kenan evren

entry1533 galeri136
    108.
  1. bir kenan vardi cani sikilan

    darbe yapti sikinti gitti

    ordu geldi memleket sikildi

    bir evren vardi yüregi kocaman *,*

    (bkz: türkce karaktersiz klavye)
    (bkz: karaktersiz klavye)
    7 ...
  2. 107.
  3. turkiyede insanlik adina herseyi oldurmus darbeci. olaylarin kizismasini bilerek ve darbe yapmak icin beklemistir. gucun bir insanin ne kadar degistireceginin en aci ornegi.
    1 ...
  4. 106.
  5. 1918'de alaşehir'de doğan, gerektiğinde beslemeyip asan, darbeci eli fırçalı emekli general, devlet adamı.
    5 ...
  6. 105.
  7. "idam karari geldi onumuze, ve dedik ki: sagci solcu yok, mumkunse bir sagci bir solcu, iki sagci iki solcu, neyse...kac tane cikmissa ikisini beraber yapalim. sonra demesinler ki bize bu gelen yonetim, efenim, sagi tutuyor, solu tutuyor gibi tohmet altinda kalmayalim. onun icun boyle bir iki tane birden gelmisse, bir ondan bir ondan yapmak suretiyle infazini hemen onayliyorduk"

    hayretlere düşürüyor değil mi insanı... bu zihniyet türkiye cumhuriyeti'nde söz sahibi oldu yıllarca. türkiye'deki faşist yönetimin dibine közleri savuran, atatürk'ün mevkisine oturmasını kendime yediremediğim, yüzsüz ve bir o kadar da pişkin insan evladı. hala çıkıp konuşur televizyonlarda utanmadan...
    3 ...
  8. 104.
  9. 10 kasım 2006 günü paper moon'da "tek başına" yemek yemesi bazı köşe yazarları tarafından * * * halkın arasına karışmak diye addedilen sabık darbeci.

    (bkz: http://www.hurriyet.com.t...asp?yazarid=10&gid=61)

    (bkz: http://hurarsiv.hurriyet....d=5425060&yazarid=174)

    hayır ne istiyolar bilmem ki? paper moon'da çalışan garsonların ona kafa göz dalmasını veya bir anda binlerce kişinin paper moon'u basmasını falan mı?

    bir ülkenin milyonlarca vatandaşını keyfi ve sistematik bir şekilde işkenceye maruz bırakan birini bu kadar koruma gayretkeşliğine ne demeli, bilmem ki.

