Tanım : Sözlükte ben dahil o günleri bilmeyenlerin bilmeden bok attığı zat. Halbuki aile büyüklerinin anlattığına göre terör almış yürümüş , iç savaş çıkmak üzere , kardeşler birbirini vuruyor ve siyasiler elleri bağlı bekliyorlar. Olması gerekeni yapıp devletin gücünü göstermiştir. O devlet bugğn de gücünü gösterseydi bugün terörü değil kalkınmayı konuşuyor olurduk.
bugün yarın ölürse dosyası halen yargıtay'a gitmediği için * devlet töreniyle gömülecektir. teamülen de üç gün yas ilan edilecek. Necdet Özel'in bugün on gün rapor aldığı da düşünülürse pek yakında gidecektir kendisi.
kimse anlatıldığı kadar kötü, övüldüğü kadar da iyi değildir. salakça bir fanatizmin peşinden gidip insanları ve kavramları nefretçi bir yaklaşımla değerlendirmenin hiçbir anlamı ve yararı yoktur. Küfürleriniz ve nefret söylemleriniz -konu şu an kenan evren olduğu için bu örneği veriyorum- günümüzün hakim ideolojisinin dolayısıyla hükümetin size empoze etmeye çalıştığı fikirlerden başka birşey değildir. unutmayın bu millet kenan evren i de alkışladı ve darbe yapması konusunda teşvik etti dönemin gazetelerini inceleyebilirsiniz. aynı şekilde dönemin nefret söylemleriyle yaklaşılan deniz gezmiş ve fikirleri uğruna canından olan diğer güzel insanlarıda o dönemde şu an bizim kenan evrene baktığımız gibi görülüyordu. Herşeyden öte bu adamda bir vatanseverdi. Sütten çıkmış ak kaşık değildir ancak uygulamalarının hepsinin taraftarı olamayız.
bu mektubu size serin bir mart sabahı, atatürke dil uzatan bir youtube videosunu seyredip sinirle kahvemi yudumlarken yazmaya karar verdim; satırlarımı pek de düşünerek sıralamayacağım; zaten düşünmek gibi ahlaksız bir eylemin girdabına kapılmış bir neslin yok edilememiş ender zatlarından biriyim; en azından özürlü bırakacağınızı umduğunuz bir devrin çocuğuyum; pek öyle lale devri de değil o; bal gibi kötek devri.
zat-ı aliniz, darbeyi yaptığında henüz 17 yaşındaydım; cebir hesabım kuvvetlidir; şu an cebren ve hileyle 44 civarında seyrediyorum; mamafih sizin kadar dirayetli ve müstakil bir soğukkanlılık sergileyemediğimin de farkındayım.
bizim aile de sayenizde çöktü; komünist babam arkadaşlarının gördüğü işkencelere, yaşadığı coğrafyanın güzel insanlarının genç / orta yaşlı demeden itinayla seçilerek imhasına tanık ola ola önce kendini, sonra yuvasını mahvetti; akademik eğitim görmüş bir ressam olmasına rağmen tünelde yarısı yanmış, pislik içinde bir binanın karanlık odalarında canını teslim etti. ben sayenizde kabataş erkek lisesindeki eğitimimi okulun koridorlarında dolaşan askerlerin eşliğinde, arada sırada canı sıkılanların bizleri copla sıra dayağına çektiği bir ilim yuvasında tamamladım; siz işkencelerdekilerle vakit geçirirken bendeniz girdiğim tıp fakültesindeki kadavraların başından mide bulanarak kaçtım; kendimi hep bir işkenceci gibi gördüm orada. sanki öldürdüğümüz yetmiyormuş gibi içini açarak hala konuşturmaya çalıştığımız bir yurtseveri kesmek, daha da kesmek, mümkünse hücrelerine kadar inerek kesmek eğilimini bünyeme yediremedim. son kadavram bir çiftçiydi. onun, tahtaya çivilerle çakılmış o büyük ellerini, hayatı kavramaya, toprağı kucaklamaya hazır ellerini unutamadım; bir ölünün kutsal ellerini öpmek ne demektir, bilir misiniz?! ne faşizme yenilen babamın ellerini ne sizin ellerinizi öperim; o büyük köylünün elleri sizlerinkinden daha sıcak, daha şefkatli, daha öpülesiydi. ben o adamın elleri sayesinde hayattayım bugün.
Bu ülkenin yaşadığı acıların bir kısmından sorumlu 7. cumhurbaşkanı ve 17. genelkurmay başkanı. Tartışılması gereken ve net olmayan bazı durumlar hala mevcuttur. Kenan Evren'in 80 darbesini yapmasa durum daha mı iyi daha mı kötü olurdu kestirmek kolay değil.
Takdirimi şuradan kazanmıştır,
--spoiler--
Kenan Evren, 3 Kasım 1984'te Muş'a yaptığı gezide, 16 yaşındaki Erdal Erenin idam edilmesi hakkında:
Şimdi ben; bunu yakaladıktan sonra mahkemeye vereceğim ve ondan sonra da idam etmeyeceğim, ömür boyu ona bakacağım!.. Bu vatan için kanını akıtan, bu Mehmetçiklere silah çeken o haini ben senelerce besleyeceğim. Buna siz razı olur musunuz? demiştir
--spoiler--