-ışık nasıl yayılıyor çocuklar?
-(herkes sus pus, nasıl yayılıyordur acaba?)
-bilmiyor musunuz?
-(herkes sus pus, herkes aşağılanmış, gururuna yavşanmış vaziyette)
bir daha sorar:
-bilmiyor musunuz?
-(herkes sus pus, dilimin ucunda da vaziyetinde)
hoca cevap verir:
-kimse bilmiyor...
bir avm girişinde 3-4 genç döner kapıdan geçmeye çalışırken biraz oyalanıp ukalalık yaparlar. kapıda bekleyen güvenlik görevlisi olaya dahil olur ve olarlar gelişir:
güvenlik görevlisi: gençler kapıyı oynamayın!
genç 1: oynamadan nasıl geçicez amk.
ünlü bir ingiliz soylusu kendini beğenmiş gösteri mereklısı biri şu an adını hatırlayamadığım için kendisine x diyeceğim.işte bu x yolda yürürken kendi halinde bir dilenciyle karşılaşmış. sokak dar olduğu için x dilencenin yol vermesini beklemiş ne de olsa bir dilenciymiş yol verirmiş herhal.ama dilenci kıpırdamayınca x ona
+bir serseriye yol vereceğimi sanmıyorsun ya demiş
işte tam o sırada dilenci yolun önünden çekilmiş ve nezaketle eğilerek
+ben veririm demiş.
affedersiniz yarak gibi entry oldu.hiç etkileyici ve komik değil.ama arkadaşım bana bunu öyle güzel bir şekilde anlatmıştı ki tarihin en büyük kapak cevabı bu diye düşünmüştüm.
hostes: (her zamanki nezaketiyle) yemek alır mısınız beyefendi?
yolcu: (olanca ukalalığıyla) seçeneklerim neler?
hostes: (aynı nezaketle) evet ya da hayır!!
-doktor bey yardım edin, karım hamile.
+hamileyse bana mı hamile kardeşim?!
-sana hamile olmasını isteseydim ananla sevişirdim.
+saygılar abi. buyrun yengeyi bi' muayene edelim.
-nasılsınız efendim.??
- valla eşşeğin yarrağı gibiyiz..ne küçülüyoruz ne büyüyoruz.
Bunun karizmatik şekli ise;
-nasılsınız efendim.??
-valla merkebin penisi gibiyiz. Ne makro, ne mikro oluyoruz. ..
senenin 2004 olması kuvvetle muhtemel.
internet cafe furyasının istanbulu ve türkiyeyi kasıp kavurduğu günler ve müdavimi olduğumuz internet cafede, müşteri ve internet cafe sahibi arasında geçen diyalogtur efendim. aynen aktarıyorum:
müşteri: abi burası kalktı ben oturuyorum. masayı aç
cafe sahibi: eğer sen her kalkana oturuyorsan...
bütün cafe yıkılır, o vakitler 17-18 yaşlarında olan çocuk, utancından domates gibi kıpkırmızı olmuş suratıyla topukları kıçına vura vura uzaklaşır.
biz mi ?
gülsek mi ağlasak mı bilemedik, gülmeyi tercih ettik.
bigun ustad neyzen tevfigi meyhaneden çıkarken gören ulvi şahıs neyzene ustad sizi boyle bir yerden çıkarken görmek beni çok üzdü der ustad durur mu yapıştırmış cevabı hemen geri giriyorum o zaman.