hem pahalı hemde otobüs küçük ve dar, en arka biraz geniş olsa dahi yine sabahları sıkışa sıkışa gidiyoruz. ya otobüs kartmıdır akbilmidir ne gelsin ya da fiyatlar ucuzlasın.
halkı gerçekten de çok geridir, ayrıca hırsızlık olayları da çok yaşanır. bir mola yerinde birisini görmüştüm. kuzeni parasını çalmış, başka bir otobüse binip kaçmış. bu da jandarmaya ifade veriyordu. teyzesinden falan şikayetçi oluyordub. ikisi de kastamonuluymuş. ben böyle çakal insanlar görmedim.
insanları temiz ve güleryüzlü ayrıca pek misafirperverdir. Karadeniz'den geçerken yolda aracım arızalanmıştı, yakınlarda oturan yaşlı bir amca bizi hiç tanımadığı halde evinde misafir etti. Aracımız yapılana kadar misafir olduk, yedirdi içirdi hatta yetinmeyip yola çıkarken bile bize birsürü ikramlarda bulundu. Çok iyi insanlar, kötü olanına pek denk gelmedim.
Dikkatimi çeken şey ise hepsinin ufak ve yuvarlak yüzlere sahip olması.
Osmanlı döneminde önce Kastamonu Eyaleti sonra da Kastamonu Vilayeti adıyla önemli konuma sahip olmuştur. O dönemlerde Kastamonuya bağlı olan bölgeler şunlardır:
Kocaeli (bir dönem üsküdara kadar)
Bolu
Karabük
Sinop
Çankırı
Nüfusu da şöyledir:
Yıl Nüfus
1864 772.000
1884 917.700
1890 1.009.500
1891 1.018.900
1900 961.200
1910 1.109.600
1920 728.100
Çanakkale savaşında en çok şehit veren illerden biri olan Kastamonunun nüfusu dış göçlerle beraber azalsa da kültürü çoğu anadolu kentinden fazladır.
Her yaz mutlaka gezdiğim, memleketim olan şehir. Lan kokusu bile farklı, her çeşit insan vardır. Biraz görgüsüz olan kısmı vardır. Hayli temiz havası gerek insanların misafirperverliği olsun çok tatliş bir şehirdir. Mutlaka gidilmesi gereken şehirlerdendir.