insan adı verilen konuşma yetisi dışında pek ahım şahım bir özelliği olmayan varlığımsıdan kat ba kat daha karakter sahibi olan ne istediğini bilen ve onu elde etme konusunda son derece inatçı Hedonist varlık. bunlardan bir tanesinin evinde de 4.5 yıldır misafir olarak yaşıyorum beni şaşırtmadığı an yok gibim bir şey aslında.
(bkz: kedi/#55) tıpkı bu entry de söylendiği gibi tabiatın şaheseridir.
çocukluğumdan beri özel ilgim var onlara karşı öyle böyle değil tutku gibi aşk gibi bir şey bu anlatılmaz yani. üniversite yıllarımda evde beslemek nasip oldu 4 aylık bir sokak kedisini aldım yağmurun altından getirdim eve tabi ev arkadaşım huysuzlandı 3 gün içerisinde başka bir ev bulup tek başıma yaşadım 3 yıl boyunca kedimle beraber. sonra istanbul'a ailemin yanına dönmek zorunda kaldım evde yasaktı kedi beslemek ne yapacaktım terk etmek çok zor ama mecbur terk ettim onu hemde yıllardır birlikte ziyaret ettiğimiz veteriner teyzeye. 4 yıl önce öğrendim ölmüştü benden sonra 2 yıl daha yaşadı yani çok üzüldüm günlerce doğru düzgün yemek bile yiyemedim.
sonra iş icabı yine ayrıldım istanbul'dan ertesi hafta daha eve doğru düzgün tencere tava almadan bulduğum yavru kediyi aldım sokaktan hemde işin garibi yine soğuk deli gibi bir yağmurlu havada aldım onu çöp kovasının yanından. aşığız birbirimize tabi aşklar kavgasız olmaz arada kavga ediyoruz kendisiyle. yok böyle bir güzellik. https://galeri.uludagsozluk.com/r/284982/+
siz onu zorla sinirlendirip kızdırmadığınız sürece size tırnak atmaz zaten doğru düzgün sokak görmedi-ki nereden bilsin kavgayı gürültüyü. hava soğuksa yorganın içine girer sizinle uyur hava sıcaksa taşların üstünde uzanır boylu boyunca kendi halinde bir güzelliktir kedicik. siz çirkinleşmezseniz o da çirkinleşmez.
he "geçen gün omzuma aldım beni tırmaladı" diyorsanız o korkudandır şöyle düşünün sizden 10 kat daha büyük bir canlı sizi ellerinizden tutup havaya kaldırıyor düşerim diye korkmaz mısınız? o canlıyı tanıyor olsanız bile korkarsınız hak verin o kediciğe. onun bir insan gibi düşünmesini mantıklı hareketler yapmasını sizin için taklalar atmasını beklemeyin! kedi bu doğanın en güzel canlısıdır sizi siz olduğunuz için sever mama verdiğiniz için değil. köpeklerde güzel canlılardır ancak bir örnek vermek için yazmam gerekiyor köpek severler alınmasın bende seviyorum köpekleri. bir köpeğe mama verdiğinizde türlü şaklabanlıklar yapabilir bir ödül maması ile terlik getirmeyi öğretebilirsiniz onlara ancak kedi asla çıkarcı değildir bunu yaptıramazsınız sizi seviyorsa sever sevmiyorsa sevmez!
kedi=aşk... mükemmel bir doğa olayı allahın mucizesi diğer bir çok canlı gibi.
bugün bir haber gördüm lanet ettim şerefsizin biri bir kediyi tuvalete kadar takip ediyor ve arkasından tuvalete girip kapıyı kitliyor. kedinin gözlerini oyuyor bacaklarını kırıyor ve öldürüyor! kanım dondu bu orospu çocuğu yüzünden bugün! daha kötüsünü yaşamasını ümit ediyorum inşallah.
böyle işte kedileri sevin illaki evinize alın demiyorum ama onlara 3 liralık mamayı çok görmeyin o da yoksa yemek artıklarınızı çok görmeyin onlar her şeyi yer makarna bile yer atmayın çöpe bir kağıda koyun çöpün yanına bırakın. allah rızası için yapın sevap olduğu için değil.
aynı evde yaşamak zorunda kalınca köpeklerden vazgeçip hayatım boyunca bakacağım hayvan olmasına karar verdiğim mükemmel yaratık. yanınızda yatarken ya da onu sevdiğiniz zaman çıkarttığı gırıltılar insanı mutlu ediyor bakımı zor değil çok temiz bir hayvan balık yemediği sürece sokakta bile gezse asla kötü kokmaz tuvaletini öğrenmesi asla zor değildir hiç sıkıntı çıkarmaz herşeyden öte rahatsız edici bir yavşaklığı asla olmaz ve onu oynarken seyretmek çok eğlenceli..
bazı orospu çocukları tarafından zarar verilen canlı. ağzı var dili yok ne istersin ondan? onu anlamıyorum şerefsiz!
bursa medical park hastanesinin arkasında gezinen her sabah biraz mama verdiğim gri/duman renkli kediyi bu sabah sol gözü oyulmuş vaziyette buldum! çevredeki iş yerlerinden güvenlik kamerası olan arkadaşlardan bakacağım hangi orospu çocuğu yaptı çok merak ediyorum. kedi kavgasında olacak şey değil bildiğin oyulmuş gözü! o kadar korkmuş ki her sabah mama için yanıma koşturan hayvan bu sefer arabanın altına sindi gitmemi bekledi. orospu çocuğu senin yüzünden bende sorumluyum bu olaydan o kedi belki de benim yüzümden senden kaçmadı zarar vermez diye düşündü!
