Evimizin bahçesinde on beş tane boy boy bulunan canlı. işin garibi ben bunlardan korkuyorum sokağa tek çıkamıyorum. Arada onları gözlemleyerek hayatlarını çözümleme çabasındayım. Anne kedi diğer anne kediler yokken kedi mamasına diğer yavruları yaklaştışmıyor. Yazık minicik yavrulara acımıyor. Bu arada bunu yazarken altta çıkan fotoğrafların bazılarından korkmadım değil hani.
hayvandan sadakat bekleyebilecek zayıf kişilikte insanların sevmediği canlılardır. kedi severler köpek dahil her hayvanı severken. sadakat budalaları sadece köpek sever onu da kendisi için sever...
her şeyi bilir, anlar bu dört bacak. ağlasanız gelir burnunuzu yalar. eve geldiğinizde olan biteni anlatır. hele iki taneyse bir evde; güreşe tutunurlar ki, gülmekten çeneniz ağrır.
Hani böyle tutup kaldırırsınız ya, o andaki yüz ifadeleri bir tuhaf, bi şirin, çok güzel. Hatta sonra sıkılıp cırmıklarlar filan *
olsa da kaldırsam...
insanı resmen elegeçiren hayvan. Hele yavruysa sabah uyandığı zaman saçlarınızı yalar, çekiştirir, dudağızı, burnunuzu ısırır. O istediği zaman onunla oynarsınız, yine o istediği zaman uyuyup - uyanırsınız. Mesela şu an. Aaaa, parmaklarııımm!
bir insandan daha sevilesi olan canlıların en başında gelen mutluluk tablosudur. kucağına alıp sevmen farketmez, uzaktan izlesen hatta açıp vidyolarını izlesen bile insana mutluluk verir bu canlılar. ve tabi ki insanlardan daha değerlidir.
yalnızlığıma ortak varlık.çok seviyoruz birbirimizi. yani başka kim aynı anda sıçar ki? her gece 5 de de çişe kalkar, yapar, yatarız. kucağımda yatar hep, gurlamasıyla uyurum.ona birşey olursa ne yapacağımı bilemiyorum be sözlük. sokaktan bulduğum ilk günden beri birbirimize aitiz. bence o beni buldu gerçi.
zerafetin dört ayak üstünde gideni.
keyfe düşkünlüğün yumuşacık posta bürünmüşü.
öldüren merakın kuyruklusu.
başına buyrukluğun mırmır edeni.
pütürlü dilli, yumuşacık patili, edepsiz sevimli yaratık.