aydının tembel üreticilerinin kestanesini bursaya satması sonucu bursadan kestane şekeri almasına vesile olan tatlı tembellik. yeryüzünde aydınlılar kadar tembel başka neresi vardır merak ederim.
kendi gençleri işsizlikten kırılırken allahın zerre miktar müteşebbis ruhu başetmemesi ironik, dandik, trjikomiktir.
ben üretir tarlada satarım, gerisine de karışmam mantığı aydınlı çiftçinin mantığıdır.
eğer bursalıysan ve başka bir şehirde öğrenciysen bütçene ciddi yaralar açar. her arkadaşa götürmek zorunda kalırsın. özellikle talep edilir, hatırlatılır. artık bıktım yahu.. *
çocukluğumda izmir fuarına her açıldığında koşa koşa gitme sebebim. kafkas kestane şekerlerinden alınıp tatlı tatlı kemirilen kestane şekerinin tadı bir başka güzel gelirdi o zamanlar. şimdi imkan var * , kafkas şekerleme de her yerde şube açtı ve kestane şekerinin lezzeti de aynı ama o eski tad alınmıyor.
an itibariyle akla gelip krizine girilen über süper tat.
ayrıca bunun kestanesi aydın ilinden bursa iline satılır ve bursa ilinde şekerlenip tatlanır. yuh size aydınlılar. müteşebbis ruh yoksunlarısınız biliyorsunuz değil mi? kendi kestaneni işlemekten acizsin diyecem de anlam heyelanı yaşanacak. *
adını her duyduğumda kazıklandığımızı anımsarım tekrardan.
Bursa'dan gelirken yoldan almıştık. Kocaman kutuydu ve 16 liraydı. Eve geldik, açtık, yeminle içinde tam 16 tane kestane şekeri vardı.
yurdumun en başarılı şekeridir. ye ye doyamazsın. birazını yanına alıp yanında yatarsın. çukulata kaplamalı olanı da çok başka bi tatlıdır.
ağzımın suyu dudaklarımın arasından görünmektedir.
sene iki sene önce, herkes yurda kendi memleketinden bir şeyler getirecekti. lan dedim ben de havlu mu götürsem, sonra vazgeçtim kestane şekeri almaya karar verdim. bastım parayı aldım en pahalısından, zengin piçi oktay gibi yurduma mutlu ve mesut komiser bir şekilde giderken arkadaşlarımın kestane şekerine bayılacaklarını düşünüyordum. neyse ki efendim, yurda vardım. börekler kekler falan filan. ben de çıkardım kestane şekerini. herkes bir tane aldı. sonra hiç kimse bir tane daha almadı lan. çok şekerliymiş. çok tatlıymış. boğulacakları gelmiş. püh allah belanızı vermesin dedim. bir tanesi de demesin mi, kestanenin üzerine şerbet dökmüşler al sana kestane şekeri diye. bu tez aklıma yattı. hakikaten de öyleydi. ben de tadına baktım ardından. lan dedim bu ne! bildiğin şekeri kestane şekerine bandırmışlar. püh allah belanızı vermesin dedim yine. sonra bir tane daha yedim. ondan sonra da karar verdim. hakikaten kestane şekerinde bir cacık yok. o kadan da para vermiştim. bundan sonra giderken şeftali götüreceğim.