Ankarada en iyi kokoreç yenilebilecek yer kafaları çektikten sonra sakarya caddesinde bulunan profesör kokoreç tir. hem sade hem de soslu kokoreç yemek mümkündür.
eksik bilgilenme sonucu avrupa birliginde yasak olduğuna inanılan, halbuki avrupa da sadece yunanistan da değil ingiltere , fransa gibi ülkelerde de tüketilen ve sevilen yiyecek.
kuzu bağırsağından favori bir yiyecektir. insanı cezbeden muhteşem bir kokusu vardır. balıkpazarı mercan veya şampiyon tercihtir. fakat asıl sokak tezgahlarından yendiğinde tadına doyum olmaz. birileri bunun sağlıksız olduğunu söylediğinde mikrop mikroba bir şey yapmaz felsefesi akla getirilerek gönül rahatlığıyla yenilebilir.
ayrıca kokoreç kriziniz geldi ve kokoreç bulamadınızmı o halde kendinizi karides güveçle kandırabilirsiniz. tadı kokoreçe benzemektedir.(ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler lafı geldi birden aklıma)
Edit: 10 yıl üstüne gelen düzeltme isteği şampiyondan kokoreç yenmez arkadaş. Mercana devam.
ankara'da çiftlikde tam köşedeki büfenin ince kuzu bağırsağından yaptığı, aynı yerde iki dükkan sağda bulunan tekel büfesinden alınacak şişe efes pilsen ile muhteşem uyum sağlayan güzel bir yiyecektir. unutulmaması gereken bir konu: kokoreççiler eğer satır kullanıyorlarsa ve "müzikli kokoreç" diye tabir ettiğimiz şekilde kesiyorlarsa, mümkünse oradan kokoreç yemeyiniz çünkü kalın bağırsaktır. kalın bağırsak hem tatsızdır, hem çeşitli bulaşıcı mikrop ihtiva etmektedir. bir de kalın bağırsağın müslümanlara haram olduğunu zannediyorum.
AB nin hazzetmediği leziz et. Aşağı yukarı her Beşiktaş a gittiğimde yemek istediğim şeylerin en başında gelir ve ben de dayanamam girerim Şampiyon kokoreçe.Gerçekten de Avrupa nın herhalde hazzetmemesinin sebebi bu yiyeceği Türklerin icat edip yiyor olmaları. Yunanlıların kıskançlıktan baklavayı tescil ettirmeleri ve kebap için de aynı tarifeyi uygulayarak dünyaya dalga konusu olmaları sonucunda artık kokoreçe bunu yapamayacaklarını bildikleri için AB şartı olarak önümüze konması ayrı bir utanç kaynağı olmaktadır. Yine de yiyin arkadaşlar iyidir.
gecenin bir köründe sokağın köşesindeki minibüsünün içinde ekmek arası şeyler hazırlayan amcaya gitme sebebim. hele de hava soğuksa minibüsün içinden gelen sıcak hava ilee ısınıp kokoreçin içindeki acı(cin)bibere denk gelince yaşaran gözlerinizle evinizin yolunu tuttuğunuzda sizden mutlusu yoktur.(tabii yanınızda abiniz varsa ve peşine takılan da yoksa)
kuzu kokoreci alıp şişe geçirceksiniz. ağır ateşin karşısında yağlarını erite erite nar gibi olana kadar pişireceksiniz.
şişten çıkardığınız orjinalinin neredeyse yarısına kadar küçülmüş nar gibi kokoreci orta büyüklükte dilimlere keseceksiniz. isteğe bağlı olarak ya yuvarlak dilimler halinde plate in üzerinde alt üst edip, biraz tuz, biber ve kekikle yiyeceksiniz
ya da dilimleri de küçük parçalara ayırıp plate e koyacaksınız. tercihe göre ya sade ya da biber ve domatesle pişirecek, pişerken üstüne ekmeği kapatacaksınız.
pişen kokoreci, kokorecin buharı ve yağıyla yumuşacık olmuş ekmeğin içine koyup, isteğe göre baharatlarla tadlandırıp afiyetle yiyeceksiniz.