üniversite'de öğretim üyesi, öğrencilerini garip bir sınamaya tabii tutmaktadır. yanındaki boş sandalyeyi gösterir; "bana bu sandalyenin olmadığını nasıl kanıtlarsınız?" der. gençlerden biri söz alır;
-bişey sorcam.
+yine mi lan,kafamı ütüledin bütün akşam,sus da uyuyayım.
-ama ciddi bi soru bak.!
+ee sor amına koyyim yoksa susmıycan sen.
-sevgilin seni benimle aldatsa ne yapardın ?
+sorun olmazdı, ödeşmiş olurduk. yat uyu hadi.
sonuç: cevabın etkisi ile şoka giren aciz bir bünye.
karı koca misafirliğe gitmiştir. evde çay içiliyodur. ev sahibinin oğlu çay doldurmakla görevlidir. diyalog şöyledir.
ev sahibi: koyayım mı? *
kadının kocası: bana koy yengene doldur. *
Amerikalı iş adamı, bir Çinliye alay ederek sormuş:
-Ölüleriniz, mezarlarına koyduğunuz pirinçleri ne zaman yiyecek?
+Çinli başını kaldırmadan cevap vermiş
-Sizin ölüleriniz, koyduğunuz çiçekleri kokladığı zaman.
bir toplantıda bir genç mehmet akif'i küçük düşürmek için sorar;
-affedersiniz, siz veteriner misiniz?
mehmet akif'in cevabı;
-evet, bir yeriniz mi ağrıyordu?
parkta iki sevgili tartışıyorlardı konu ayrılığa kadar gitti.
kız : senden nefret ediyorum bitti artık her şey sildim seni.
genç : peki.
kız : peki demek he bu kadar yani.
genç : evet.
kız : siz bütün erkekler aynısınız.
genç : sen de akıllı olsaydın da bütün erkekleri tanımasaydın kızım hadi bana eyvallah.