Yıllar yıllar önce bu sokaktaki bir balıkçı lokantasıydı. Her Karadenizli gibi hamsi krizimin tuttuğu bir anda burdaki balıkçı lokantasına girdim. içerde 60lı yaşlarda memur emeklisi tipli takım elbiseli bir adam ve yine onun karısı olabileceğine kanaat getirdiğim memur emeklisi tipli bir kadın karşıladılar. Ben içerde şaşkın acaba balıklar pembe dosyada paraflı mı gelecek diye düşünürken deniz kıyısından bu en uzak yerde memleketimden sonra yediğim en lezzetli balığı yedim.
Bir zamanlar ki hala zaman zaman arkadaslarla buluşma noktasi metronun karafil sokak çıkışı simdi onun yerini Kızılay avm önü aldı....
Birde bi abi vardir karanfil metrosunun çıkışında bekler orda kaptığına anahtarlık satardı. iki gün önce Kızılay avm önünde beklerken o abiyi orda gördüm anahtarlik satiyordu zorla ama oda mekan degistirmis bizim gibi....
çoğunlukla selanik, olgunlar veya konur'a geçiş yapmak amacıyla kullanılan sokaktır bu saatte sol frame' de görünce yaz tatilini falan bırakıp ankara'ya dönme isteği uyandırmıştır.*
eskiden nasıldı çok bilmiyorum ama son hali bir garip sokaktır. ciddi suratlı asabi memurlar, hayatın ne olduğunun farkında bile olmayan toy bebeler, sene 2006 gibi hala saç uzatıp siyah metallica tişörtü giyen yağlı saç zırzopları, buyrun efendim diye zorla mekana sokmaya çalışan yüzsüz garsonlar, yerlerde "evde yalnız ela, aylin götten istiyor" gibi iğrenç yazılarla dolu travesti kartları. insanın içini sıkıyor, yine de ankara'nın önemli bir değeridir, özletir kendini.
havaların ısınması ile birlikte akşam saat 19:00 itibariyle yine halk pazarına dönecek olan içinde efsanevi dost kitabevini de barındıran gri şehrimin en güzel sokağı.
ilk giitiğimizde yahu burasi nedir demistik. Sonrasinda stockholm sendromu stayla aslinda o kadar da kötü değilmiş, Ankara'ya tekrar gelince uğrarız oldu. Gündüz ayrı, gece ayrı dünyalar barındırır. Bi de 'Fal bakiyim mi? N'olur bari bi on saniye dinler gibi görünün' gerçeği var.
kalabalıkların içinde yok olmak için ilaç gibi bir sokaktır. sırf kalabalığıyla bile kahkaha attırır. ankara'da yaşamak için sebep bile olabilir. ankara'da kalırsam (ki tanrı korusun, umarım kalmam) beni mutlu kılıp yaşatacak 3 mekandan birisidir.