'Dinsel üzüntü, bir ölçüde gerçek üzüntünün dışavurumu ve bir başka ölçüde de gerçek üzüntüye karşı protesto oluyor. Din ezilen insanın içli ezgisini, kalpsiz bir dünyanın sıcaklığını, manevi olanın dışlandığı toplumsal koşulların maneviyatını oluşturuyor. Din, halkın afyonunu oluşturuyor.'
tespit koymuş ve fikir üretmiş sistem geliştirmiş felsefe adamı olup hepimizin ders kitaplarında konu olmuş anlamak ve öğrenmek zorunda olduğumuz bir adamdır.
siz neyin kafasını yaşıyorsanız artık.istediğiniz dallama yazılarınızı yazınız onun öğreti ve doktrinleri hayatınızın bir yerinde var illaki.
gelişmiş toplumlar onun yazdığı satır aralarından ilham alırken bizim gibi okumaya tenezzül etmeyen toplum gençlerinin yazmış olmak için yazmış ve eleştiri dahi olmayan yazılarına maruz kalmış bir duayendir.
"bütün filozoflar dünyayı anlamaya çalışmıştır, halbuki kimse onu nasıl değiştereceğini düşünmemiştir." diyen efsanevi düşünür, kuramcı.. beğenilir ya da beğenilmez fakat dünya düşünce tarihinin en etkili, güçlü ve farklı bir teorik yaklaşımla ideal dünya düzenini tasarlamıştır. ancak insanoğlu yeterince olgunlaşmadığı için sözde marksist devrimler başarılı olamamıştır. görünen o ki teorisi maalesef insanlığın varabileceği son aşamada mümkün olabilecektir. dinlerin, etnik ayrımcılıkların, devletlerin ve özel mülkiyetin, otoritenin olmadığı, herkesin elindekini başkalarıyla dost ve kardeşçe paylaşabileceği, insanların birbirlerine meta muamelesi yapmadığı bir dünya...
toplumda siniflar arasinda ki ekonomik ucurumdan dolayi daha 26 yasinda komunist manifestoyu yazan ve kendi yuzyilinda ki agir sartlarda kole gibi calistirilan isciler icin merkezi planli ekonomiye dayali bir ekonomik sistem olusturmustur. iscilerin de insan oldugunu tum dunya ya ekonomik sistemiyle haykirmistir.
eserlerinde ortaya koyduğu görüşleriyle bugüne kadar en fazla etkide bulunan düşünür olduğu söylenebilir. tarihsel maddeciliğin babasıdır. toplumu, tarihi ve insan yaşamını maddi kaynakların bölüşümü açısından değerlendirir. ilk toplumdan itibaren tarihin sınıf çatışmalarına dayalı olduğunu ileri süren toplum düşünürüdür. tarihte bugüne kadar sömürünün ve zulmün arttığını ileri sürmüştür. ilk toplum paylaşımcı olan ve bencil olmayan insanlardan oluşuyordu, ama özel mülkiyetin ortaya çıkmasıyla beraber toplumda eşitsizlikler ortaya çıktı ve insan insanı sömürmeye başladı.
marx, tarihi ilkel, feodal, kapitalist, sosyalist dönemlere ayırır. en sonuncu dönem henüz gelmemiştir fakat kapitalizmden sonra gelecektir. kapitalist toplum, feodal toplumdan ortaya çıkmıştır. feodal toplumda toprak sahipleriyle serfler arasında bir çatışma varken kapitalist toplumda çatışma burjuvazi ile proletarya arasındadır. marx, meta fetişizmi kavramıyla insanın yerine piyasanın geçmesi ve insanın ve kültürün tümüyle metaya yani piyasa değerine indirgenmesini kastetmiştir. kapitalizm insan emeğinin piyasada alınıp satılmasına ve işçilerin kapitalistler için çalışmasına bağlı olarak üretim araçlarına sahip olanların işçileri sömürmesine dayanır. kapitalist bir sistemde her geçen gün zenginler daha zengin fakirler daha fakir olmaktadır.
işçilerin kendilerini sömürenlerin farkına varmalarıyla birlikte ortaya koyacakları mücadele kapitalizmin yıkılışını beraberinde getirecektir. bu mücadele sonucunda ortaya çıkacak olan sosyalizm, özel mülkiyetin ortadan kalkmasını olanaklı kılacaktır. sosyalizmle ve komünizmle insanlığın tanışması eşitliğin ve özgürlüğün tüm toplumda hakim olmasına yol açacaktır. sömürü ve yabancılaşma kapitalizmin yıkılışıyla birlikte tarihe karışacaktır.