kertenkeleleri avlamaktan ve yemekten hoşlanan canlılardır. bugün sarı bir kedi var sokakta, izlediği bir kertenkeleyi yakalamaya çalıştı. ben de izliyorum merakla ne yapacak diye. kertentele bir oraya kaçtı, bir buraya kaçtı ama kedi en sonunda ağzıyla yakaladı hayvanı. kertenkelenin kuyruğu da ağzının dışında kaldı hatta. ulan dedim takıldığın yerdeki villadakiler sana bir sürü yiyecek koyuyor iyilik olsun diye, ileride belediyenin koyduğu beslenme noktaları var, gebeş gibi olmuşsun zaten; hala daha zavallı kertenkeleyle uğraşıyorsun. olan kertenkeleye oldu, kertenkele kedinin midesinde artık. sanırım emeksiz yemek, avsız hayat tatlı gelmiyor bu hayvanlara *.
siz onun sahibi olmazsınız, o sizin sahibiniz olur. parmağında oynatır desem az demiş olmam.
her kedi farklı farklıdır. tıpkı insanlar gibi.
kalabalık evlerde yaşayan kediler de genelde, evin tek bir ferdiyle yakın ilişki içinde olur ama gerekirse herkesi kullanır.*
Bir komşumuz vardı, çok sevimli bir kadındı, 2-3 tane de kedi beslerdi evinde. Kadın Almancıydı, kışın gider yazın gelirdi. Tabi kedileri diğer komşulara verip gidiyordu. Komşular da bakmıyordu, bahçeye, sokağa salıyorlardı da neyse.
Kadını bir gün evde ölü buldular. Yaşlılıktan ölmüştü. Ama beni asıl şoke eden kedilerin ölen komşumuzu yemiş olması. Baya beslediği kediler kadının gözlerini falan yemiş. Ben de görmek istedim göstermediler.
inanılmaz bir şey. Çocukluk travmam.
gözlerinde perde olmadığına kesinlikle inandığım bir hayvan.
bilhassa türbelerde bu hayvanlara çokça rastlarsınız. bir keresinde, mehmed emin tokadi hazretlerinin türbesinde bulunmuştum. türbenin kapısındaki yazıyı okurken yanımda alacalı bir kedi belirdi; sanki o da benimle birlikte yazıyı okuyordu. sonra ben okumaya devam ettim, baktım kedi arkadan dolanmış tekrar önüme geçti ve sonra yoluna devam etti.
bir defasında da, bu kez yahya efendi'nin türbesinde sarman bir kediyi kucağıma aldım. türbeden çıkarken, ben çıkış kapısına doğru ilerledikçe kedi huzursuzlandı ve en sonunda kucağımdan atlayıp yuvasına ilerledi. halbuki kucağıma kendisi gelmişti davetsiz tatlı bir bir misafir olarak.