bazen aldigin nefesin bile parsellendigini dusunursun oyle hakimdir hayata. ve hatta oyleki bir avuc hakiki sosyalist bile farkinda olmadan kapitalist duzene teslim olmustur.
öyle bir sistemdeyiz ki her boku para için yapıyoruz lan. yani daha ne kadar iğrenç olunabilir? düşünsenize.
7 yaşında okula başlıyoruz. bu ülkede okullar şunu öğretecez bunu öğretecez diye basbaya kapitalizmi öğretiyor bize. sonradan anlıyoruz tabii bunu.
bir nevi ısındırıyor. çok küçükken giriyoruz bu sisteme.
sınavlar var diyorlar. kazanacaksınız. ananıza babanıza hayırlı evlatlar olacaksınız diyorlar. koşturuyoruz. iyi kötü bir yerleri tutturuyoruz. sonra lise. sonra yine sınav. sonra üniversite. sonra yine sınav.
bezdiriyorlar işte lan. anlamıyor musunuz? bu sisteme ne kadar iyi hizmet edebiliriz onu ölçüyorlar. durmadan çalışmamız lazım ki sistem işlesin.
sonra bu sınavlarda iyi yerler tutturan gençler, iş hayatında da iyi yerler tutturuyorlar.
tabi bir de kolejler var.
koleje giden bir sürü arkadaşım vardı. bizden ne kadar iyi eğitim aldıklarını, bizim gibi sabahın 5'inde kalkmadıklarını, saç-sakal, üniforma gibi konularda ne kadar serbest olduklarını, hepsini geçtim düşük not bile alsalar öğretmenlerin onlara hayvan gibi sözlü notlar verdiğini biliyorum. hatırlayabiliyorum.
yani devlet okulları ile kolejler hiçbir açıdan eşit değiller. eşit olmayı bırak birinde cefa birinde sefa vardır adeta. anadolu lisesine gidenler bile şikayet ederler. keşke düz liseye gitseydim derler. işe bak amına koyim.
dershaneleri kapatacaklarmış. yerine kolej açacaklarmış. siz de sevinin amına koduklarım. sevinin. dershaneler kapanıyor. kolejleri hiç sorgulamıyorsunuz. ne farkı olacak lan şimdi dershanenin yerine kolej olunca? eşitsizlik ortadan kalkacak mı?
ya da diyelim devlet okulusun. sen fakirsin, internetin yok.
hoca "xxx'i internetten araştırın" diye ödev veriyor.
ne bok yiyeceksin?
çökertiyorlar adamı resmen. okuma isteğin varsa bile böyle olunca kalmıyor. evet. yaşadım ben bunları.
yani çocukken bile bu derecede sikiyorlar bizi. çocuk sikmek öyle değil böyle oluyor işte. devlet eliyle sikiliyor çocuklar..
sonra iyi kötü alakalı veya alakasız bir üniversite kazanıyorsun. gidiyorsun bir de orda okuyorsun. bitiriyorsun. sonra iş hayatına giriyorsun. yok. girmiyorsun. iş hayatı sana giriyor.
elinde diploman var. içinde bir sevinç var. bitirdim lan diyorsun. artık okumayacağım. yihuuuu. işe gireceğim. diyorsun.
sonra bakıyorsun kendi alanında iş yok. yarrak gibi ortada kalıyorsun.
tekstilde işe başlıyorsun. malum. para kazanmak zorundasın.
evet.
sen de artık sistemin bir parçasısın. çünkü para kazanmak zorundasın.
e hayat nerde?
burda işte. para kazan hayatını yaşa..
haa tabi bu benim gördüğüm kısım. bir de filistin'in, afganistan'ın, çeçenistan'ın, somali'nin penceresinden bakmamız lazım.
merak ediyorum lan. acaba onlar ne düşünüyorlardır "kapitalizm" hakkında?
"azıcık aşım ağrısız başım" yerine, "çok aşım, çok kredi kartım, çok kıyafetim" diyen, başı ağrılı, doyumsuz ve şükürsüz, stres ve depresyon yüklü insanların içinde yaşadığı sistemdir.
Türkiye'de komünizmin neden geri kaldığını hep düşünmüş ama klasik yanıtların dışında* bir cevap bulamamıştım. cevaplardan bir tanesini de yurtdışında çalışmaya başladığımda gördüm. Bir Amerikan şirketinde. Türkiye'deki kapitalist sistem Amerika'daki gibi vahşi değil. insan olduğun gerçeği kabul ediliyor. gavurlarda öyle değil hacı. çalışansan, müdür pozisyonunda bile olsan, bir üst müdürünün kölesisin. sistemin hayvanısın. en insani bir hata bile olsa, hata yapmak bir lüks. kısacası cehennemin ta kendisi.
insanların kendileri yaratıp kendi kendilerine köle olduktan sonra kölesiyiz diye ağladıkları bir ekonomik düzendir.
yüzyıllardır genleriniz sağolsun rekabet ettiniz de ettiniz,etmeyeni hunharca elediniz; işi gücü olmayan adama kız vermediniz, iş adamının belediye başkanının savcının kulu kölesi oldunuz.
prestijdi makamdı kariyerdi bunları odak noktası haline getirdiniz, hayatınız sidik yarışından ibaret oldu.
insanların muhabbet, geyik ve bilgi verme amaçlı kendini ifade ettiği bir yer olan sözlüklerde bile karmalarınızla rekabet ettiniz.
karmayı iplemeyen yazarları bile ilgi çekmeye çalışıyordur kesin diye kendiniz gibi hrıslı ve rekabetçi ilan ettiniz.
ruhunuza ciğerlerinize işledi başkalarını yenme üstün olma dürtüsü o kadar ki bir arabanız daha olsun diye saatlerce elinizi bir otomobile koyup beklediniz (bkz: dokun bana)
avmler inşa edip bakkalları kapattınız, eskiden halı saha maçı düzenlediğiniz günlerde beraber avm terasına gider göbek büyütür oldunuz.
sonra kapitalizm bizi gibiyor.
yok öyle 3 kuruşa 5 köfte. sen istedin kendin ettin kendin buldun ey insan.
sistemin en azılı dişlisi ben olucam hayır ben diye ilkokuldan beri sınavlara girdin, bilimi sanatı öğrenmek değil meslek edinmek için üniversite kazandın. mezun olur olmaz bosch' un aselsan'ın kapısında sıraya dizilip mülakatlara girdin. şirketlere en iyi hizmet edecek olanın sen olduğunu kanıtlamak için sıra sıra cvler dizdin.
başarılı olduğunda liberal olup özelleşmeyi ve rekabeti savundun, bir yerlerde çuvallayınca da yaşasın sosyalizm!