    eğer gerçekten halkın arasına karışmak istiyorlarsa ertuğrul özkök'ü ve kenan evren'i 1 mayıs'a bekliyoruz. diledikleri korteje girebilirler. kesinlikle baskı, dayak, darp olmayacaktır. içleri ferah olsun. bir çayımızı içer giderler.
    1 ...
  10. 103.
  11. Park lee' nin dehşet bir senaryo üzerine kurguladığı cellat filminin kapanış sahnesinde seyirciye seslenerek ifade ettiği '' celladınızla yaşamayı sevin'' tumcesi tamda bizim ruh donumumuzun açmazını ifade etmekte.. Yaşanan acıların, kırılan boyunların, maruz bırakılan haksızlıkların, işkence tezgahlarının sorumlusunun sizin yaşamınıza nazire yaparcasına bir yerlerde alameti farika sergileyerek durması, celladı ile yaşamak zorunda bırakılmak değilse nedir?
    Bu ulkede, her kötülük imgesinin zihinlerde yarattığı gravurun aynı özenden yoksun, zekadan mağdur, bedeli ağır işçiliğin izlerini taşıyor olması nasıl bir halede soluduğumuzun da belirtisi aslında.. Montur tezgahlarda işlenerek mıhlanan bu gravurlerin ustabaşıdır Kenan Evren.. Kendi ardıllarına bıraktığı tek meslek sırrı ise '' kanın ve cesetlerin '' bolca serpiştirilmesidir.. 7 senelik bir serüvenden emeklilik hakkı kazanarak köşeye cekilmesi onun siyah bulutlarını ulkem coğrafyasından sokun ettirmemiştir. kazdırdığı kuyuya beden gömdürecek çıraklarını yetiştirerek çıkıp gitmiştir sahneden.
    Kendi acımasızlığını, gaddarlığını asla ve asla dikkate değer bulmayan bir zihin onun ki.. Aradan yıllar gecse bile pişmanlık duyamayacak kadar, kendinden emin bir sertlikle yine olsa yine yapardım diyen bir kıvanc duyma halinde. ''Kelleyi koltuğa aldım ve bu işi yaptım. Bu bir devrimdir'' diyebilen bir figur.. Sorgusuzca öldürmenin, asmanın, işkencenin, her türlü rezilliğin manifestosuyla bulanmış bir devrim modeli sunuyor önümüze. bir toplumu belirsiz sislerde yönsüz bırakırken, kendisinin yargılanmasını engelleyecek anayasa ile çıkışını sağlama aldığı bir devrim.. Bir devrim ki 50 canın boğazında sıkılan ilmek milyonlarca yığının sesinde es duruşu.. Bir devrim ki konuşamamanın, hak arayamanın, dışlanmanın,dışkı yemenin, boynu eğik kitleler halinde kendine patlamanın hali.. Bir devrim ki, köylü kurnazlığı sinmiş bakışlarla köşe kapan sansarların dişlerinde ömrümüzün etleri.. Bir çağa yayılacak genişlikte ki kötuluklerin başımızdan aşağı birden fora edilerek bırakılmamızın devrimi..
    Nefretin fosfor yuklu meşalesini yakarak, onarılmaz yaralar acmanın hikayesidir kenan evren.
    Tum tarihimizin en kırılgan zamanının mimarı olarak usumuzu yarılıyor Kenan Evren.. Onun bir yerlerde nefes aldığını hissetmek, gulebildiğini bilmek, ben gibi, biz gibi, bizden daha iyi gibi yaşayabildiğini gözlemleyebilmek yazgımızla bitmeyecek hesaplaşmamızın kendimizden utandıran yol ayrımı.
    hayallerimizin üzerine gerilen bu karanlık siluetin gulusu sonlanmadıkca, ölülerimizin yasını dindirecek bir ağıdımız yok bizim..
    2 ...
  12. 102.
  13. anayasanın geçici 15. maddesiyle kendini garanti altına almış,şimdilerde eyalet sistemini savunan apolitize toplumun ve tiki gençliğinin yaratıcısı.
    8 ...
  14. 101.
  15. daragacindan yapilma fircasiyla turkiyeyi yesile ve kana bulayan ressam.
    3 ...
  16. 100.
  17. gazetecilerle röportajı, bodrumda balık yiyip rakı içerek yapan bir adam.
    1 ...
  18. 99.
  19. 98.
  20. 97.
  21. allahim isine karismak gibi olmasin ama öteki o.c.pinocheti yanina tam 92 yil sonra aldin.bu da tam 90 oldu.ayip olmuyormu biraz.
    1 ...
  22. 96.
  23. 95.
  24. ama asılan adam sayısını dengelemeye gayret etmiştir.* *
    3 ...
  25. 94.
  26. en sevdigi oyunun adam asmaca oldugunu dusundugum manasız kişilik.
    4 ...
  27. 93.
  28. sol sütünda ne zaman görsem yine kim, ne hakaret etmiş diye düşündüğüm eski asker.**
    2 ...
  29. 92.
  30. 91.
  31. Damadı Maksut Göksu'nun Kuzey Irak'ta petrol araması yaptığı iddia edilen emekli, eyaletsever...

    http://www.gercekgundem.com/?p=51472
    1 ...
  32. 90.
  33. 2 ihtimal vardır kenan evren hakkında kanımca

