odam terasa baktığı için eve rahatça girip çıkabilen bir kedim var. dün gece 4 de miyavlayarak kaldırdı beni, aaa dedim dışarıda kalmış salak, hemen açtım kapıyı. fakat ağzında kendisiyle beraber gelen kocaman bir fareyi görünce engel olmaya çalıştım ama olmadı... bir sonraki senaryo: bıraktığı fareyi yakalayamaması, kaybettiğini anlayınca da hiç bir şey olmamış gibi direkt uyuması falan.. kızdım. çünkü bunlar kızmam gereken şeylerdi. çünkü son zamanlarda sürekli yapıyor bunu?
biraz önce googledan kedilerin neden sahiplerine av getirdiklerini falan araştırdım. okuduğum şeyler canımı yaktı... en son ne zaman bu kadar üzüldüğümü hatırlamıyorum.
meğersem ben hiç avlanmıyormuşum. fare ve kuş yemeyi bilmiyormuşum. o da bunu görüp üzülüyomuş, o yüzden bana farelerin nasıl yendiğini göstermesi lazımmış. çünkü kısırlaştırılmış dişi kediler kendi yavruları olmadığı için, sahiplerine sergilermiş bu davranışı. getirdiği fare'nin canlı olması da onul nasıl yakalayacağını izleyip öğrenmem içinmiş(öğretemedi). eğer beni av ile ödüllendirdiğinde kızarsam, hayrete kapılırmış, anlayamazmış niye böyle yaptığımı. bunları düşünen de 2 yaşında, son derece salak, şişko bir kedi ^^
bugün bunu bi kenarda köşede buldum. iki sene önceydi galiba, annesine araba çarpmış. Mahallenin piçleri oynarken kardeşim görmüş eve getirmiş. Kendim yavrulasam bu kadar özenli bakmazdım. O zamanlardan kalan bi fotoğraf bu da.
Sadece bir kediyi çok sevdim onu da annesi istemiyordu bana çok bağlanarak büyümüştü yazıkki 2 yaşında öldü. Bahçede bakardim ve ona ip peşinde koşarak sanırım avlanmayi da ben öğretim, çok safti ciğer atsam basta bulup yiyemezdi, nereye gitsem ordaydi cok güzeldi, odamdaki camın tulune asilmis bir gun aksam bana bakıniyordu çok komikti o görüntü.
https://galeri.uludagsozluk.com/r/1718626/+
yatağımda uyuyormuş odaya girdim ve ışığı açtım. Işık rahatsız etti. işte tam o saniyeler aldığı uyku pozisyonu. kocaman pati”k”lerini yerim.
dört ayaklı, uzunca kuyruğu olan, iki adet dik kulağa sahip, bir iki karışlık tüy yumağı bir can. miyav der, ama bunu öyle çok çeşitte söyler ki, anlamak isteyene çok şeyler anlatır.
Bayram sabahı daha bayramlaşmaya kalmadan gitmiş, bizi terk etmiştir. Ara ara böyle kaçamaklar yapar gün içinde eve uğrar arkadaşlarım bekliyor nidasıyla hızlıca mamasını yer, suyunu içer yeniden dışarı kaçardı. akşam olunca eve gelir en kötü bir gece dışarda kaldığı olurdu. Hiç bu kadar uzun ortalıktan kaybolduğu olmadı. Artık senden vaz mı geçmeli?
“Öyle haksız yere senden uzağım ki.”
Şimdi karnı aç mı, susuz mu, geceleri üşüyor mu hatta hala hayatta mı bilmiyorum. Umarım gittiğin yerde mutlusundur, diğer türlüsünü aklıma bile getirmek istemiyorum. Dışardan gelen her kedi çığlığına, köpek hırlamasına koşmaktan yoruldum. Seni çok özledim.
Yanına yaklaştığınızda ya umursamayan ya da “ problem nedir dostum ? “ der gibi bakan karizmatik canlı. Kendini sevdirirken gözlerini yumunca çok sevimli olur.
şöyle bir açıklaması var; kedinin dili bir nedenden ötürü alınmış. yemek yemeği öğrenmiş ama kendini temizleyemediği için sahibi banyo yaptırmak zorundaymış.
videoda telif tarzı bişeyler var inşallah telif yüzünden ölmem. neyse değerdi bence.