kitap okumak

entry1169 galeri113 ses2
    140.
  1. şimdi kafan bozuktur bilgisayar tatmin etmiyordur seni hatta wow bile sıkmış ise seni al kitabını sonra marketten 10tl'ye aldığın termos bardak ile beraber doğru bir sahile sahil dediysem öle cıvıl cıvıl olanından değil hoş bu havalarda pek kimse olmaz ama her neyse otur bir banka aç kitabını yudumla kahveni denizin tuzu ile.
    1 ...
  2. 139.
  3. bazen insana haz verir, bazende gaz verir.
    1 ...
  4. 138.
  5. bazıları* için yemek yemek, su içmek kadar gerekli bir ihtiyaçtır.
    2 ...
  6. 137.
  7. istediğin zaman istediğin sahneden devam edebildiğin, aynı zamanda görüntüleri gözüne sokulmayan hayal etmene açık bir film izlemek gibidir.
    kitap okurken etrafında bir küre oluşur ve tüm insanlardan koparsın; kendi dünyandaki yaşamına geçersin. mutlusundur, yazarın yazdığı harfleri birleştirip bir duygu hissetmen bile kitap okuman için bir sebeptir. hele o kapkalın kitapları okuduktan sonra eline alıp kalınlığını hissetmek vardır ya; o tatmin duygusu apayrıdır.
    unutmadan bir de kokusu vardır kitapların, her seferinde başlarken ve bitirirken sayfaların en dibine burnumu sokup içime çektiğim; tanışmak ve veda etmek gibidir kitaba, olgun ve sessiz...
    0 ...
  8. 136.
  9. mozart, bira ve kitap.. evet.
    2 ...
  10. 135.
  11. 134.
  12. çok felsefi olacak ama ruhu dinlendiriyor.
    3 ...
  13. 133.
  14. bir alışkanlık haline getirmeyi başardığınızda sizi pek çok sorundan kurtarabilecek bir hobidir aynı zamanda. sevgilin seni terk ettiğinde harry bosch' un peşine takılıp atlatabilirsin o dönemi. okul uzadığında raskolnikov' un sorununun yanında bu da dert mi ki diyebilirsin mesela ya da seçimine göre, meursault ile yabancılaşabilirsin bir süre hayata...
    0 ...
  15. 132.
  16. bazı insanlar için * bu kadar bağımlılık yapmasının sebebinin aslında okunulan şeyle, o eserin edebi güzelliği veya başarısı ile ilgili değil, bir gün ciddi anlamda bir kitabın içine kaçma ihtimaline içten içe inanılmasıyla alakalı olduğunu düşünüyorum.

    aslında o hikayeyi okumak değil, o hikayeyi yaşamak istiyoruz. ama korkağız sanırım, oturduğun yerden başkalarının hikayelerini okumak kendi hikayeni yaşamaktan çok daha kolay geliyor.
    1 ...
  17. 131.
  18. insanın hayatını değiştirebilmesi için bir fırsat.
    0 ...
  19. 130.
  20. kendi iç dünyandan çıkıp, karakterlerin iç dünyasına gitmenizi sağlayan, her açıdan size birşeyler katan aktivite. sıkıntıdan uzaklaştırır bir anda.
    0 ...
  21. 129.
  22. inanılmaz lezzet veren bir şey... evet lan. "lezzet" ne alaka di mi? ama öyle benim için. okumayınca çok canımın sevdiği ve istediği bir yemekten mahrum bırakılmış gibi hissediyorum. "kitap okumayı sevmiyorum" yanıtı alınca tıpkı salak gibi derin bir hayrete düşüyorum... kitap lan bu. sevilmez mi? kitapta okuduğum herhangi bir şey bana gerçek hayattakinden daha güzel, heyecanlı, dolu, derin ve hatta daha gerçekçi geliyor. sanki o an ben yaşamıyorum da o karakterler yaşıyor... ben nefes bile almıyorum... öyle işte... bir de gecenin bir yarısı saçmalıyorum.
    1 ...
  23. 128.
  24. Başka bir aleme seyahat etmek. Kısa bir anlığına da olsa dış dünyayla bağlantıyı kesmek. Knedinden geçmek. Mükemmel ve faydalı bir şey.
    0 ...
  25. 127.
  26. çok ilginç bi şey... şimdi insan kitap okudukça okumak istiyor, ama sen bi kitabı okurken adamın biri -mümkünse en şahanesi- bi kitap daha yazıyo, e bunun senden evvel yazmış olanları, klasikleri falan da var, hepsini okumak istiyosun, kendini kasıp günde 3 kitap bitiriyosun falan... huzur veriyo ama geriyo bi yerde... ya da bende bi sakatlık var...
    0 ...
  27. 126.
  28. 125.
  29. benim için bir anlık hevestir. tam derim hah işte ben bu kitabı okuyacağım neyse gider alırım kitabı en fazla 3 4 gün okurum ama ondan sonra yoook nerdeeee. yine bir heves sardı bak içimi.
    1 ...
  30. 124.
  31. kitap "insanlarla" iletisim kurmanin bir yoludur. tipki bu sözlükteki entryleri okumak gibi. yalniz kitap sözkonusu olunca entrylerin uzun oldugunu varsaymak gerekir. fark sadece odur.

