temeline evrim teorisini almış eşitlikçi olduğunu iddia eden bir siyasi düşüncenin( yıllardır insanların sorduğu bir soruyu düşünerek problematiğine iniyorum) temelde evrimle çeliştiği siyasi sistemdir. çünkü evrimin temelinde basitleştirirsek eğer "büyük balık küçük balığı yer" fikri ve gözlemi vardır. e haliyle böyle bir teoriyi benimsemiş insanların nasıl olur da insanların mutlak eşitliğine yönelik bir siyasi sistem getirme çabası içinde olduklarını ben anlayamıyorum. bu zamana kadar doyurucu bir cevap da alamadım. verilen cevaplar zorlama ve kılıfa uydurma çabasından ibaretti.
komünizm ve evrim hakkında sadece satır başı okumuş yazarın hakkında uydurduğunu gördüğümüz başlık.
1-bahsedilen evrim değil sosyal darwinizmdir. bu felsefenin başlangıcı Friedrich Nietzsche'ye dayanır.(komünist değildir kendisi) pratik hayatta ilk deneyen ise hitler'dir.
2-komünizmde sosyal darwinizm yoktur.
3-komünist teorinin evrimden etkilendiği doğrudur ancak bu etkilenme felsefi boyuttadır. etkilenilen taraf ise evrimin diyalektik yönüdür. marks bu döngünün ve değişimin toplumsal hayatta da aynı şekilde işlediğini ifade ederek darwin'e ilk hak veren filozoflardan olmuştur.
çaglar içerisinde kendini yenileyerek devam eden ve devam ettikçe kendi içinde yokolma evresine giren sistem. karl marx - komünist parti manifestosu'nda açıkça belirtildiği gibi toplumu sınıflara bölerek kullanır ve toplum kontrolün kendisinde olduğuna bi nebze inandırılır. ne zaman bi sınıf ihtiyacı karşılayamayacak duruma gelirse yeni toplum sınıfları oluşur böylece sistem hem yenilenmiş hemde akışı düzenli ve sorunsuz hale getirilmiş olur. buna rağmen günümüzde sistemin kendisi sorunlu hale gelmiş ve bazı insanlara göre yokolma evresine girmiştir. bu sistemin yerini yeni düzenler alıcaktır elbette zamanla bu sistemlerde isimlenecek ve normal karşılanıcaktır. tıpkı bugün diğerlerinde oldugu gibi.
dini afyon olarak görürler ve dinin insanlar üzerinde kötü bir etki bıraktığını savunurlar fakat komünizmle yönetilen hiçbir ülkenin gelişemeyip yıkıldığı net ve açık olarak görebiliriz.
necip fazıl yukarıdaki sözü ile komunizmi özetlemiştir.
ve şöyle bir şey var, malum benzin ülkemizde 5 lira oldu.
komünist sistem benzinin 5 lira değil de 3 lira olmasını ister.
evet komünizm bunu ister.
ama liberalizm herkesin arabasının olmasını ister.
lüks olan benzin değil arabadır.
hala komünizmi destekleyenlere çok yazık.
tarlada temmuz sıcağında hasat yapmadan önce eleştirdiğim ama tarlada çalıştıktan sonra eleştiriyi bir adım daha ileri taşıyıp ölümüne karşı çıktığım yönetim biçimi. Klimalı evlerde yattığın yerden klavye kahramanlığı yaparak yürümüyor bu işler sayın çekiç kafalı arkadaşlar.
türk gençlerinin arasında da yayılan bir virüstür ancak şükürler olsun ki bu topraklarda hiçbir zaman görülmeyecektir. birkaç kelime ezberleyerek savunulabilen ideolojidir. bunlar: hak, eşitlik, özgürlük, proletarya, devrim, kardeşlik vs. dir. zaten özgürlük, kardeşlik ayağına teröristler de savunulur, insan da öldürülür her bok vardır kısaca.
hakkında tek kelime bilmediği halde atıp tutanların, birgün yanlışlıkla olurda komünistlerin okuduğu kitapların biriktiği kütüphanenin altında kalırlarsa beyin travması geçirecekleri siyasi ideoloji.
sürekli yanlış anlaşılan ütopya. evet ütopya çünkü uygulanabilmesi mümkün değil. yanlış anlanan da şu; herkesin eşit olabilme ihtimalinin akıllarda yarattığı soru işareti... inşaat işçisi ile avukat aynı para alır mı gibisinden antitezler yürütüyor insanlar bu ütopyayı bilmeden. böyle bir şey yok. komünizmde; avukat fazla para alır, inşaat işçisi az para alır fakat devletten yararlanma hakları aynıdır. kapitalizmde bu böyle değildir. milletvekilinden muhtarına, öğretmeninden polisine, herkesin ayrı ayrı abuk subuk hakları var. işte ütopya da bu yüzden, bu eşitsizliği önlemek mümkün değil. çünkü her birimiz maalesef insanız, karınca değil.