ağaca tırmandıktan sonra orta kalınlıktaki dallardan her anlamda en uygun olanı tespit edip oraya yerleşme ustalığındaki ''vahşiliği'' izlemektir sana sebebim dedim....baktı ve patilerini yalamaya devam etti bir yandan etrafı gözetlemeye devam ederek..
beş sene bekledim ha konuştu ha konuşacak diye. öyle insan yerine koymuşum hayvanı. insan doğmamış ama insan muamelesi yapmışım. kızmışım, bağırmışım, onu severken gözlerim dolmuş bazen. o yüzden konuşmasını beklemişim demek ki, insan yavrusu gibi lan. ne zaman konuşacak diye gözünün içine bakıyorsun, baba desin istiyorsun, mama desin istiyorsun falan. konuşamadan bıraktı gitti bizi. kim bilir neler anlatacaktı bana konuşsaydı. gerçi konuşsaydı kesin kalp kırardı, atarlı hayvan nihayetinde. senin yapacağın işi diye başlardı herhalde. konuşmadığı iyi olmuş boşver böyle gizemli gizemli daha iyi aslında. çok özledim lan...
zımpara kağıdı ile tek ortak yönleri dilleri olan hayvan türü. aşındırdı sabahtan beri deyyus. lan milletin kedisi ne güzel ısırıyo pençe atıyo, bu yalıyo, kedi midir ibne midir anlamadım gitti arkadaş.
çok değişik kuralları huyları olan hayvan türü. "selam naber" dediğinde, "miyav" diyorlar mesela, bazısı onu da demiyo, mal mal bakıyo yüzünüze, anlamadı herhalde diye biraz daha yakından söyleyeyim diyorsunuz, kaçıyorlar, bazen tırmık dahi atıyorlar. bir patates kızartmasına davrandığın gibi davranamazsın mesela buna, ketçaptan hoşlanmıyor çünkü, tamam çoğu canlı hoşlanmıyor özellikle yaşarken üstüne ketçap dökülmesinden, ama patates kızartması hoşlanıyor, canlı olmamasından kaynaklanıyor olabilir, tuza da ses etmiyor bak patates kızartması, kedi ona da kızıyor, kaçtı evden tosun.
evde birlikte yaşıyorsanız, asla sizin kediniz olmamıştır. siz, onun insanısınızdır. köpeğim bile benim değil, onun köpeği sanki.
siz hiç uygun modda değilken deli gibi oyun ister ve canınızdan bezdirir.
bilgisayarda çalışırken kollarınıza sarılır, çeker. bilgisayarın üstüne oturur. o an ne yapıyorsanız, yapmanızı imkansız kılar.
beklentisini karşılamadığınız zaman saatlerce karşınıza geçip gözünü gözlerinize diker. sizi gerer.
herşeyi beğenmez, yemez. burun kıvırır. her mamayı kabul etmez. köpek gibi değildir.
onunla birlikte aynı anda evde bitki bulundurmanız imkansızdır. ondan bir şey saklamanız da.
alıp uzağa koysanız da bumerang gibi saniyesinde yine önünüze zıplar ve bunu elli kez falan yapabilir.
siz oyun oynamak istediğinizde filozofmuş gibi takılır. yüzünüze bile bakmaz. hatta üstüne gittiyseniz bir güzel çizer suratınızı.
hırsızlıkta ve sizi sakinleştirip uyutmakta üstüne yoktur.
çok inatçıdır. laf anlamazdır.
--spoiler--
Adam karısının kedisinden o kadar nefret ediyormuş ki, ne yapıp yapıp ondan kurtulmanın yollarını düşünüyormuş. Sonunda bir sabah kediyi arabaya attığı gibi evlerinin 20 blok ötesinde bir sokağa götürmüş, onu orada bırakıp doğru işe gitmiş. Aynı akşam işten eve gelmiş ve bir bakmış ki kedi evin bahçesinde karısıyla oynuyor, kadın neşe içinde:
- Ay, bütün gün onu aradım; ama akşam üstü bir baktım gelivermiş, evin yolunu nasıl da bulurmuş benim akıllı kedim.
Adam çok bozulmuş tabii; ama belli etmemiş. Ertesi sabah yine kediyi arabasına atmış, bu sefer evin 40 blok ötesinde bir sokağa götürüp bırakmış yine işe gitmiş, akşam işten eve gelmiş; bir de ne görsün: Kedi salonda yine karısıyla yerlerde yuvarlanıyor.
Ertesi gün adam kediyi 60 blok öteye bırakmış, akşam gelmiş yine kedi evde. Sonraki gün 70 blok öteye bırakmış, akşam kedi yine evde. Adam artık ertesi sabah kediyi arabaya koymuş, 90 blok öteye gitmiş. Oradan köprü yoluna girmiş, ilk çıkıştan sağa dönmüş, oradan tekrar sağa dönmüş, gitmiş gitmiş, bir 20 blok daha uzağa gitmiş, sola dönmüş, biraz daha gitmiş, ve kediyi orada arabadan atmış.
Saatler sonra evin telefonu çalmış, adam karısını arıyor:
- Hayatım, kedi orda mı?
- Evet. neden sordun?
- Şunu telefona bir çağır da yolu anlatsın...kayboldum!
--spoiler--
kediler kedi seven insanı hemen tanırlar. iş yeriniz de, camdan içeri sızıp kucağınıza atlayabilirler. ses etmediğinizi farkedip uyuyabilirler de oracıkda. canlarını yediğiminin piçleri.