    binlerce yil önce ölmüs konfüsyüs ü, aristoteles ´i, sanki hala yasiyorlarmis gibi okursunuz kitapta. mantiklarini, düsünce yapilarini anlarsiniz. bundan daha güzel bi sey olabilir mi ?

    ben su aralar cok güzel bir ikinci dünya savasia ookuyoum, öyle güzel yazilmis ki, sahnelere tahayyül edebiliyorum
    2 ...
  32. 123.
  33. dost bildiğine sarılmaktır. çünkü insana en çok kitap yakışıyor ve mürekkebin kuruduğu yerde kan akıyor. çünkü ben okudukça insan, sen okundukça kitapsın.
    4 ...
  34. 122.
  35. bir ihtiyaç olmasına rağmen ülkemizdeki alışkanlıklardan ve sosyo-ekonomik koşullardan dolayı lüks veya salaklık olarak nitelendirilen eylem.
    0 ...
  36. 121.
  37. milyonlarca düşüncenin birdenbire beyninizi terk etmesini anlatan en güzel eylem.
    1 ...
  38. 120.
  39. yapılamayınca çamur atılan zevk.
    0 ...
  40. 119.
  41. sözlüğe takıldıkça az yaptığım, sözlük olmayınca hiç yapamadığım, özlediğim güzellik.
    2 ...
  42. 118.
  43. --spoiler--
    kurnaz insanlar okumayı küçümserler, basit insanlar ona hayran olurlar, akıllı insanlar ise ondan faydalanırlar.
    zira okumak yalnız başına bir işin kendiliğinden nasıl yapılacağını öğretmez, onun dışında ve üstünde bir hizmet vardır ki o da gözlem ile elde edilir.
    --spoiler--

    nüvit osmay.
    insan mühendisliği adlı kitabından...
    3 ...
  44. 117.
  45. gerçekleştirenlerin mutlaka ağır şekilde cezalandırılmasını gerektiren bir eylem biçimidir. ülkemizde bolca görülen çocuk ve hayvan tecavüzü, genç kız kafasını testereyle kesme, aile meclisinde toplanıp zina yaptığı tespit edilen kızların katline karar verme türünden vaka faillerinin bu eylemlerinden önce kitap okudukları tespit edilmiştir. evlerinde yapılan aramalarda dante nin ilahi komedyasının orijinal baskısı, shekespeare in bütün oyunları, çehov un bütün öykü ve oyunları, nabokov un lolita romanı ve lawrence durrell in iskenderiye dörtlüsü gibi zararlı yayınlar ele geçirilmiştir.
    2 ...
  46. 116.
  47. zor sanat. insanların kafasındaki düşünceleri değiştirmedikçe bu ülkede, ortalık yerde yapana iyi gözle bakılmayacağı anlaşılır bir haldedir. "neden?" sorusunu duyar gibi oldum. şimdi ona geliyorum.

