğinden mezun.
diyebilirsiniz ki ne var bunda?
adam şirketin sahibidir, ve uzmanlarını çalıştırıyordur .
ah canlarım benim, keşke öyle olsa .
adam şirketin sahibi olmakla beraber bir de yaptıkları araştırmalar hakkında absürt yorumlar yapıyor.
kamuoyunu yönlendiriyor -o konudaki- cehaletiyle.
eh, toplumumuzun "her sakallıyı hacı her külahlıyı alim sanma " sorunsalıda düşünülünce!
en basit bir örnek:
Hürriyet Gazetesinin yaptırdığı "Biz Kimiz" adlı araştırmada, Bu evden kadınlar kolsuz bluzla çıkmaz diyenlerin oranını veriyor ve şu dumur tespitte bulunuyor: Bu rakam Türkiye'de kadınların özgür olmadığının göstergesidir .
(bkz: al sana bir kaya, nerene dayarsan daya )
Koku nereden mi geliyor?
Ciğerimden hacım, ciğerimden!
2.
inşaat mühendislerinin matematik ile çok haşır neşir olması, istatistik dersi almaları sebebiyle kendisine yakın görmesiyle olmuş durumdur.
ha sorarsanız bu kadar ilkokul mezunu olan müteahhidin olduğu memlekette inşaat mühendisinin istatistik ile uğraşması garip mi diye bence gayet normal.
lise mezunu başbakan,
ingilizce bilmeyen turizm bakanı,
ilkokul mezunu inşaat müteahhidi,
vs vs
olan bir memlekette nesi garip ki?