beş maçlık seyircisiz oynama cezasıyla lige başlayan yeşil kırmızılı ekip iç saha maçlarında 29 bin 693 biletli seyirciyle bütün izmir takımlarını geride bıraktı. ikinci ligdeki göztepe 28 bin 732 biletli seyirci sayısıyla yakın takipte.
karşıyaka, bank asya 1. liginde yeni sezona geçen yıldan sarkan beş maçlık seyircisiz oynama cezasıyla başlamasına rağmen biletli seyirci sayısında ilk yarıda bütün izmir takımlarını geride bırakmayı başardı.
karşıyakanın seyircili dört iç saha maçını 29 bin 693, göztepenin seyircili dokuz maçını 28 bin 732, bucasporun sekiz maçını 24 bin 551, altayın sekiz maçını 23 bin 024, izmirsporun dokuz maçını 2 bin 679, altınordunun sekiz maçını ise 2 bin 483 biletli seyirci izledi.
çok fazla güzelliği ve abartılacak kadar farklılığı olmayan ama yine de nefes alınabilecek tek yer olan memlekettir. karşı yakaya bile geçseniz Karşıyaka'yı çok özlersiniz.
yaşadığım yerdir. benle birlikte nüfusununda hızla yaşlandığı, her geçen gün emekli sayısının katlanarak çoğaldığı ama yinede herkesin kendini çok genç hissettiği, ayrı kaldığımda aklımı hep sahilinde bıraktığım topraklardır karşıyaka.
ya söze nasıl başlayabilirim ki adı üstünde 'karşiyaka' işte... belki adını boş bir düşünce ile okuduğunuzda bir şeylere karşı olan ve birilerinden farklı olan insanlar topluluğunu duyumsayabilirsiniz. kulüp taraftarının takımlarına bağlılıyla övündüğü ve gittikleri her yerde "kaf-sin-kaf" seslerini duyabileceğiniz bir "aşk"tır aslında...
izmir'in bambaşka bir ilçesidir. havası, suyu, insanları her şeyiyle bambaşkadır. yaşanılabilecek, huzurlu yer. insanları güzel, hoş, saygılı... nerede olursa olsunlar birbirine bağlılardır. aşık olunası nadide yerlerden. iskeledeki sevgililerin yanına yaklaşıp zorla çiçek satmaya çalışan, fal bakmak için zorlayan çingeneleriyle, sokaklarda elinde 'selpak' gezinen ufacık çocuklarıyla, çarşının içinde "abi/abla boş yer var buyur" diyen esnafıyla 'yaşam'ı iliklerine kadar hissettiren, aşık olunası yerdir. yaşanılası yer... sahilinde gece yarısından sonra bile hala ailelerin piknik ortamına devam ettiği, sevgililerin rahatsız olmadan gezebileceği sahile sahip, izmir'in bütün güzel özelliklerini taşımasına rağmen olumsuz yanlarından daha az etkilendiği gözlemlenen ilçe. hele o vapura bostanlı'dan binip karşıyaka'da inmek yok mu, yapılacak en güzel deniz yolculuklarından birisidir muhtemelen. medeni insanlar diyarı, türkiye'nin aydınlık yüzü, izmir'in aydınlık ilçesi. gerçek bir spor kulübüne sahip olabilen tek tük ilçe ve şehirden biridir. huzur dolu, yeri geldiğinde eğlence dolu, yeri geldiğinde romantizm dolu bir sahil kentidir...
izmir'in merkezinden ve kuru gürültüsünden saklanmış nadide ve eşsiz ilçe, memleketim ve gurur kaynağım. akşamları bostanlı sahilinde yürümek, yunuslar'da beklemek, çarşısında aylak aylak gezinmek, bisikletimle sahil boyunca öpüşen çiftlerin önünden geçmek, mavişehir'de günbatımı... karşıyaka, izmir'in ağırbaşlı ve mütevazi abisidir. hiç istifini bozmadan yaşatmaya ve yaşanmaya devam eder. doğduğumdan beri havasını soluduğum, aşk kelimesine inanmadığım halde bu kelimenin tanımına eşdeğer olduğunu düşündüğüm izmir'in en güzide semti. izmir'in diğer ilçelerinden çok farklıdır evet; insanları nezihtir, bostanlı'ya uzanan sahil şeridi sizi kendine aşık eder, oturmuş bir düzeni-sistemi vardır. güneşin pırıl pırıl ışıkları ve masmavi gökyüzü altında özenle çizilmiş bir tablo gibi gözükür. anlatılmaz, yaşanır 'karşıyaka' ...
gerek içerisinde yaşayanlardan gerekse de özlem duyan insanlardan anlaşılacağı gibi çok farklı bir yerdir. benim doğup-büyüdüğüm, sahilinde bilmem kaç yüz bin kere denize bakarak ve semtin kendisine has kokusunu içime çekerek gezdiğim yerdir. kısa olarak 'ksk' olarak tabir edilen yerdir. (otobüs biletlerinde bile görebilirsiniz) hele çarşısı yok mudur? ne siz sorun ne ben söyleyeyim size... metrekare üç güzel kızın düştüğü, bıçkın delikanlılara sahip olan çarşının tek problemi yıllardır çözüm bulunamayan taş döşemeleridir. (ah yeşil-kırmızı taşlar bir döşeyemedirler gitti doğrusu) sahilinde olan ksk kulüp binasının önünden geçerken içten bir şekilde "kaf-kaf" çekildiği yerdir... konak, alsancak yahut pasaport'a geçerken gerek yeni jenarasyonun fanatizm duygusuyla demesine rağmen eski toprak insanlarının bile izmir'e geçiyoruz dediği; dönüldüğünde de evinize geldiğinizi hissettiğiniz, tapınalacak yerdir. girişinde 'kutsal topraklara hoşgeldiniz' pankartı bu dediğimi doğrular niteliktedir. izmir'e yalnız bürokratik açıdan bağlı olan bunun dışında ne kültür bakımından ne de diğer yönleri bakımından bir bağlılığı bulunmayan yerdir. "35 1/2" olarak adlandırdığımız bu kültür farklılığı ve izmir'deki ayrımı karşıyaka'lılara has yeni bir plaka olarak ifade edebilirsiniz. okumaya kalktığımızda ise izmir'in yarısı karşıakalı anlamanı çıkarabileceğimiz (birçok kimsenin karşıyaka denildiğinde size ilk söyledir şeydir ayrıca) bir sıfattır. bunun dışında "izmirli değiliz biz karşıyakalıyız" sloganı ile yaşayan insanlar kitlesini içersinde barındıran allah'ın bizlere lütfettiği güzelliklere sahip olan bir ege semtidir.
*** 100. yılını yaşayan, koca çınar "karşiyaka spor kulübü" ve karşıyakalı'lara daha nice 100 yıllar diliyorum. yeşil-kırmızı sevgilerimle... (yaşa varol Karşıyaka)
izmirin en sevdiğim ilçelerindendir.Fenerbahçe taraftarıyım. Futbolu içli dışlı yaşadığım hayatımda saygı gösterdiğim kulüplerin başında gelir. 100.yıl formasını gördüm ve harbiden takdir ettim. Eğer sözlükte bana bu formayı tedarik edebilecek bir yazar varsa çok mutlu olurum.
kaf sin kaf. (ksk)
arapça k harfi kaf, s harfi sin diye okunur. ayrıca mahkemelerde sıkça raslantığımız sinkaflı küfür'ün kökeni arapça s-k harfleridir. ayrıca karşıyaka için ne anlatılsa boştur. yetmez.