babaannem özel bir hastanede ameliyat oldu. onu ziyaret etmek için hastaneye gittim. hastane özel bir hastaneydi. bulunduğum ilin en iyi özel hastanelerinden biri. bal dök yala derler ya hani. aynen öyle. hasta olasım geldi, hastane değil mübarek 5 yıldızlı otel. çalışanların yüzleri gülüyor, sen leb demeden leblebi diyorlar. nenem parası olduğu için o hastanede ameliyat oldu. nenemi ziyaret ederken bu hastaneye gelemeyecek olan hastaları düşündüm. cebinde parası olmayan insanları.
cebinde parası olan insanlar ufacık bir diz ağrısında bile en iyi doktorlardan tedavi olurken parası olmadığı için hastaneye gidemeyen, gidebildiği hastanelerde yüzü asık, dünyanın kendi etrafında döndüğünü sanan egolu insanların ağız kokusunu çeken insanları düşündüm.... sağlıklarından oluyor insanlar, belki de bu yüzden ölüyorlar.
bu sistemin adı kapitalizmdir. parası olan yaşar, olmayan ölür. böyle iğrenç, kuskunç, orospu çocuğudur işte.
günümüzde en görünür bir yanı da, para verip satın aldığınız markalı ürünleri; giyecek eşyalarını hiçbir gelir elde etmeden markasını üzerinizde taşıyıp farkında olmadan o markanın reklamını yapmanızdır. çevrenizde gördüğünüz hemen hemen her 2 insandan 1'i para ödeyerek, bilincinde olmadan kullandığı ürünlerin reklamını yapmaktadır. yani zararda olan her zaman tüketici sınıfıdır burada. hele bazı dingiller var ki, ayaklı reklam tabelası gibi gezerler, sonra da ayy kapitalizm çok kötü bişeey diye yakınırlar. yapılması gereken ise, alınan ürünlerde ne kadar logo, amblem ve marka varsa hepsini sökmektir.
--alıntı--
kapitalizm'de yardım düşmanlığı vardır; en azından kapitalizm tutarlı olmak istiyorsa böyle olmalıdır. bunu en iyi liberal kapitalizmin öncülerinden biri olarak tanımlanan Herbert Spencer, devlete karşı insan adlı kitabında kapitalizmi şöyle tanımlar:
"...en uygun olanın hayatta kalması sürecine "müdahale" hem boşuna hem zararlıdır.tabii ayaklanmaya müdahale toplumun bütün olarak standartlarının düşmesine sebep olur.bu açıdan insanın acılarına neden olunmamalıdır. çünkü acıların çoğu tedavi edicidir; acıyı önlemek aslında şifayı önlemektir. devletin acıları önleme yoksullara yardım etme gibi faaliyetleri günden güne halkta devletin kendilerine nasıl olsa bakacağı düşüncesini doğurur. böylece girişim ve teşebbüs ruhunu kaybederler. toplumda kötülük kanunların şartlara uyum sağlamamasının sonucudur. bitkilerin verimsiz toprakta çelimsizleşmesi veya soğuk iklimlere taşındığında hepten kuruması, ilke olarak, bir adamın çevreye uyum sağlayamamasından farksızdır. yaşlanmış veya zayıf düşmüş bir hayvan, haklı olarak avcı hayvanlar tarafından öldürülür. aslında bu tür ölüm üç bakımdan iyidir:
1- yaşlı hayvan yavaş ve acı veren bir ölüme terkedilmekten kurtulmuş olur.
2- arkadan gelen daha genç kuşak hayvanların önü açılmış olur.
3- avcı hayvanlar yaşlı ve sakat hayvanları öldürmekten mutluluk duyarlar.
şu halde insanlar da evrimin tabiattaki kanunlarına tabidirler. evrim yoluyla ayıklanma iyinin ortaya çıkması için sert, acımasız ve fakat hayırlı(!) bir süreçtir..."
islam ve kapitalizm, s.24,25, ihsan eliaçık.
--alıntı--
Freudu haklı çıkarmış, insan idine en uygun sistemdir. Özetle basit hırsızlığın koca bir topluma uygulanmış halidir. Avrupa ve amerikadaki tüm kapitalist ülkelerin (sadece kısmen Almanya hariç) hırsızlıkla kasalarını doldurmaları bunun bariz örneğidir.
Sabahın köründe uyan, yüzünü yıka, yumurta pişir, fincana sıcak su dök, ayağın eşiğe takılsın, dönüp ters ters bak... Gel de üzdüğün kadınları özleme... Sonra gazeteleri oku, benzer haberler, benzer yazılar, benzer olaylar, benzer kafalar... Gel de bunların gelmişini geçmişini övme... Huysuz ihtiyarlara benziyorum gittikçe... Birazdan uyanacak insanlar ve iki liraya aldıkları malı, dört liraya başkalarına satmak için seferber olacaklar... Hayvanların arasında ticari ilişkilerin olmaması ne kadar güzel... Bu yüzden birbirlerine karşı ne eyvallahları var ne de çıkarları... Ayrıca işsizlik yok, tam istihdam kapasite ile çalışıyorlar... insanlar hayvan ekonomisine geçse idi, yeryüzü cennet olurdu... Bu yüzdendir ya, kapitalizmi savunmak hayvanlıktan çok daha aşağı bir düzene sahip çıkmakla eş anlam taşımakta...Liberal mi dediniz? He canım,he...
Şüayip
Sosyalizmden farki ozgurluk hayrani insanlara ozgurluklerini verip esitliklerini de kismen cabaya dayali sekilde saglayan sistem.
Kismen diyorum cunku cocuk orada fakir fukara doguyor, diger cocuk zengin doguyor ve sans eseri ilk cocugun hayati digerine gore cok daha zorlasiyor.
Bu da demekki, insanlar dogduktan itibaren esit olsa, akrabalik olmasa, miras olmasa insanlar esit olabilir. Tamamen esit demesek bile esitlige simdi oldugundan cok daha yaklasilir.
Bu nasil mumkun olur? Iste sorun burada basliyor. Hem esitligi hem ozgurlugu icinde barindiran sistem "duygusuz" bir sistem olmali. Aile kavrami olmamali mesela bu sistemde. Cocuklarin buyutuldugu esit sartlarda yetistirildigi yerler olmali. Yani aile kavrami iki kisiyi gecemeyecek hale gelmeli.
Ama hangi anne baba bebegini yanindan ayirmak ister iste orasi soru isareti. Insanlari duygusuzlastirabilecegimiz olanaklar olsa elimizde, ya da nasil buyuk insan ailesini kolay kolay birakirken sorun olmuyorsa, bebegin disari saliniminin sorun olmayacagi bir psikoloji, bir ilac gelistirilse, o zaman belki olabilir.