yerli casanova. ama casanova tabi karacaoğlanın zıçtığı bok olamaz.
adı bazı kaynaklarda Simayil, kendi şiirlerinden bazısında ise halil ve hasan olarak geçer. akşehirli hoca hamdi efendi'nin anılarına göre karacaoğlan yetim büyüdü. çirkin bir kızla evlendirilmek, babası gibi ömür boyu askere alınmak korkusu ve o sıralarda çukurova'da derebeyi olan kazanoğulları ile arasının açılması sonucu genç yaşta gurbete çıktı. iki kız kardeşini de yanında götürdüğünü, bursa'ya, hatta istanbul'a gittiğini belirten şiirleri vardır. yine bu şiirlerinden anlaşıldığına göre, bursa'da ev bark sahibi oldu, evlat acısı gördü. anadolu'nun çeşitli illerini gezdiği, rumeli'ye geçtiği, mısır ve trablus'a gittiği de sanılıyor. yaşamının büyük bir bölümünü çukurova, maraş, gaziantep yörelerinde geçirdi.
vara vara vardım ol kara taşa
hasret ettin beni kavim kardaşa
sebep ne gözden akan kanlı yaşa
bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm
karac'oğlan der ki kondum göçülmez
acıdır ecel şerbeti içilmez
üç derdim var birbirinden seçilmez
bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm
incecikten bir kar yağar,
Tozar Elif, Elif deyi...
Deli gönül abdal olmuş,
Gezer Elif, Elif deyi...
Elif kaşlarını çatar,
Gamzesi sineme batar.
Ak elleri kalem tutar,
Yazar Elif, Elif deyi...
çocukken , 'ibrahim tatlıses teyzemin adına şarkı yapıyo da benim adıma neden yapmıyoooo!!' diye ağladığım zaman bana örnek verilen ve ezberletilen şiirin sahibi ozan.
1606 yılında dogmus 1679 yılında vefat etmiş ünlü halk ozanı.dogum yeri belli degildir tıpkı ölüm yeri gibi bu nedenle birkaç yerde mezarına rastlamak mümkündür
17. yüzyılda yaşamış asıl ünlü olanı. edebiyatımızda 6 tane karacaoğlan olduğu düşünülüyor. şiirlerini, türkülerini bildiğimiz en ünlü karacaoğlan, 17. yüzyılda yaşamış, asıl adı hasan olan karacaoğlandır. kendisi anadolunun birçok ilini dolaşmış, anadolunun güzelliğini şiirlerine de yansıtmıştır.
bana kara diyen dilber
kaşın kara değil mi?
bana kara diyen dilber
gözün kara değil mi dizeleriyle kendisine artislik yapan güzele ayar vermiş,
koyun meler,kuzu meler.
sular hendeğine dolar.
ağlayanlar bir gün güler,
gamlanma gönül gamlanma diyerek çevresine umut aşılamış halk ozanımızdır.
naçar karacoğlan naçar
pençe vurup göğsün açar da noolcak bu karga nın hali sebebiyle söylenmiştir.O zamanlar biraz avareydim tabi...
ha unutmadan hece ölçüsüyle söylemiştir tüm gönlünden geçenlerin biz daha serbest ölçüde bir şeyler yapamazken...
bir yoruk ozanidir. surekli ordan oraya goc etmis ve her goc ettigi yerde baska bir guzele asik olup, ona siirler yazmis, soylemistir. aslinda karacaoglan guzelligin kendisine asiktir guzelden ziyade, bu yuzden guzellik kavraminin icine giren her seye asiktir; doga, ilkbahar, cicekler, kuslar... ve bunlari anlamli kilan bir guzele de her zaman asik olmustur.