canım ülkemde pisi deyince gelmelerine, hiç değilse bakmalarına alışık olduğumuz için tatil köyünde "muck" diye ses çıkarıp çağıran ruslarla önce dalga geçmeye, koştura koştura geldiklerini görünce de morarıp kalmama sebep olan enteresan hayvandır.
asla tamamen evcilleştirilememiş olması insan ırkının hakimiyet isteğini reddetmesi yüzünden çeşitli aşağılamalara maruz kalır ama o bunu bile iplemediğini gösterir gibi salınır durur etrafta, yediğine, oynadığına çiftleştiğine bakar. esir kampına düşüp aç kaldığı zaman ölen insanları yemiş ** biz insan ırkı tarafından "sahibi ölse onu da yer bu" şeklinde suçlanması ise oldukça ilginçtir.
miyu: Meaaaahooaaaoooow! baaaoooww! laaaaaooow!
baba: miyu ne istiyosun yavrucum anlasam da versem, sussan sen de! ne istiyorsun allah adı verdim bak ya! Bizim ki de can oğlum, s..tir git ya!
evde beslemeye hiç de uygun olmadığını düşündüğüm hayvandır kendisi. sevmediğimden falan değil ha. bi kere evde beslenecek hayvan eve üç gün uğramasan da ölmemeli. paran yokken yem almasan da gelecek ayı sabırla bekleyebilmeli. sonra bir de bunun her tarafa dökülen iğrenç kılları var. iğğğ.
attığı tırmıkların intikamı acı bir şekilde alınmalıdır. yoksa insanda sinir birikimi olur ve kötü bir patlama ile ortalığa patlatılır kan revan içinde.
do you know
what it feels like for a girl
(madonna)
güzel bir hayvandır, lakin insanlardan çok çeker.
sevilmeli sevilmeli ve sevilmelidir. sürekli ilgi gösterilmelidir.
bazen tırmık atsa da kızılmamalıdır, nitekim dönüp dolaşacağı yer evidir.
neden buzdolabına girmeyi bu kadar çok sevdiğini anlamadığım yaratık. Üst raflardan yemek alırken çaktırmadan alt raflara girip orada oturmaya bayılır. Farketmeyip kapağı üstüne kapattığınızda da sebzelerin yanından ciyak ciyak bağırır.
Donacak birgün.
ayrıca evin içinde evrenin efendisi gibi takılan yaratık.
tırnak denen uzvun evrimini üzerinde tamamladığı aşmış cins.
bazen istemeyerek çok ilginç kanlı sahnelere sebep olabiliyorlar. herhangi kucağa alma anında ellere kollara gelen tırmıklamalar, derinizdeki açıktan kırmızı renkteki sıvının yavaş yavaş çıkışını sağlayıp, mazoşizm yanlıları için süper görüntüler oluşturabiliyor. hayır ben hiç haz almam, ayrı konu.
gece karanlıkta odanızdan mutfağa giderken arada salonda yerde yatan, yolunuzun üzerinde yattığını farkeden, sizin karanlıkta kendisini görmediğinizi bildiği için üzerine basmanıza 2 adım kala kalkıp kenara çekilmek yerine sizi uyarmak için gırtlaktan "mhrrrr" diye "ben burdayım, dikkat et karanlıkta beni görmedin, basıcaksın" diyen hayvan.
dolmuş beklerken aklınızda binbir düşünceyle, birden pantalon paçanıza bişeyin sarıldığını görüp o minicik kedinin tüm masumiyeti ve sevimli suratıyla size bakıp bir yandan da kuyruğu havada kıvrılarak size tamamen sürünmesi, yüzünüze tatlı bir tebessüm, o an başka hiçbir şeyin getiremeceği mutluluk verir.
Hepsi birbirinden sevimli, evlerin neşe kaynağı bir hayvan türü. tırmalar ısırır ve türlü türlü şeyler yapar. tamamen yetiştirme tarzına bağlı sonuçlar.
size baktığını sanıyorken, aslında bambaşka bir dünyayı izlemektedir onlar. geceleri, durdukları yerde gayb alemine gidip gidip dönerler. estetik harikası. biriki güne kadar sonunda evde beslemeye başlayacağım tatlılık. ancak adına ne koyacağım bilemiyorum.
annem bıraksa hemen bir tane edineceğim hayvan. doğa harikası.
ama izin vermiyor annem işte. kendi evin olunca alırsın diyor. alacağım tabi. o gözler, o endam başka neyde, kimde var? mümkünse duman rengi, lacivert gözlü bir kedim olsun...*