öyle gel deyince gelmez bu canlı türü. varsa kedisi olan bilir. o canı isteyince gelir canı isteyince gider.
eğitildiği falan düşünülmesin yok öyle bir şey. o kendini ortama ayak uydurur sadece. ayrıca kediler doğuştan avcı olduklarından balkonunuzda güvercin, kumru vs avlaya bilir, akvaryumda ki balığınızı, komşunun evine sızıp muhabbet kuşlarını yedikleri çok sık görülmüştür.
son olarak tabi ki (bkz: sylvester)dır *
hayatımın son 1.5 senesini inanılmaz derecede güzelleştiren canlıdır. kollarımda uyuyor, uyurken burnunu burnuma dayıyor, arada bir uyanıp "burada mısın hala?" dercesine kontrol ediyor. eve erken gelme sebebim resmen. şimdi de kalorifer boruları geçtiği için sıcak olan en kuytu yerde kıvrılmış uyuyor. nasıl seviyorum belli değil ki.
insana huzur verir; dert ortağı, arkadaşı olur. bazen bir göz temasıyla ciddi ciddi anlar sizi. bazen umrunda değilmiş gibi çeker gider. kendisine sahip olmanızı istemez, boyun eğmez. siz uyuduktan sonra gelir kıvrılır yanınıza, size dokunmadan uyuyamaz. sever, belli etmez.
üzgünüm kedilerden nefret ederim. bunun sebebi kediler nankör diye bir söylentinin çıkması değil. dört kedi besledim iran kedisi, siyam kedisi, tüysüz kedi ve afrika leopar kedisi ama hepsi bir hüsrandı. hele şubatan hazirana kada çifeşme dönemleri geldiğinde evimi maf etiler. bu yüzden kedileri sevmem.
bazı ırkları çok soğuk. Evde beslersin mırr mırr mırr hırr hırr hırr. Ama Köpek süper dosttur. Sıcaktır. Sen yatarken gelir üstüne yatar. Seni sevdiğini hissedersin. Kediye mamasını verme hemen cırmalar.