dünya topraklarının, aslında var olmayan sınırlarla ayrılmaktan kurtulduğu gelecekte bir gün, bir eğitim kurumunda, öğrencilere verilen "insanlık tarihi" dersinde eminim şöylesi bir paragrafa rastlamak mümkün olacaktır;
" m.ö. 2500 - m.s. 2500 yılları arasındaki 5000 yıllık dönemde, vatan, sınır, bayrak ve tabiyet gibi sonradan var edilmiş kavramlar; birarada yaşayan insanların ortak kültür ve bedensel benzerliklerinden hareketle belli bir hükümranlık alanı oluşturmayı hedefleyen aileler ve sülaleler tarafından o insanların yönetilip yönlendirilmesi ve diğerlerinin ötekileştirilmesinde sıklıkla kullanılmışlardır. yaşamlarının her şeyden daha değerli olduğunu idrak edemeyen dönemin bilinçsiz insanları, belli bir toprak parçasını kendilerinin kabul etmiş, bunun sınırlarını belirlemiş ve bu hayali sınırları korumak ya da genişletmek için birbirleriyle asırlar boyunca savaşarak gerek kendilerinden ve gerekse savaştıkları diğer insanlardan milyonlarcasının ölümüne neden olmuşlardır."
pratikte totaliter devlet kapitalizmine dönüşmüş fikir akımı.
teorik açıdan çözüm vaad eden yanları olmasına karşın pratikte belli bi kitlenin iktidar istemine hizmet etmiş,
ezilen sınıfın dertlerine derman olmak umudu ile geldiği topraklarda daha çok ezen ve ezilen kitleler oluşturmuş fikir akımı.
(bkz: stalin ve çalışma kampları)
ütopya olmayan tamamen demagoji olan bir düşüncedir. Ütopya olarak görüp savunmak insanları don kişot gibi hissettirip onurlu bir tanım yaptırabilir kendisine ve Komunist diktatörlerdeki amaçlardan biri de kimi zaman budur zaten. Ütopyadan sıyırıp bir gerçeklik olarak algılatmak içinse Altı birkaç dünyevi gerçekle süslenip biraz bilimsel tırıvırılarla doldurulunca sanki fizik kanunuymuş gibi takipçileri tarafından peşi bırakılmaz. Oysaki sosyal meselelerde kanunlar iş görse dünya zaten bu halde olmazdı paşa. formüllerle optimum tasarım yapılırdı ve o sistem işlerdi. tutup da sistemin kontrol edilemeyen değişkenlerinden yakınmak yerine o değişkenlerin etkisi minimuma indirilecek şekilde nokta atışı ayarlamalarla hatta kimi zaman sistemin temelini tamamen değiştirerek başarıya ulaşırdı. Velhasıl komunistler ise dünyadaki her türlü olumlu olumsuz değişimi kendi sistemlerini değiştirmemek, eksiklerini görmemek için kullanmaktalar. Aynı kafa her türlü bilimsel gelişmeye müteakip "bu kuranda yazıyor" diye Kuran-ı kerimden olmayacak manalar çıkarmaya çalışan kafa gibidir ki bu manalar zaman içerisinde birbirine zıt bile olabilir bunlar için mesele yok. Yani bir komunistin kafasıyla yobazın kafası birdir.
boktur. süsleyip püsleyip anlatılıyor. sovyet rusya'da yetmiş yıl hüküm sürdü, rusya ne kazandı? doğu bloku ne kazandı. acı, gözyaşı, zulüm, vahşet.
geçin bu ayakları. erkekler alkolik, kadınlar yosma oldu. amacımız buysa evet başarılı komünizm.
kimse teoriye bakmaz, ortaya çıkana bakar. ortada ne var? kültür, sanat, edebiyat, Hayat.. evet ne var?
Insanoglunun elinde kirlenmeye mahrum birakilmis utopya. Bir dunya dusunun bencillik ve hirs yerine paylasim ve sevgi var. Is okul ve duzinelerce sinav yerine, dogruyu arama, insan icin uretme ve emek var. Merkezinde meta yani para degil, insan var,, zor geldi di mi dusunmek?, evet zor, cunku insanoglu bu dusuncenin hayalini bile kirletmeyi basardi, en iyisi dusunmeyelim ve olene kadar sabah 9 aksam 5 calisip, kucuk mutlu dunyamizda "kaygisiz" bir hayat surmeye devam edelim, nasil olsa kapitalizm bizim icin oyalanacak metalar bulacaktir.
hakkında, hiçbirşey bilmeyenlerce sürülerce entry girilmiş hayat. hiçbir loji veya izm, kalıplar, tanımlar, hukuk, sosyoloji tarafsız bir şekilde eleştirilemiyor, araştırılıp yapılandırılamıyor birkaç minimal insan topluluğu dışında. nedeni, kaynağı cehaletin kör kuyusunda saklı ve cehalet önyargılardan arınamamakla özdeştir.
deli zırvasıdır. şu ana kadar komünizm getirmeye çalıan bir lider yoktur ki halkına mutluluk getirmiş olsun. halk ya sindirilmiştir ya da iç savaşlarda nüfus yarıya inmiştir. ee, ben faydalı bir şey göremedim, ya siz?
rusya'nin vakti zamaninda 17 milyon köylüyü katlederek benimsemek istediği işe yaramaz akımdır. devletin başındaki komünist yöneticileri zengin etmekten başka hiç bi halta yaramaz.
türk halkı tarafından hiçbir zaman doğru anlaşılamamış bir ideolojidir. soğuk savaş döneminde amerika'nın türkiye üzerinde daha etkin olması da buna sebep gösterilebilir elbette. ancak, yurdumda hala ''öğretmenle çöpçünün aynı maaşı aldığı'' sistem olarak görülmesi enteresandır komünizmin.
belki 300 belki 500 yıl sonra tüm dünyaya gelecek yönetim biçimi, ideolojidir. komünizme inanmam, taraftarı değilim. ama okuduğumuz sosyoloji ve analiz ettiğimiz kadarıyla dünya kaynakları, sömürülecek şeyler bittiğinde geleceği aşikar. neden inanmıyorum o zaman? 500 yıl sonra gelecek, torunumun torununun dahi göremeyeceği yönetim şeklinin götüne koyayım da, o yüzden.