son zamanlarda aşırı sevdiğim hayvandır kendileri. yakında bir tane sahip edinmek istiyorum yavru kedi. ama nasıl beslerim, nasıl kendimi sevdiririm, nasıl sahip çıkarım beni sever mi? kafamda bir sürü sorular var. biri aydınlatırsa beni sevinirim.
Herhangi bir sebeple abilerinin yanına* gönderildiği taktirde, hayatta kalabilirse 2-3 ayda kendi vahşi ortamına dönebilir ve uzun süre hayatını devam ettirebilirler.
Hz. Muhammed (sav.) tarafından sırtının okşandığı, bundan mütevellit hep dört ayağının üzerine düştüğüne dair anlatılara sahip hayvandır.. Dilinde sabunsu bir madde salgılarmış bu havyancağız.. Kendi kendini temizlermiş... En temiz hayvanlardan biri imiş.. Nankör değil tam olarak bu hayvan.. Aşırı gururlu... Köpeğe kızsan da, onu dövsen de yanına gelir senin.. Ama kediye sesini dahi yükselttiğin vakit, sana günlerce küser... Öyle der büyüklerim... Onların yalancısıyım...
sokakların en garip, oraya buraya kaçan, korkak sakinidir.
içten içe acırım nedense bu hayvanlara amk.
rivayete göre peygamberin en sevdiği hayvanmış. bir de bütün kedilerin başında 4 tane çizgi bulunup, peygamberin parmaklarını sembolize edermiş. perşembe günleri patilerini yalayarak kendilerini temizler, cumaya hazırlık yaparlarmış. öyle bi hikayesi vardı.
Yalnız yaşayan kızların evde misafir varken abuci bucici diye sevip evde kimse yokken bir yerlerine takmadıkları ve dışarıda evdeki kedinin salak günlük bohem davranışlarını ilginç,sempatik, inanılmaz bir şekilde, bütün sıkıcı bakışlara rağmen muhabbete dahil ettikleri hayvandır.
Odaya girip oturan insanları gördüğünde herkesi şöyle bir süzüp, "ıııy ne gereksiz yaratıklarsınız lan hepinizden iğreniyorum. aman aman hiçbirinize bulaşmadan şöyle gideyim de bi köşede yatayım" tavrıyla usulca süzülüp, kimseye dokunmamaya dikkat ederek yerine gidip, kibiriyle sizi adeta aşağılayabilen hayvan.