arada bir okumamanın eksikliğini duyup, jet hızıyla içindeki o sesi bastıran ama en azından kitap okuduğunu iddia etmeyen insandır. sanılanın aksine hayal gücü gayet geniştir, okuyanlara da arada imrenir ve onları destekler. yanında kitap kurdu bi arkadaşı varsa ve kitapçıya girmişlerse hayat onun için çekilmezlik sınırını zorlasa da eline bi kitap alıp incelemeye çalışır.
'kitap okumuyorum ama gazete okuyorum yani' gibisinden garip savunma yapanları da vardır.
bizzat duydum,korkup kaçtım.ikisini karşılaştıramazsın ki bile diyemedim.
üç beş kitap okuyup da kendini bi bok sananlardan daha adamdır. okur ya da okumaz sana mı soracak. çok geziyordur, kitap yazıyordur. ya da ihtiyaç duymuyordur okumağa. bunu aşağılamanın anlamı yoktur.
denizde boğulmak üzere olan bir adamı kitap okumak değil yüzme bilmek kurtarır. hey sen gözlüklü, anladın sanırım olayı.
daha cazip bir örnek vereyim: bir kadınla birlikte olacaksın ve seni orgazma götüren şey kitaplar olmayacaktır. yine mi anlamadın. e hadi siktir git kaldığın yerden devam et kitabına.
not: evet en son üç yaşımda dedemin hediye ettiği bir hikaye kitabının ilk sayfasını okuduktan sonra bıraktım okumayı. şimdi sadece yazıyorum her türlü.
zamanının önemli bir kısmını kitap okumaya ayıran kendime bakarak çok şey kaçırdığını söyleyebileceğim insandır. aradaki fark nedir okuyanla okumayan arasındaki diye soran olursa; kitap hayatımda o kadar uzun süre önce yer edindi ki bu farkı hatırlamıyorum bile o yüzden tek bir şey bile söyleyemem. ancak bunu yapacak olan arkadaşlar farkı göreceklerdir diyebilirim.
kitap okuyan insandan farkları yoktur. sadece zevkleri farklıdır. herkes kitap okumaktan zevk almak zorunda değil. değil mi?
bazıları kitap okudukları için kendilerini üstün görürler, kitap okudukları için kendilerini bilge sanarlar. bunlardan uzak durmak lazım efenim. sağda solda 'ben kitap okuyorum, okumayan insanlara acıyorum' cicim ayaklarına yatıp eve gidip serdar ortaç dinlerler, evlerden ırak.
kendi isteğiyle okumuyorsa düz insandır. ama hayatında hiç kitap okumamış insanlarla büyümüş bir insansa,doğru dürüst hiç kitap eline geçmemiş bir insansa; talihsiz insandır.
eksik insandır.bi yanı gelişemeyen insandır.ha kitap diye sırf para kazanmak için sırf birilerinin cepleri dolsun diye yazılan yazar bozuntusu insanların kitaplarını okuyosa ve kitap okuyorum diye geçiniyosa yine eksik olan insandır. zaman bulamamakta bi bahane değildir kanımca sözlükte yazmaya okumaya zamanın varsa kitap okumaya da zamamındır vardır zaten .
birde bunlar kitap okuyan insanlar mal gözüyle bakıp asosyel damgası çakmaktadırlar.hey yavrum hey.
arkadaş asosyel diyorsun da ben kitap okurken senin asla gidemiyeceğin rüyalarında bile göremeyeceğin yerlere gidip,geliyorum...*
- Türkiye'de her 100 kişiden sadece 4,5 kişi kitap okuyor.
- Japonya'da yılda 4 milyar 200 milyon kitap basılıyor. Türkiye'de sadece 23 milyon.
- Birleşmiş Milletler insani Gelişim Raporu'nda, kitap okuma oranında Türkiye, Malezya, Libya ve Ermenistan gibi ülkelerin bulunduğu 173 ülke arasında 86. sırada.
- Japonya'da kişi başına düşen kitap sayısı yılda 25, Fransa'da 7. Türkiye'de ise yılda 12 bin 89 kişiye 1 kitap düşüyor.
- Toplam nüfusu sadece 7 milyon olan Azerbaycan'da kitaplar ortalama 100.000 tirajla basılırken, Türkiye'de bu rakam 2000 - 3000 civarında basılmaktadır.
- Gelişmiş ülkelerde kişi başına düşen yıllık kitap alımı, ortalama 100 ABD doları, Türkiye'de ise bu rakam 10 ABD dolarının altındadır.