Bakmaktan zevk aldığım dokunurken tüm sıkıntıları tüm dertleri bir müddet arkada bıraktığım yegane canlı. Benim iyi hissetmemi sağlıyor sevmekten bıkmıyorum. Hele o sırnaşmaları gelip sürtünmeleri teşekkür nezaketleri yok mu? işte beni benden alıyor.
Kediler yaratılmamış olsaydı vicdan ve masumiyet olmazdı. Seviyorum ulan hepinizi. iyi ki varsınız.
bu giriyi kucağımda hırhır uyurken yazıyorum. bikaç gündür elimi çizik ve ısırıklarla donattığı için küsüşmüştük. dün pati sıkışıp barıştık. ulan elimi mahvetmesine rağmen peşinden koştum günlerce. anca alabildim gönlünü. çocuklar. bu safı bu kadar sevdiğim için mi başkalarına olan sevgimi küçümsüyorum dersiniz?
Apartmanımızın bahçesinde kediler var 5-6 tane. Bir tanesi geçenlerde 4 tane yavrulamış tıngır mıngır büyüyorlardı.
Dün gece biri anne kediyi öldürmüş yavrular da arka bahçedeki kömürlüğe saklanmışlar. Kömürlük de öyle bir yer ki kapısı falan yok her yeri tahtayla kapatılmış sadece küçücük aralıklar var. Allahım çıldıracağım sabahtan beri kedileri çıkarmak için denemediğim yöntem kalmadı, yok çıkaramadım.
Gidip pet shoptan dr.clauders marka puppy milk alıp evde hazırlayıp indirdim son olarak saat 19.00 civarı. Aralıktan uzatıp gel pisi pisi falan dedim ses bile çıkarmıyorlar. En son oturdum yere kedi gibi miyavlamaya başladım karşıdan miyav diye cevap geldi. 45 dakika karşılıklı miyavlaştıktan sonra duvarın yanından kafasını uzattı ufaklığın biri, beni görünce tekrar içeri kaçtı.
Anlayan yok mu nasıl çıkarırım ben bu yavruları oradan? En azından bir tanesi bile çıksa alıp eve getirip büyüteceğim. Anlayan varsa bana ulaşsın lütfen ya ölmesin o yavrular orada.
15 aydır beraber yaşadığım, tabiatında şizofreni kodlanmış olduğu çok belli evcil hayvan.
aslında evcil hayvan demek çok da doğru değil zira evrimleşmeleri sürecinde insan ırkına adapte olmaları için daha 2000 yıl civarında bir süre var.
köpekler kadar sadık ve bağımlı karakterde varlıklar değiller ve bence kedilerin insanlara bu kadar haz vermesinin ve hayranlık beslememizin sebebi de bu vahşilik/evcillik arasındaki geçiş süreci.
sokaktan bulduğumda annesi ve 3 kardeşi yanında ölü olan ve neredeyse kendisi de ölmek üzere olan bir sarışın dali.
salvador dali hayranlığımdan ve kendisine bir kediye benzettiğimden adını dali koymak pek de zor olmadı.
büyüdükçe özel bir tür olduğu da ortaya çıktı, kocaman ve inanılmaz tüylü kuyruğu ve kocaman kafasıyla maine coon ve norveç orman kedisi arası boyutlara sahip.
ancak hayranlık noktası tipinde değil hareketlerinde başlıyor.
diyelim ki 20 kişi evdesiniz ve ufak bir davet ortamı var. herkes gülüyor, keyifli bir ortam ve tam uzak noktada dali duvarla arasında 10 cm olacak şekilde duvara kilitlenmiş halde. yani bir canlı bu kadar "sikimde değilsiniz" imajı verebilir.
kendine has karakteri sizinkiyle birleştiğinde ortaya çıkan varlık sizinle hem bir ev arkadaşı hem de bir evlat ilişkisi yürütüyor.
öyle ki artık gidesiniz geliyor bi yerden sonra. ki bu yüzden kediler evin sahibi oluyor zamanla.
anlatılmaz yaşanır cümlesi tam olarak bu hayvan için edilmiş bir laf.
herkese tavsiyemdir, bir kediyle hayatınızı paylaşın arkadaşlar.
bugün bir tanesiyle 10 dakika boyunca oynaştık. otobüs beklediğim durakta oturmuş, büyük ihtimal soğuktan sığınmış oraya. yaklaşınca hemen inip yanıma geldi, belli ki ev kedisi, üzeri temiz ve kendini sevdirmeye çalışıyordu. yoldan geçen ve 2 tane köpeğini gezdiren bi kadın yanımızdan geçerken baktım bizim kedi diklenmeye başladı köpeklere, köpekler de havlıyorlar buna. kadınla bakışıp gülüştük. derken benim otobüs geldi, durak yoldaşım olan kedicikle vedalaşıp otobüsüme bindim. otobüsten inen iki yaşlı kanına kendini sevdirmeye çalıştı benden sonra ama kadınlar yüz vermeyince yine durağa döndü. güzel kedici, heryerim tüy oldu.