kaçıyor musun aşktan hala,
koşup insandan insana.
hayatı bırakıp tabağında,
boşver mi diyorsun kanasın.
için acıyor mu hiç bazı bazı?
cesur musun gözünü kapadığında?
sımsıkılarmı kırpıyor musun?
boşver mi diyorsun kanasın?
biliyorum artık çok zor çok!
kuracak yeni bir hikayem yok.
yine de uğraşıyorum rastgele bu eskimiş kelimelerle.
geciktin, geç kaldın diyen şarkıdır en güzel tanımıyla.
--spoiler--
yavaşlıyor ama durmuyor dünya,
zaman kimseden değilken yana
gitmiş herkes evleriniz bomboş
boşver mi diyorsun kanasın.
batmadık ama su alıyoruz hala
hissetmeden basıp toprağa,
tuz basmadan yaralarıma
boşver mi diyorsun kanasın.
--spoiler--
kelimelerinden kan damlıyordu.
bir odada kalmış bütün anıları.
biraz sevinçlenince içkisini yudumluyordu.
kederlenince içmiyordu,
hasret ile yoğrulmuş şarkılar dinliyordu
ve ağlayacakken gözleri bir düşe dalıyordu
" gözyaşları diyemiyorum hayır!
akamıyordu çünkü donuyordu.."
o yürek gibi gözyaşı gözlerinde donuyordu..
kelimeler; bazen bütün anlamları yüklemeye çalıştığımız şeydir.