5 senedir beraber yaşadığım hayran olunası güzel hayvan. bazı durumlarda benden daha karakterli olduğunu düşünüyorum sonra övünüyorum ben yetiştirdim ne de olsa diye. sanki ben doğurdum anasını satayım.
karanlıkta parlayan yeşil gözleri ile etrafına asalet saçan şirin hayvanlar. köpeklerden daha akıllı olsalar da, bu aklı insanların her dediğini yapmak için kullanmazlar.
dün dışarıda bir işim vardı. evin önüne geldim. sıcaktan canım çıkmıştı, eve atmaya bakıyordum kendimi bir an önce. sonra apartman kapısının önünde bir kedi gördüm. gelip geçen insanlara yalvarır gibi bir hali vardı. öyle bir miyavlamak ki içim parçalandı. resmen ağlıyordu hayvan. gittim yanına. "neyin var?" dedim. anladı kerata. baktı suratıma önce. sonra başladı yürümeye. bir yandan da arkasına bakıyor. gel der gibi. düştüm peşine. çok gitmedik zaten. biraz sonra korunaklı bir yerde yuvasını gördüm. yavruları var. geçenlerde oynuyorlardı kapıda görmüştüm zaten. bir tanesi yatıyor ama. hastalanmış küçücük şey. el kadar ama canı var, acı çekiyor. o çektikçe annesi ağlıyor. yavrusu için resmen yas tutuyordu, yardım istiyordu. hayvanı hakaret sözcüğü olarak kullanırız bir de. çocuğunu oraya buraya bırakan anneler geldi aklıma, ya da hiç annelik etmeyenler. acı bir şey bir kedi kadar olamamak. sonra aldım yavruyu veterinere götürdüm. dün iyiydi küçüğüm. bugün bakmaya gideceğim. veteriner de insaniyetli çıktı. ayağa kalkana kadar kalsın burada dedi. beş kuruş para da almadı. dünya üzerinde bir yerlerde hala sevgi, vicdan ve iyi niyet varmış. bazen küçücük o kediden insanlık öğrenebilirmiş insanoğlu.
millet özellikle de kadınlar deliriyor çok seviyorlar da ben bir türlü sevemiyorum şu hayvanı kendimi sırf bu yüzden dışlanmış bile hissediyorum. bana da yazık alsanıza aranıza sevmek zorunda mıyım?
hiçbir yavrusuna kıyamayan ve hepsine karşı bir sorumluluk hissedenleri, bu kadar hızlı çoğalmaları isyanlara sürükletir.
bir yavru kedi, bir tane daha, yaralanmış yavru kedi, annesini kaybetmiş yavru kedi, zayıflıktan kemikleri sayılmış yavru kedi, pire istilasına uğramış yavru kedi...
gider de gider. organize ve sağlıklı bir kısırlaştırma politikası niye yok bu ülkede kardeşim?
insanların yavşaklıklarından, riyakarlıklarından, acımasızlığından ve bilimum insani kötülükleri gördükçe dostluklarına daha çok inanılan hayvanlardır efenim. insanlardan soğuyan her insana tavsiye ettiğim ve kadim dostları olacağına inandığım hayvanlardır. Kedili teyzelere kafayı yemiş gözle bakar bir çok insan aksine o teyzeler dinginliği ve kafayı dinlemenin yolunu bulmuştur efenim. Kedi, dost olabileceği gibi çok güzel vakit geçirme aracıdır. Oyunlar oynaması sizinle konuşuyormuşcasına hareketleri size mutluluk verir efenim. Siz tüm dertlerini anlatsanız anlamasa da çok güzel bir dinleyicidir. Dinler sizin konuştuklarınıza anlam verdiğini sanırsınız. Eviniz bahçeli ve büyük değilse barındırmakta sıkıntı çekmeyeceğiniz yemeğini suyunu koyduğunuzda size minnettarlığını sunan bir hayvandır.
Nankör olarak bilinirler efenim. Yalnız bu nankör diyen insanlar nedense kedilerin hiç bir zaman insanlar kadar nankör olamayacağını bilmezler. Şirindirler efenim. Köpekler kadar şirindirler. Köpekler kadar arkadaş ve insan canlısıdırlar. Tabularınızı yıkıp biraz daha onlara inanmanız gerekmektedir. Hiç kedi beslememiş veya besleyen birini görmemiş insanların ön yargılarını yıkmaları gerekmektedir.
sen mutfakta yemek için ekmek arası hazırlarken çıkan seslere uyanıp tüm şirinliği ile olay yerinde biter. * uykulu gözlerle bakar dayanamazsın o bakışlara bir parça beyaz peynirde onun için kesersin. severken zarar vereceğim bir gün ondan korkuyorum sevimli piç.