    1-bunamıştır, her aklına geleni söyler
    2-aklı başındadır ve sam amcanın sözcülüğünü yapmaktadır

    eğer 2. seçenek doğruysa şöyle bişey aklıma geliyor; bu adam eğer birilerinin sözcüsüyse, bu birileri ona 90 yaşında gelmezler, mutlaka daha önceden bi mazileri vardır... eğer önceden mazileri varsa... düşünün bizim sandığımız ülkemizin aslında kimlere ait olduğunu...
    3 ...
  34. 89.
  35. 88.
  36. 87.
  37. ışıl özgentürk'ün gazetede 12 eylül işkenceleriyle ilgili yazdığı yazının kısa bir bölümünü aktarıyorum. işkence çeşitlerinden biri, asılmayıp beslenenlerin hali mi desek?

    "geçelim başka bir hikayeye. adı bende saklı, o zamanlar gencecik bir kadın olan arkadaşım, eşiyle birlikte tutuklanmıştı. daha doğrusu kadın arkadaşımı, kocasını konuşturmak için özellikle tutuklamışlardı. çünkü öylesine bir işkence biçimi bulmuşlardı ki, bunu yaşayan mutlaka konuşur ya da polisin istediği biçimde ifade verirdi. bu işkence biçiminde kadınla erkek aynı odaya alınır ve erkeğin gözü önünde kadına tecavüz* edilirdi. arkadaşım ve kocası böyle bir işkenceyi yaşadılar, arkadaşım arka arkaya tecavüze uğradı ve kocası acının en derin yaralarını aldı.
    yıllar sonra arkadaşımın kocası dışarı çıktığında yeni bir hayat kuramadılar. çünkü en mahrem biçimde yaralanmışlardı. arkadaşımın kocası kendini yedi katlı bir apartmanın balkonundan attı. o sırada evren paşa dediğiniz o adam sibel canın tombul kalçasını tuvale geçirmeye çalışıyordu ve ülkenin hala devlet eliyle beslenen en zengin, milli burjuvaları, bu tabloyu satın alabilmek için kuyruğa girmişlerdi."

    sormak isterdim kenan paşa ya, bunlar olurken hiç mi için sızlamadı diye ama sonradan düşünüyorum, sızlasaydı bırak *90 yaşına gelmeyi, çoktan intihar edip dünyayı kendisinden temizlemişti.
    bıraktım diğerlerini geçtim binlercesinden, 17 yaşındaki bi insanı tehdit unsuru görecek kadar, 17 yaşındaki bir insanı asacak kadar da korkak.
    11 ...
  38. 86.
  39. "muğla Cumhuriyet Başsavcısı, Kenan Evren'in sözlerine inceleme başlattı."
    Sonra, ne oldu biliyor musunuz?

    Evren hakkında iddianame hazırlayan Savcı'nın işlemi işleme dahi konmadı.
    Bitmedi.
    Cumhuriyet Savcısı'nın iddianamesi, iddianame değil, şikayet dilekçesi kabul edildi.
    Bitmedi.
    Savcı, "görevi kötüye kullanmaktan" meslekten ihraç oldu.
    Bitmedi.
    Savcı, Yargıtay'da, "Görevi kötüye kullandığı gerekçesiyle" bir yıl hapse, indirimiyle 10 aya, parasıyla 988 milyon liraya mahkum oldu.
    Bitmedi.
    Savcı, medyanın bir kısmı tarafından, "Şöhret peşinde bir kaçık" olarak damgalandı.

    Evren'in "eyalet meyalet" lafları ile Savcı'nın "inceleme başlattığı" haberi yeni ya;
    şimdi diyorsunuz ki, "Get be; bunlar ne çabuk oldu?"
    Tabii ya, hepsi oldu, hepsi hızla oldu, hepsi oldu bitti. *

    (bkz: yorumsuz)
    6 ...
  40. 85.
  41. bir okul ziyaretinde ahşap sırada görülen devirmci isimleri görünce bu sıraları metal sıralarla değiştirin emrini verecek zekaya sahip darbeci komutan.
    4 ...
  42. 84.
© 2026 uludağ sözlük