    öğleden sonra, 15:15'teki dersi beklerken zaman geçmek bilmediği içi yeni aldığım kitaba başlama gereksinimi duydum. hem kitaba alışır, hemde boş zamanı değerlendiririm dedim. ilk başlarda kantinde rahat rahat okuyacak yer bulamadığımdan arkadaş ortamında kitabı açtım. açmamla tepkiler gelişti: olum ne yapıyon lan sen? , entelektüel mi oldun malak? vb. şeyler duymaya başladım. bi' an duraksadım, "ben mi normal değilim, yoksa onlar mı?" sorusunu sordum kendime. kitabı bir hazla çıkarmıştım ki çantamdan, hızla koydum yerine şaşırmış şekilde. sonrasında kalktım masana, yeni boşalmış bir masanın başına geçtim. oturdum, müziğimi açtım, kitabı çıkardım çantadan ve biraz önceki hazla açtım tekrar kapağı. okumaya başladım. 3-4 sayfa sonunda kitaba dalmaya başladım, müziği bile duymaz oldum neredeyse. tam odaklanmışken biri gelip ayağıma tekme attı. yine bi' aptallaştım. "noluyo lan?" dedim. kafamı kaldırdım, bi' arkadaş. elimden kitabı aldı bi anda, saygılıydı kendince. çünkü sayfasını kaybetmeden bakıyordu. "yazar güzel ama şizofrene bağlamasın?" diye bi' yorum yaptı. boş gözlerle yüzüne baktım gitsin diye. öylede yaptı kendisi. gidip bi' su aldım, bir kaç yudum aldım ki kendime geleyim. tekrar kitaba başladım kaldığım yerden. ilerliyordu sayfalar yavaşça ama ben anlam veremiyordum cümlelere. arkadaşın yaptığına kafam takılmıştı. eden böyle bir şeye kalkışmıştı ki?

    düşüncelerim ve kitap arasında gelip giderken, birisi daha yanaştı yanıma, elini omzuma koydu. bende durdum, okumayı bıraktım bir şey soracak diye. kulaklığı çıkardım suali bekliyorum. ses yok. döndüm kendisine baktım. yüzüme döndü kafası ve şu soruyla karşılaştım: "sen kitap mı okuyon?" içimden söverek başlayacağım cümleler kurmak geçti ama yapmadım. sakindim. yine boş bakışlarla baktım ve o da gitti.

    tekrar kitaba döndüm ama bu sefer okumuyor, sayfaları öylesine çeviriyor, sadece insanları bana bakışlarını ve hareketlerini gözlüyordum.önümden her geçen bi' bakıyor, sonra tekrar bakıyordu. anlam veremedim bu bakışlarına, beni ya hor görüyorlardı yada önemsiyorlardı. bir kaç kişi geçtikten sonra bir an duruldu. kimse bana bakmaz oldu.

    kitabı okumaya başladım tekrardan. dakikalar geçti ki, kafamı kaldırmam ile 3 kişinin tepemde olduğunu gördüm. "ne yapıyon lan y.....mmm!" sözüyle karşılandım. çok güzel değil mi? kitap okuyorum, görmek için gözünü kullanman yeterli cevabı verdim. boş bir gülüş attı ve sonrasında "okuyup ta ne olcan ki?" sorusunu duydum.

    o an kitabı kapadım ve çantama koydum. içimden ben ve benim gibiler adına işimiz zor, bizim gibiler bunlara fazla gelir dedim. oysaki çok bir şey yapmıyordum. altı üstü bir roman okuyordum. çok normal bi' durum olması gerekirdi. sonra dedim ki kendi kendime; olum elm, burası türkiye, burası düz mantıklıların bolca olduğu ülke.

    edit: 15:15'te girdiğim derste ne mi oldu? düz mantıklılarla ne olabilir ki...
    3 ...
© 2026 uludağ sözlük