yaşam enerjisinin söndüğü vakit içte oluşan renk veya renksizlik. içte oluşan görünmeyen ama hissedilen karanlık dış dünyanın karanlığına metafor olarak ışınlanır duygu dünyasında. arada bir yakınlık ve benzeşlik kurulur. bu sebeple insanların çoğu karanlıkta kaldığında korkar. karanlık, ne olduğu bilinmese de hissettirdikleriyle kendini kötücül olarak zihinde yaşatır. bir sanrı etrafında karanlığı betimleyebilir insan sadece.
cisimlerin görüntüsünün yansımasına neden olan ışığın olmama durumudur. göreceli bir kavram olup gözlerle idrak edemediğimiz durumlarda devreye girer. aslında karanlık yoktur var olan aydınlığın yetersiz olmasıdır. göz ise belli bir süre sonra o karanlığa adapte olur , zamanla zifir yerini alacakaranlığa bırakır.
ruhsal ya da hayatın çetrefilli koşullarına bağlı olarak yer yer kendimizi derin bir kuyudaymışız hissiyatıyla karanlıkta bulabiliriz. bu durum için atalar tarafından söylenen '' en karanlık gecenin arkasında aydınlık vardır.'' sözü bize bir umut ışığı olabilir.
sarılırsın ışığın terkettiği, yalnızlığın dostu karanlığa..
her yerini, köşe bucağı sarar sarmalar kimi zaman.
korkar belki insanlar, ah önyargılar.
kapattığında gözlerini, gördüğünde beni.. anlarsın.
sus. konuşma,
seni yaralamak, yaralar bağlamak istemem bilirsin.
sus,
kaybetme beni. bilirsin kız gibi ağlarım ben.
ayaz ankara'nın en körpe yerinde güneş doğmayana kadar sus..
' karanlık bir yanın var" dedi
"tatlı yüzünün belli etmediği bir ağılı tarafın.ilk bakışta anlamak zor ne kadar keskin olduğunu.
ama var işte.
dipsiz bir yıkım potansiyelin var. '
öyle bir yoğunluk bir korku hali ki karanlık nasıl çıkar içinden bilinmez çocukkenki en büyük korkumuz annelerimizxin babalarımızın bizi biraz daha uslu yapmaya çalıştığı ve bunun için karanlıktaki ''öcü''leri kullandığı zamanlar onlara o kadar alıştık ki artık karanlıktan onun bilinmezliğinden korkuyoruz çünkü ordan her an bir ''öcü'' çıkabilir karşımıza ama eğer ışık olmasa asla değeri anlaşılamaz ışığın diğer kardeşi bazen güzel ve serinletici bazen korkunç ve üzücü karanlık ...
tüm hataların örtüldüğü tüm zayıflıkların gizlendiği an. siz gün ışığı gibi olsanızda karanlığın tam ortasındaysanız eğer, bi süre sonra sizi ele geçirecek. önce istemeyecek ve korkacak kaçacaksınız, ama içindeki gizemi, sırlarla örülü dünyası ve gücü sizi kendine esir edecek kaçmak istemeyecek tam ortasında olmak isteceksiniz. gecenin dünyayı örtmesi gibi sizi hapsedecek. huzuru yaşadığın bu yalnızlık olacak. ne ölümün kıyısında da ne karşılıksız sevmeler de ne de sonsuz kaçışlarında bulabileceksin bu huzuru.
çabalama artık iyilik için, bırak karanlık seni esir alsın. ruhunda bir iblis varsa melek olmaya çabalama. bırak karanlık içindeki cehveri çıkartsın. kalbin mi? o parçalara ayrıldıktan sonra bir uçurumdan aşşağı atılalı bir asır geçti. iyiliğe inanan beyaz değilsin. sen artık sadece siyahsın...
(bkz: 7000 inci entry)