(bkz: #7392660) nolu entrsiyle kelimeler arasındaki ahengi bir abazadan duymak imkansızdır. türkçe meali yiyişmek , s. , dibine kadar sokmak olan sex kelimesini her zaman türkçe mealiyle kullanmaması beni şaşırtmaktadır.
(bkz: kim lan bu kernel)
biliyor musun amadeus. seviyorum seni.
neden biliyor musun amadeus. got kokan ortamlardan ben de olabildigince uzak kaldim hep.
fakat biliyor musun amadeus. turkiye'nin hali icler acisi.
-ya da-
turkiye'ye yazik.
-ya da -
turkiye gibi sevimsiz bir ortami olan baska bir ulke gormedim, sevgili amadeus.
ve bilir misin ki, arap ulkelerinin hepsi turkiye'den daha cagdastir.
ve camileri got kokmuyor amadeus.
ve sen hic merak etme amadeus.
turkiye hristiyan olsaydi, kiliseleri got kokacakti.
(bkz: #6477741) ilaveten ben bu yazarın gay ve türevi olduguna yürekten inanıyorum.
az önce bir yerde karşılaşırsak agzını burnunu kıracagım demiştim sözümü geri alıyorum, ay yenilir ki bu felan demek istiyorum.
kafamdaki kernel profili tam olarak şöyle; bu şahıs muhtemelen lise yıllarında içinde 15 (kız biraz fazla biraz az olabilir) ve 3,5 erkekle aynı sınıfta okumuştur. şimdi bu arkadaşımızın abazanca sözlerinin kaynagı ise bu 3,5 arkadaşının kızlar hakkında düşündüklerinin kendi hafızasında canlandırmasından oluşmaktadır.
eminim lise yıllarında abazan çocukları bir odaya kilitleyip benzin döküp yakmak istiyordur. kendisi şiir kalpli bir insanken başkalarının neden böyle g.t düşkünü olduguna anlam veremiyordur.
(#7431278)entrysi ile hayal kırıklığına bir yenisini daha eklemiştir. ulan ne güzel geyik entrylerini okuyup eğleniyorduki milletin saygı duyduğu şeylere saldırıp dikkat çekmek niye?
hadi gelin size birazcık kernel amadeus'tan bahsedeyim.
hani camdan süzülen dumanların bir genzi yakamayacak kadar yalancı olduğu hayatınızda yer etmiş bir gerçeklikten yani. feylezoflar mahallesinde kafası allak-bullak olmuş çocuklar gibi kalmayın diye.
siz sırt üstü düşmüş yerde duran elli iki kağıda kahrederken, düzenbaz kumarcıların hilelerine gülüp geçen bir adamdan bahsedeyim.
kimsiniz? alt yapınız ne ki benden momentumun koruma kanunu'na dair bilgiler bekliyorsunuz? sokağa salsam evcil karıncalarımın üstüne basar ezersiniz hepiniz.
ben size tuzunuz kurursa, cesediniz gırtlağına kadar pisliğe batar demedim mi?
episode 1 istiklal marşı okunurken anlamsızca ayağa kalkmak
hangi biriniz her pazartesi ve cuma istiklal marşı okurken soğukta bekletildiğiniz için küfür etmedi okul müdürüne? ve kısık sesle okuduğunuz için üç kere üst üste tekrar etmek zorunda kalmadınız ulusal marşımızı?
ve dürtmediniz arkadan birbirinizi, gülmediniz, alay etmediniz değerlerinizle?
yapılan hakaretler ayakta yapılınca saygıya mı dönüşüyor yoksa?
ben sizin "bu ne lan her seferinde put gibi ayağa mı kalkalım" deyip de, gönülsüzce ve aylakça ağır adımlarla dikelip sonra da burada kahramanlık nidaları attığınız iç sesinizim.
ki ben okul müdürüme hiç küfür etmedim...
geçen hafta açmış olduğum başlıklardan bir kısmı. cızırdayarak susan bozuk gramafon gibi terane yapmayın da cevap verin bakalım bana,
neden din üzerine eleştirel açıklamalar yapmadınız hiçbiriniz? ve siyaset & din ilişkisine dair küçük bir yorum. resmi tarih-türk tipi demokrasiye dair niçin verdiklerimle yetindiniz hepiniz?
çok mu güveniyordunuz bana?
''En başından beri ahlaksız çığırtkanlığı yapanlara inat bu adamda herkeslerde olamayan bir derinliğin varlığından bi haber değildim! (Sezgilerim kuvvetlidir, kalite kokusu ışık hızıyla ulaşır şahsıma, aslı şeffaf bakışlarımda saklı.)''
mart kedisi' nden alıntı... ismide tuttu. bu adam biliyor arkadaş dediğim yazar bilgisinden dostluğun istifade etmek isterim. adam hayatı çözmüş özellikle secde konusundaki entry si bitirdi beni.felsefenin dünyasına girmiş adamın hali başka. hayatı faust tadında yaşamak bambaşka bişey.
3bin yılın hesabını göremeyen, karanlıkta yolunu bulamaz, ancak günü gününe yaşar. goethe.
sokratın da dediği üzre çok az şey biliyoruz ve bu eksikliği hissetmeliyiz. bu adam hissediyor gibime geldi.
sevgi/sevilme olgusunun kelime bazında bile varlığına tahammül edemeyen; acaip sanal kişilik..
insanların, düzgün başlık/entrylerini beğenip; biraz yakınlaştığını hissettiği anda...
oldukça dik ve keskin bir manevra ile anında kendinden nefret ettirmek isteyen yazar..
-haa bu durumun kimseye bir zararı veya faydası var mı?
asla!..
kendisine olmadığı gibi..
kime ne ki..
koskoca yalnızlıklarından...