muhabir:müslüm bey hakan taşıyan için arabeskin yeni peygamberi diyorlar ne diyorsunuz?
müslüm gürses:ben öyle bir peygamber gönderdiğimi hatırlamıyorum
muhabir:?///?/?/?/.
baba duvar kağıdı yapıştırmak için bir mitar tutkalı bir kaba koymuştur. mutfakta hafiften fırçayla karıştırmaktadır. ben giderim yanına:
ben: aaa bu ne
babam: ne olmasını isterdin?*
ben: yoğurta benziyo yesem mi ne dersin?
babam: yemek istemezsin.*
ben: ne var içinde?
babam: bilmem hiç tadmadım.
ben:dur tahmin edeyim. peynir, mayonez, süt, ayran...
babam: git burdan.*
yahya Kemâl, dostlarından birine:
-Bu akşam yemeği benimle yer misin? diye sorunca, arkadaşı:
-hay hay! Der. çok memnun olurum. hiçbir mazeretim yok!
yahya Kemal gülümseyerek karşılık verir:
-iyi öyleyse, bu akşam size geliyorum.
a: pardon, saatin var mı? **
b: var!
a:....
b:....
a: eee?
b: ne eee?
a: niye söylemiyorsun kaç olduğunu kardeşim? *
b: saatin kaç olduğunu sormadın ki var mı dedin?!?
a: .. *
b: .. *
-oğlum para lazım mı?
-lazım.
bu o kadar karizmatik bir cevaptır ki herkes söyleyemez. çünkü babalar genelde para yolladıktan kısa bir süre sonra sorarlar.
x bu sene iyice havalanan y adlı arkadaşına bunu belirtmek ister...
x:farkında mısın y bilemiyorum ama senin bu sene iyice bi yerlerin kalktı..
y:nasıl yani lan? sen benim her kalkan yerimle ilgileniyor musun...
x:...kem...küm...
Sefirim Kebirimden Aldığım Mazhara Göre Malumatım Olduki,Memleketinde Dans Namında Ala Mele-innas Fuhşiyyat ve Lubiyat Yapıyormuşsun...
iş Bu Name-i Humayunumun Eline Vusulünden itibaren Bu Mel'anet Rezalete Son Vermediğin Taktirde , Ordu-yu Humayunumla Gelip Seni Kahretmeye Muktedir Olurum.
KANUNi SULTAN SÜLEYMAN.