"marksistleri özellikle ilgilendiren toplum örneğini görelim; iyi yöntemimizi uygulayalım. metafizik bakış açısından bize denecektir ki, zenginler ve yoksullar her zaman oldu. büyük bankaların, koskoca fabrikaların bulunduğu söylenecek, kapitalist toplumun ayrıntılı bir betimlemesi verilecek, geçmiş toplumlarla** benzerlikleri ya da ayrılıkları araştırılarak, karşılaştırılacak ve bize şu denecek: kapitalist toplum ne ise odur.
diyalektik bakış açısından, kapitalist toplumun her zaman ne ise o olmadığını öğreneceğiz. eğer, biz geçmişte bir zaman başka toplumların yaşamış olduğunu saptarsak, bunu, kapitalist toplumun da, bütün öteki toplumlar gibi, sonuncu toplum olmadığı, kapitalist toplumun dokunulmaz bir temeli bulunmadığı, tersine, ancak geçici bir gerçek olduğu, geçmişle gelecek arasında bir geçişten başka birşey olmadığı sonucunu çıkarmak için yapacağız." (bkz: politzer)
dini imanı para olan düzen (evet, düzen kelimesi burada her iki anlamında da kullanılmıştır).
ha, biz de düzülenler olarak kendisinin kölesi miyiz? evet, mecburiyetten kölesiyiz. çünkü düzeni (ya da dümeni) kuranlar çok güzel kurmuşlar. sisteme bir yerden girdin mi, hooop kuyruğunu yutmuş timsaha dönüşüyorsun ve kısır döngünün bir parçası oluyorsun.
bu sistemin mahkemelerinde, parası olan daima haklı çıkar mesela. parası olanın her şeyi yapmaya hakkı vardır.
parası olan iyidir, olmayan kötü. parası olan savaşa gitmez, ama parası olmayanlar gidebilsin diye savaş çıkarır, kaymağını da afiyetle yer.
Zenginin daha da zenginleştiği, fakirinse daha da fakirleştiği bir toplumsal sistem, düzenidir. insanlar bir başkası için çalışmak zorundaymış gibi göstertilip çalışmak için yaşamaya zorba koşullarda zorlanırlar.
bir nevi legal hortumlama , eğer solcular 80li yıllarda oldukları yerlerde yatmasalardı şimdi hükümet rahat rahat buralara gelmezdi. sosyalizm gelse çok mu iyi olur, hayır fakat kapitalizmden daha iyi bir ortam olur.
en yoksul 48 ülkenin gayri safi milli hasıla toplamlarının, dünya'nın en zengin 3 kişisinin toplam servetinden az olması gibi aşağılık bir sonucu yaratan sistemin adıdır.
bu sistemin en büyük avantajı; teorilerle, düşüncelerle değil de, kendiliğinden oluşmuş olması. yani sen bir müdahale etmiyorsun, kendiliğinden yetişiyor bu sistem. hani şu zararlı otlar vardır ya, hah işte aynen onun gibi. sen bin bir zorlukla, yıllarını verip bir ağaç yetiştirirsin de nereden geldiği belirsiz bir zararlı ot bulaşır güzelim ağaca. kurutur sonra da. onun gibi işte.
bir dönem kibbutzlar vardı. herkeş eşit yaşıyordu, komünist bir toplumdu falan. ne oldu? yavaş yavaş yok olmaya başladı onlar da. çünkü insanın doğasında olan bazı şeyleri değiştirmek, yeryüzünde cenneti yaratmak mümkün olmuyor ne yazık ki. bu yüzden de insanlar boş verip, kendilerini mevcut sisteme adapte etmeye çalışıyorlar.
bir yandan yarısından fazlasının yoksulluk sınırında yaşayan ve bundan bihaber yaşayan kalabalığa lüks hayatı idol gösteren bir yandan da,şuursuzca gördüklerine sahip olmak için orospulukdan tutun da soyguna ve hatta cinayete kadar ilerleyen gözü dönmüş kalabalığı kınayan bir sistemdir.
sistemin içinde herkes şuursuzdur, kimse farkında değildir.