saatler sonra ayak basacağım şehir. umarım bir an önce ayrılma isteği barındırmaz içimde; biraz olsun ısınmam lazım. ama kendimi şartlandırmak istemiyorum. kendisi sevdirsin kendini. 1 haftacık.
6 yıl kadar kaldığım şehirdir. pastırma ve sucuğu gerçekten kalitelidir. şehir düzenlemesi oldukça iyiydi. ancak yapılan metrodan sonra şehrin havası bozulmuştur. alt geçit üst geçit derken karmakarışık olmuş. ali dağı ve erciyes esprilerine malzeme konusudur.
şehir merkezinde geçirdiğim 4-5 saatlik süreden gördüğüm kadarıyla gayet güzel bir şehirdir. Caddelerin genişliği, binaların intizamı, bisiklet yolları, etrafın temizliği, parklar..vs.
fotografçılığa meraklıysanız, bu şehirde en güzel fotografçılık eğitimi alabileceğiniz yer, kayseri fotograf sanat evi dir.
ayrıca sanat adına her türlü paylaşımın yapıldıgı, photoshop eğitimlerinin olduğu, ünlü fotografçıların seminerine katılabilme fırsatı bulabileceğiniz, kısa film çekimlerini de öğrenebileceğiniz en başarılı yerdir.
bugün başbakanın geldiği şehir. çok sevgili koyunları da yalnız bırakmadı kendisini. başbakan geliyor diye tramvay ve otobüsler bedava çalıştı. bu insanlara yeter ki "bedava" de... işi olan, olmayan, yol üstünde tramvayın geldiğini görüp durağa "bi de biz sıkışalım" diye giren, herkes şehrin doğusuna akın etti. düvenönü durağında yaklaşık kırk-kırk beş dakikalık beklemem ve bir o kadarlık da yolculuğum üzerine bol bol gözlem yapma fırsatım oldu.
ilk olarak, insanlarımız hala duş almıyor arkadaş. ulan kayseride doğalgaz bağlanmayan apartman kalmadı, sabun desen kaçı kaç kuruş, vaktin mi yok diyeceğim, tayyibi görmeye yaldır yaldır gittiğine göre o kadar yoğun bir insan değilsin. e bir duş al be adam. hayvan gibi ter kokuyorsunuz arkadaş. ben hayatımda bu kadar yoğun bi hava görmedim. bayılacaktım lan.
kalabalık abartılı seviyedeydi. ben şehirde bu kadar insan yaşadığını bilmiyordum. duraklar o kadar doluydu ki tramvay durağa emekleyen bebek hızında giriyordu, insanlar sarı çizginin gerisinde duramacayak kadar tıklım tıklımdı çünkü, malum bizim tramvayın bir kafaya ayna vurma sorunu var. her durakta her gelen tramvayda mutlaka bir kavga, klasik, hiç sapmadı, binmek isteyenlerin öküzlemesine içeri zorlaması üzerine inecek olanların kızması, haklı olarak.
öküzlük demişken. harbiden öküzler. abi kapı açılma sinyalini duyar duymaz yaslanıyorlar kapıya. her gelen vatman uyarıyor inen yolculara öncelik, kapılara hücum etmeyin falan filan. duyarlı insanlar birbirini uyarıyor. ama yok. o koca kıçlı menopoz akp'li teyzeler var ya hani, cadaloz olanlar, heh işte onlar yapıyor hep. çok sinir bozucular abi. bir de yüzsüzlük... ulan kırk dakika beklemişim, daha kapının denk geleceği yere ancak ulaşmışım, sürtüne sürtüne önüme geçip dikiliyorlar. ulan başın kapalı, güya allahın kitabın var, kul hakkı denen şeyi hiç bilmez misin salak. aynı şey kendilerine yapılsa anında çirkefleşir bunlar, genel huyları bu.
bir olaya şahit oldum onu anlatayım; anne ve çocuk binmeye zorlatıyorlardı. anne yukarıda bahsettiğim çirkef teyzelerden. anne kendini sokuşturdu bir şekilde, çocuk binemedi. tramvay da gitti mi gidiyor bilirsiniz. kapattı kapıları gidiyor. daha en arka ucu duraktan çıkmadan içerden acil durum kolunu çekip durdurdular aracı. bekliyoruz ediyoruz, zorla kapıyı açtılar, çirkef anne indi çocuğunu buldu falan filan. teknik bir durum mudur yoksa bir prosedür mü uygulanması gerekiyor ondan mıdır bilmiyorum ama tramvay yaklaşık on-on beş dakika boyunca kapılar kapalı bekledi. insanlar içerde balık istifi tıktım tıklım, kapılar kapalı. boğuluyor millet cama falan vuruyorlar. neyse bir şekilde açıldı kapılar. bir sürü insan gerek tayyibe gerek belediyeye küfür ede ede sudan çıkmış balık gibi indi. bu sırada durakta bekleyen bir ateşli siyasetçi amca bağırmaya başladı "mitinge gitmemizi istemediklerinden bozdular aleti, ondan durdurdular, vatan haini bunlar" bir yandan da sağındaki solundaki insanlardan destek toplamaya çalışıyor, adamın ruhunda var tayyipçilik belli. olayı da bilmiyor sonradan geldi durağa. ulan bu kadar mı kompleksli olur bir insan? genel seçimlerde yüzde yetmiş kadar akp'ye oy çıkaran bir şehirde bari yapma bunu dayı bu kadar mı kara cahilsin. arkadaş kılıçdaroğlu geldi, bahçeli geldi, tramvaylar bedava olmadı, senin tayyip gelince tüm şehir seferber oluyor, mahallelerden otobüs kaldırılıyor, ulaşım bedava oluyor, hala tutmuşsun "bize komplo bunlar" ayağı yapıyorsun. dangalaksın adam, başka bir şey demiyorum.
her neyse, bir gözüme çarpan nokta da bu ak gençlik zamazingoları türk bayrağını kafalarına güneşten korunmak amacıyla sarmaları. sorsan en vatansever bunlar, yaptıklarına bak. siz de ayrı dangalaksınız a.k. gençliği.
şehir güzel. düzenlidir, sistemi alt yapısı iyidir cart curt uzatmayalım. ama isterse en baba şehir olsun, içinde bu halk yaşadığı sürece kayseride ben ve benim gibi düşünen insanlar yaşayamaz. eziyet oluyor. sokakta kavga çıkarası geliyor insanın, aşırı öküz tipler var.
he hiç mi güzel insan yok bu şehirde, tabi ki çok güzel mahalleleri de var. ama istisnalar kaideyi bozamıyor işte...
Bir turlu ogrenci sehri olamayan ve onumuzdeki yillarda da olamayacak sehirdir. Bilmem kac tane universite aciliyor bu kadar mi azinlik olur o ogrenciler. Bir kere halk tarafindan sevilmiyorlar.
şehircilik açısından marka olan fakat alpaslan'daki parklarında rahatça oturamadığınız dandik şehir. çingene istilasına uğradık efendim. bir de yeni moda bu adamlara 1-2 lira verince beğenmiyorlar adam diyor ki ağabey 14 tl lazım :) yuvarlak hesap 15 de demiyor ki inandırıcı olsun :) ah canım kayserinin yerlisi kemalkral abin yer mi bunları ?
gösteriş için doğu-batı doğrultusunda tramvay hattı bulunan sözde büyükşehir. gösteriş olduğunu hastane, havaalanı vs. yerlere gitmemesinden rahatça anlayabilirsiniz. gözlemlediğim kadarıyla insanların yaşama amacı gösteriş zaten. belediye de bu geleneği sürdürmüş.