Gece ses duyulduğunda üzerine bok atılan yaratıktır. Üstelik bide nankör olarak nitelendirilmiştir. Aslında çok sevilesi bir yaratıktır. Kemik ve kas yapısı hayranlık uyandırır.
sanki anlıyormuş gibi en mutsuz olduğunuz hatta gözlerinizden yaşlar süzüldüğü anda yanınıza sokulup kucağınıza gelen, türlü sevimlilikler yapıp sonra da size sarılarak uyuyan mükemmel varlık.
tabii adı üstünde hayvan sonuçta. ama çok fazla şey beklemiyorum ki.. yatağıma işeme yeter. kumun 2 güne bir temizleniyor, mama kabın devamlı dolu, eğer beğenip kabul edersen yediğim here şeye ortak ediyorum seni ve karşılığında yatağıma işiyorsun. aferin. aptal.. kendi yatağımda yatamıyorum ya. beyefendinin kum yerine yetağı tercih etmesinin sebebi de balkondaki ördek yavrusu. çünkü ördekten korkuyor, çünkü geri zekâlı.
yarım saat önce odama girmek için kapının önünde yırtınıyordu. kıyamadım aldım içeri. ama yatağa çıkmasın diye gözümü üzerinde tutuyordum. bu salak ne yaptı? masanın çekmecesine arkadan girip içeri işedi. embesil.
eğer 1 yaşında, her türlü kuştan civcivden tırsan, akvaryum seyretmeyi seven geri zekâlı bir kedi isterseniz bana haber verin. çişiyle bir göndereceğim, bu yüzden hobileriniz arasında yatak yorgan yıkamak olması lazım.
Küçükken sokaktaki çöp kutusunun kapağını açtığımda göz göze gelip karşılıklı çığlık atıp birbirimizden kaçtığımız anda bütün mahallenin camlara dökülmesine sebep olan hayvan.
4 patisi olan, tek bildiği kelime miyav olan sık tüylü kürkü olan bir canlı türüdür. kediler de söyle diyemezsiniz hepsinin farklı farklı özellikleri oluyor. *
nankör derler bu hayvanlara ama alakaları yoktur.
birini sevmezlerse bir daha da hiçbir zaman sevemiyorlar ve kabul edemiyorlar. kedilerimden biri diğerini ilk geldiği günden beri hiç sevemedi ve 1 senedir beraber yaşıyorlar. nerede karşı karşıya gelseler kavga ediyorlar pat pat pati sesleri.
komut öğrenemez derler öğreniyorlar. * konuşabilenleri de mevcut. ayrıca çıkamaz dediğiniz her yere bir yolunu bulup çıkıyorlar.
sevmeyenler için şunu diyebilirim; alıp besleyince öyle bir seviyorsunuz ki anlatamam.
çok tatlı varlıklardır, insan gibi, şaka gibi.
geçenlerde ağladı, ağzına sedapet(bir çeşit uyuşturucu, uzun yollarda lazım oluyor.) soktum zorla, boğazına kadar hem de, gözünden 2 damla yaş geldi. ben de ağladım o da ağladı, o erkeklik gururuna sığdıramadığı gözyaşlarını kısa tuttu iki damla, daha fazla değil,
sonrasında uyuştu uyudu.
uyandığında küstü bana ne oldu diyorum cevap vermiyor, pek sesi çıkmaz zaten geveze değildir, tam erkek, özür dilerim dedim arkasını döndü gitti.
nasıl dokundu artisliği bana anlıyorum kızgın olduğunu, affetti şimdilerde aramızdan su sızmıyor ancak biliyorum artık bir şeylere zorlamamak lazım onu insan gibi çünkü kızıyor, küsüyor, ağlıyor
mutluluk kaynağıdırlar. evimde bulunan 2 tane norwegian forest* cinsi kedi ile insanın sıkılması gerçekten imkansızdır. karizma deseniz var, şirinlik deseniz var, az bişey de çakallık var. insan daha ne ister. bir zamandan sonra onları aileden biri gibi görmeye başlıyor insan. kedi canları sizi.
böyle bazen kadından dahi tehlikeli olabilen bir canlı türü. davranışları anlamsız, kıskanç, bencil, bir şeyi beğenmez kendisine insanlar aleminde yer etmek isteyen ruhunun debdebesini miyavlamalarındaki tonlamalara vuran iyi bir yaratık. yalnız üzerine nazarlık gibi iliştirilen karanlıktaki gözleri ve nankörlüğünden bahsetmek dahi istemem. ama severiz. hem yalnızlığa çok iyi geldiğini düşündüğümden bir kedi kolonisi kurmak en büyük hayalim. dünyayı ele geçireceğiz, bakalım.