bir zamanlar balolar, galalar düzenlenen; türkiye'nin paris'i diye anılmış olan; günümüzde yerli halkının %70'ni büyük şehirlere kaptırmış buram buram tarihi eser kokan güzel şehir.
ilginçtir ki ismi ters etki yaratan vatanımızın bir bölgesidir. memleketini söyleyen kişiye tokat etkisi yaratan bir aşağılama sözcükleri dizilir neden söylenmiştir bilinemez ama bir bildikleri vardır.
Doğunun doğusunda garanti subesi olan memleketim.*
Yılmaz erdoğan'dan duyduk biz karın bir başka şehire çok yakıştığını.inandıkta aslında Ankara'ya karın yakışabileceğine.inançlarımız duyularımız karsısında yenik dustu.Yılmaz erdoğan'a öyle şiirler yazdıran ankara ise kars'ın nasıl şiirleri olurdu acaba yılmaz erdoğan kars'da alsaydı eğitimini.Merak etmeye başladık cevabını hiç bir zaman alamayacağımızı bile bile.
O eksi rus binaları ve karlı geniş yolları soguk sehrin sıcak insanları ile ölmeden önce yaşanması gereken *sehirlerden..
burada kaz ayrı bir güzelliğe sahiptir. özellikle kaz etinden yapılan bulgur pilavı nın tadına doyum olmaz. yani bu lezzeti bilenler türkiye nin dört bir yanından hemşehrilerine siparişler verirler. bizim gibiler de internet ten. http://www.karspazari.com
karsa 28 saatlik otobüs yolculuğundan sonra vardığımda dünyanın sonuna geldiğimi düşünmüştüm...neler değişmedi ki yol boyunca..önce kırmızı kiremitli şirin köy evleri gümüşi renkli çatıları olan fakir ama doğayla uyumlu köy evlerine dönüştü. kurşuni çatılar doğu köylerini daha bi kasvetli havayı da olduğundan daha bir soğuk hissettiriyordu.(kar ağırlık yaptığından çatıda kiremit kullanılamıyor) akdağmadeninde mola verildiğinde başka hiçbir yerde bulamayacağınız yanık türkülerle içersiniz çorbanızı... yanık türküler ,soğuktan teni yanmış adamlar yüzlerinde derin çizgiler ve herbir çizginin çok derin anlamını saklayan kadınlar , yaklaştıkça her yeri her çirkinliği örten kar , dakka başı otobüsü durdurup ta kimlik kontrolu yapan jandarmalar, her 100 metrede askeri araçlar , erzicandan sonra bi yerlerde sarp ve kimsesiz kayalıklar sarıkamışın ormanları gerçekten sizi çemberin dışına doğru çıkıyormuşsunuz hissini verir. Bir noktadan sonra buz tutan camlar yüzünden sanki bir uzay mekiğindesiniz de birazdan esrarlı kapı açılacak ve başka bi boyuta açılacakmışsınız gibi hissedersiniz.işte öyle garip bi yolculuk...2 yılım karsta geçti... çok güzeldi... unutamıyorum karsı...
tek güzel yeri orduevi lojmanlarıdır. lojmanda 1 sinema var kocaman kars da 1 tane ki lojmanın sineması 2 katı büyüklüktedir. kayak tesisleri dışında berbat bi şehirdir, eşofmanın altına kundura giyen tipler boldur, soğuktur insanları gibi bu memleket.
memleketim,genel olarak pek sevilmez kars ve karslılar ama gerçekten zamanında çok sağlam adamların çıktığı ,ayrıca birçok farklı kültürde, farklı soylardan olmasına rağmen çok iyi derecede sakin ve dostane yaşamasıyla çoğu yerden daha medeni olduğunu düşündüğüm güzel kent ,kaşarı ayrı güzel balı ayrı güzel aya gidin görün....
Uğruna methiye düzenlerin gelip birkaç gün yaşadığında ayakkabısız kaçacaklarından emin olduğum, soğuğu, ot bile bitmeyen toprağı, caddenin ortasına haaaarrrrrrkkk diye balgam atmayı normal gören insanları, kazıkçı esnafı, pahalı hayatı, yahşi batı'yı getiremeyen 1 aydır kolpaçino denen filmi çevirip çevirip izleten kahvehaneden bozma sineması, devletin yardım etmemesinden değil tepeden inme yöneticilerin iş bilmezliğinden kanaklanan iğrenç şehirciliği ile eğitimdde sağlıkta, kültürde vb Türkiye sıralamasının en altında kalan -fakat bunu hiç umursamayan- doğu kasabası.
Bir Karslı Dedemize Sormuş Muhabir ; Amca demiş Devletten Memnun Musun, Hizmetlerinden Memnun Musun Demiş..
Amca demiş ki;
-yoğ oğul heç memnun değilem. En son 1915 de bize hizmet etti devlet.Ondan Sonra burda hayat durdu.
Ne kadar ironiktir ki karsın türkiyeye katılma tarihleri de bahsedilen tarihten hiç uzak değildir. O zaman napıyor. hemen bakınızı koyuyoruz.
(bkz: türkiye cumhuriyeti)
türkiye'nin birçok köşesine, memleketine ve kars'a giden biri olarak izlenimim şu olmuştu: Bok. hiçbir güzelliği olmayan, güzel ve zengin kız barındırmayan yobaz memleket.
türkiyenin en doğusunda bulunan 36 plaka numaralı ve 474 alan kodlu il. zamanında ruslar tarafından yapıldığı için şehir planlaması diğer türkiye illeri gibi değildir. her yol bir kavşağa bağlanır. yukarından bakınca banyo fayanslarına bakıyor hissi uyandırır bünyede. digor, akyaka, arpaçay, sarıkamış, kağızman, susuz, selim ilçeleridir. kış mevsiminde sabahları -20 gündüzleri ise -5 dereceden bir derece oynamaz sıcaklık.