erciyes dağı, pastırması, sucuğu, mantısı, kendine has şivesi ve ticaretteki acayip durumuyla ünlenmiş şehir. şehir benim gibi düzenli ortamlarda bunalan insanlar için cehennemdir, zira planlaması çok düzenlidir. zamanında geniş geniş yapılmış, yapıldığı zaman genişliğinden dolayı alay konusu olmuş, şimdi ise takdir edilen yolları, çok başarılı belediyenin "tramvay getiriyoruz" nidalarıyla darma duman edilmiştir. yine de birçok şehire göre çok iyi durumdadır. erciyesin öneminin son zamanlarda ancak anlaşılabilmiş olması kayserilinin ticari zekasıyla tezat oluşturur. son zamanlarda yapılan yeni vakit katledebileceğiniz mekanlarla "off bu şehirde yapılcak hiç bişey yok yiaa" diye inleyen ergenlerin çenesi kapatılmıştır. halihazırda eğitim veren iki, yakın zamanda eğitim vermeye başlayacak iki tane olmak üzere dört adet üniversitesi vardır. erciyes üniversitesi türkiyenin başarılı üniversiteleri arasında olup, şehrin gelişiminde ve kültür düzeyinde önemli katkıları vardır.
şivesi çok değişiktir. "k" harfi eğer;
-kelimenin ilk iki veya son iki harfinden biriyse,
-ardındaki veya önündeki sesli harf kalın ise
-dile sonradan yerleşen yabancı bir kelime değil ise
boğazdan, hırıltılı ve sert bir şekilde, g ye yakın bir bir sesle okunur. genellikle "n" ler "ng" sesiyle okunur.
insanları sert gibi görünse de, başı dertte olanı tüm halk sahiplenir. yolda yürürken basitinden takılıp düşseniz, en az üç kişi yardımınıza gelir. otobüse biletsiz binseniz otobüs ahalisinden bir çok kişi biletini verir, paranızı kabul etmez, vermekte ısrar ederseniz de azar yersiniz.
zannedilenin aksine, tekdüze insanların olduğu bir memleket değildir. iyisiyle ve kötüsüyle oldukça renkli ve ilginç isimlerin diyarıdır. siyaset, iş dünyası ve mizah konusunda sivrilen isimler göze çarpmaktadır. *
istanbul, ankara ve izmir dışında memleketini terketmeden ünlenmiş 10 adam sayamayacak gerzeklerin ilginç insanlar şehri denince gülünç buldukları şehirdir. sanki diğer şehirlerin ünlüleri memleketlerinde kalarak yurt genelinde ünleniyor. şehri sevmeyebilir insanlar, ama gerizekalılığın bir alemi yok.
enteresan şekilde şehirde hala sınıf ayrımı var.köylülerin ve şehirlilerin cenaze namazlarının ayrı camilerde kılındığını duyunca dehşete kapılmıştım. üstelik şehirliler düğünlerinde köylü akrabalarını görmekten hiç hazzetmezlermiş. yerli isen kralsın.
bu memlekette erciyes dağı var, evlatlar!
zamanın berhinde, bir kış günü bir adam erciyes'e çıkar. kayak pistinin ortasında durur ve kaymaya çalışır. heyhat! adam kayak yapmayı bilmiyordur. arkasında bekleyen nasrettin hoca dayanamaz ve şöyle der: "seri kay gadasını aldıım."
o günden bu güne:
-seri kay
-kay kay seri kay
-kay seri kay
-kay seri seri
ve deeee şehrin adı kayseri olarak kalır. "gadasını aldııım" da nasrettin hoca'nın bu memlekete mirasıdır.
aslında düzenli, huzurlu, ucuz ve fiziki anlamda moderniteyi yakalamış bir kenttir. kısıtlı sosyal olanaklarınıda iyi kullanırsanız çok sıkılmazsınız. tek sıkıntısı 15-25 yaş arası çakma polat, memati gençleridir. onlarda değişir umarım.