bir çok hakim devletin* değişik versiyonlarını iç siyasetlerinde kullandıkları sistem. aslında bu içeri de kendi halkını seven, nispeten* sosyal adaleti sağlayan ve kendi insanının haklarına saygı duyan liberal soslu sosyalist yapıdır. fakat bu ülkeler dışarı karşı tamamen çıkar amaçlı daha çok kapitalist-emperyalist bir siyaset güderler. normal olanı da budur.
yani bu kalıbın ya da ideolojinin iyi yönleri alınabilir. fakat sistem olarak komple geçerli değildir. türkiye gibi muhafazakar - milliyetçi - sağcı ülkeler ise bundan bir şekilde uzak tutulur. her anlamda dinsiz, vatan haini gibi kodlanır. ve böyle böyle koca nüfuslu bir sömürge oluşturulur.
işin teorik kısmı, stalinizm, troçkizm, leninizm meninizm falan filanı geçersek eğer Galiyevizm hariç, Türklükle arasına kan girmiş ideolijidir. Bu yüzden de aklı başında hiçbir Türk'ün gütmeyeceği düşündür.
Nasıl mı kan girmiştir?
cengiz dağcı çilelerini, etrafında çile çekenleri, başka ülkelerde çile çekenleri, vatanlarına kavuşamayanları, anasıyla, yarıyla ayrı düşenleri romanlarında yazmıştır.
Ancak ve ancak özüyle, Türklüğüyle, edebiyatıyla haşır neşir olmayan cahiller güder bu ülküyü. hem Türk, hem Komunist olmak demek cehaletin tezahürüdür. Türk birikimini bilmeden özenmek, Türk dilini hissetmeden yaşamak, Türk dinini birazcık olsun sevmeden var olmaya çalışmak demektir.
ek: Eksiyi basan kardeşler, Türk iseniz halinize üzülüyorum, dilsiz, duygusuz yaşamak, edebiyatsız olmak, sevgi nedir bilmemek zor. Türk değilsen zaten umurumda değilsin.
gerek insan ve yurttaş hakları bildirgesi gerek insan Hakları Evrensel beyannamesini daha ilk maddelerden delen, halkı ekonomik olarak sınıflara ayırdığından ayrıştırıcı ve ötekileştirici bir rol üstlenen ve modern dünyada savunulmasına izin verilmemesi ve bir nefret suçu olarak kabul edilmesi gereken insanlık, insan hakları ve medeniyet gibi kavramların anti-tezi. ancak modern ülkelerde (isviçre, isveç, kanada vb) zaten eğitimsiz göçmen kitleleri dışında kimse tarafından benimsenmediğinden ve bu bahsettiğim kitle büyük kitleye en fazla sivrisinek kadar zarar verdiğinden üstüne düşülmüyor sanırım.
19yy için iyi bir sistem olabilir ama günümüz dinamiklerinde yeri olmayacak miadını doldurmuş siyasi sistemdir. karl marx yeniden dünyaya gelse bu rejimi kafası almazdı. kendi düşünceleri içinde boğulur kalırdı.*
destekçilerinin ''düşünce özgürlüğü, bireysel özgürlük ve aydınlanma'' deyip, karşıt görüşten birini bulunca ''ahaaaam faşiiiiiissssttt111!!!'' diye ortalığı yaygaraya vererek çelişki ve acizlik içine düştükleri ossuruktan akım. önderleri karl marks denen yahudi şarlatandır.
dünya sistemidir, devletsiz yapısı vardır. ticaret ilişkisi, yasalar, ırklar, sınıflar, dinlerden arınılmıştır. Halk basitten karmaşığa giden bir örgütlenme içindedir*
Devlet rejmi olan "sosyalizm" ile çok karıştırılır. Aksine sosyalizm mutlak eşitlik, değildir. Sınıflı yapı devam etmektedir, tek farkı burjuva egemenliğindeki devlet yerine, proleterya diktatörlüğü kurulmuştur. Sınıfların birbirini ezmesi engellenmiştir, ticaret, para ile çalışma, dinler, ırklar, yasalar her şey devam etmektedir. Kurulmasının amacı insanların kapitalizm ile arasına set çekilip arındırmak, komünist topluma hazırlamaktır.
Tarihsel Materyalizme göre tarihin gereği olarak gidilecek noktadır komünizm. Ki dünya kapitalizmden önce 3 sistem yaşamış şuan 4. sistemi yaşamaktadır. Tarihsel bir bakış açısına sahip olan birisi "asla olmayacak yeaa" triplerine girmez.
komünistler genelde ya melezdir ya gayri-türk. komünist bir birey kendini soysuzluğun vermiş olduğu kuyruk acısından kaynaklanan ezikliği, insaniyet ve kahrolası hümanizm masallarıyla avutur. türk olmayan ve soysuzların son durağıdır.
kapitalist sistemle birlikte dahada azıtan sınıf mantığının ortadan kaldırılma düşüncesidir. yaratıcı kahramanları engels ve marx dır.yönetimsel anlamda paris komünü ilk örneğidir. daha sonra dünyanın her yerinde bu mantıkla komünler kurulmuş fakat başarılı olamamışlardır.
burjuvanın uykusunu kaçıran ideolojidir. siyasi açıdan komünist sistem bir çok farklı yaklaşımı içinde barındırdığından akademik yönden eleştirilemediği özelikle ekonomist çevrelerce söylenir fakat bu doğru değildir, bakunin baba çatır çatır eleştirmiştir özelikle komünist sisteme erişirken geçirilen evrelerin gelişimi arasında yer alan sosyalizm bunların başında gelir.
her ne kadar eleştirilse de komünizm, insanlığın yıkıcı etkilerinden biri olan sınıf sorununa bugüne kadar en ciddi ve en tutarlı muhalif yaklaşımı göstermiştir. ayrıca ileri demokrasiye geçen ülkemizde parti ideolojisi komünizm olan türkiye komünist partisi vardır. ülkemizdeki teokratik endişeyi göz önünde tutarsak, çok kuvvetle muhtemel bu parti önümüzdeki bin yıl türkiye de iktidar olması düşünülememektedir.