çocuk iken neredeyse her oyun alışımda yaşadığım olay. büyük bir heyecan ile kopya oyun satan mekana gidilir. özenle oyun seçilir. "abi bu çalışır mı?" diye sorulur. onay alınca, çok değerli olan kendi paranız verilir. eve gelinir, cd takılır, oyun yüklenir. ekran kartı desteklemez, gidip ağlanır.
maddi kazıklar, belki yıllar sürse de telafi edilebilir. manevi kazıklar, ömür boyu yürek yarasıdır. herkese şüpheyle bakan, manen yapayalnız bir insan olunur.
daha fazla para ödemektir. arkdaşın başından şu olay geçmiştir. arkadaş ayakkabı almak için tanıdığı bir kimsenin mağazasına gider. alacağı ayakkabının fiyatı 230 milyon civarındadır. ve o sırada bir ayakkabı daha almaya karar verir alacağıda 140 milyon civarındadır. kasaya giderler ve sadece 100 milyon ödeyerek mağazadan çıkar ve elinde begendi iki ayakkabı da vardır. kazıklanmak budur.